<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364</id><updated>2011-11-10T23:14:59.311+02:00</updated><category term='..garanti karantina..'/><category term='felsefe'/><category term='..Siret-i Meryem..'/><category term='cafcaf'/><category term='..Melankoli - Bunalımın Başkalaşımları..'/><category term='..muhteris..'/><category term='..gece..'/><category term='şems'/><category term='..Gezgin..'/><category term='elif'/><category term='neruda'/><category term='İskender Pala'/><category term='..Sana Gül Bahçesi Vadetmedim..'/><category term='filistin'/><category term='kimsin sen'/><category term='sadık yalsızuçanlar'/><category term='ateizm'/><category term='..ile..'/><category term='sibel erarslan'/><category term='murat menteş'/><category term='..mazhar olmak..'/><category term='konevi'/><category term='..Bağdat Fragmanı..'/><category term='yıldız ramazanoğlu'/><category term='..Sokrates&apos;in Savunması..'/><category term='kant'/><category term='..cenab-ı aşk..'/><category term='kedi'/><category term='..Kur&apos;an&apos;ı anlamanın anlamı..'/><category term='aşk'/><category term='ruh'/><category term='dua'/><category term='..Kültür ve Medeniyet..'/><category term='Francis Bacon'/><category term='dücane cündioğlu'/><category term='ŞİİR'/><category term='filozof'/><category term='..aylak adam..'/><category term='..dönüşüm..'/><category term='oruç aruoba'/><category term='imam maturidi'/><category term='kibir'/><category term='bilge'/><category term='hakikat'/><category term='ali şeriati'/><category term='..cehenneme övgü..'/><category term='..de ki işte..'/><category term='müzik'/><category term='Wittgenstein'/><category term='turgut uyar'/><category term='rilke'/><category term='ölüm'/><category term='emrah serbes'/><category term='film'/><category term='.abd'/><category term='..hayatın kaynağı..'/><category term='öyle işte'/><category term='sosyoloji'/><category term='hz. meryem'/><category term='özdemir asaf'/><category term='..felsefenin türkçesi..'/><category term='halil cibran'/><title type='text'>Sadece, işte..</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>sadecenotlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17174823172955344595</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='22' src='http://1.bp.blogspot.com/_cs6MogP_tuE/TGmwAprv5QI/AAAAAAAAAAs/hWsZySNO4YM/S220/82517_composition_afternoon_3.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>76</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-6898255467144087981</id><published>2011-01-10T20:06:00.003+02:00</published><updated>2011-03-29T00:08:54.293+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='emrah serbes'/><title type='text'>3 kişi</title><content type='html'>İnsan en az üç kişidir. Kendisi, olmak istediği kişi ve aradaki farkta yaşayan üçüncü. En sahicisi de bu üçüncüdür. Olmak istediğin kişiden kendini çıkardığında, aradaki farkta yaşayan kişidir en çok sana benzeyen. Ne kendin kadar huzursuz ne de olmak istediğin kişi kadar hayalidir o. Yine bu yüzden iki insanın birbirine âşık olması en az altı kişi arasında geçen bir hadisedir. Hangi kişiliğinin hangi kişiliğe, hangi parçanın hangi parçaya özlem duyduğunu çözemediğinde, içmeyi unuttuğun sigara parmaklarını yakana kadar karşı duvara bakarsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve o zaman anlarsın hayatının uzun zamandır neden başka birinin hikâyesiymiş gibi gözükmeye başladığını. Sokak lambalarının ölgün ışıkları karanlık odalara vurduğunda, duvar saatinin tik taklarından başka ses yokken yanında, sanki bir tek sana açıklanmayan bir sır varmış gibi beklerken anlarsın aslında boşa beklediğini. Tünelde sana yol gösterecek rehberin, karanlıktan başka bir şey olmadığını anlarsın. Anne diye ağlayan çocukların aradığının çoğu zaman şefkatli bir baba olduğunu anlarsın. Çekip gitmek isterken görünmez bir elin seni nasıl durdurduğunu anlarsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kırk yaşında ama altmış gösteren adamlara daha dikkatli bakarsın o zaman. Kahvelerin dışarıyı göstermeyen isli camlarına. Berduşlara ve kör kedilere bakarsın. Gözbebekleri kaymış esrarkeşlere. Suyun üstüne çıkmış ölü balıklara. Havada asılı gibi duran yırtıcı kuşlara daha dikkatli bakarsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çabalarının sonuç vermediğini gören umutsuz insanların bakışlarıyla ancak o zaman buluşur bakışların. Bir yağmur çaktırmadan dindiğinde. Bir gün çenesi ağzının içine kaçmış dişsiz ihtiyarlardan birinin de sen olabileceğini bilirsin artık. Bir gece ansızın, yapayalnız ölmekten korkarken, cesedimi komşular mı bulacak yoksa sayım memurlarımı diye düşünürken hissedersin göğüs kafesinde her gün biraz daha büyüyen, kimsenin kapatamayacağı o boşluğu. Bir kokuya sarılma isteğini. Bir ömür gibi geçmiş zor, uzun günlerden sonra anlarsın ruhunu zehirleyen karmakarışık düşünceleri. Büyük heyecanlardan sonra çöken bitkinlikleri. Kimsenin bulutlara bakmadığı bir şehirde bir lafı döndürüp dolaştırmadan anlatmanın imkansızlığını. Belki de insanın ne anlatacağını bilemediğinde şair olduğunu anlarsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözyaşların kurumadan gülmeye başlarsın o zaman. Çünkü bilirsin ki seni artık kimse kandıramaz kolay kolay. Mutsuz insanları kandırmak zordur çünkü. Hayata her zaman kuşkulu gözlerle bakan, mutsuz insanları kandırmak, herkes bilir bunu, çok ayıptır çünkü.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-6898255467144087981?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/6898255467144087981/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2011/01/3-kisi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/6898255467144087981'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/6898255467144087981'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2011/01/3-kisi.html' title='3 kişi'/><author><name>sadecenotlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17174823172955344595</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='22' src='http://1.bp.blogspot.com/_cs6MogP_tuE/TGmwAprv5QI/AAAAAAAAAAs/hWsZySNO4YM/S220/82517_composition_afternoon_3.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-1135565290073609063</id><published>2010-11-15T22:01:00.001+02:00</published><updated>2010-11-15T22:02:54.060+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aşk'/><title type='text'>Eh..</title><content type='html'>Hani biriyle tanışırsın, çevrende görmeye alıştığın insanlardan çok farklı biri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öyle biri ki her şeyi bambaşka bir gözle görür ve seni de bakış açını değiştirmeye yöneltir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyaya onun gözleriyle bakmaya başlarsın. İçine ve dışına da. Etkilenirsin.&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;Etkilenmek ne kelime, büyüsüne kapılırsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gene de ilk başlarda araya bir mesafe koyabileceğini, yüreğini kontrol altında tutabileceğini zannedersin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oysa rüzgâr sandığın fırtınadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sınır sandığın yer oynak ve kaygan bir zemindir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir bakmışsın, farkında bile olmadan açılmış, karadan uzaklaşmışsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okyanusun tam ortasındasın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...Elif Şafak'ın Aşk kitabından alıntıymış, okumamaya karar verdiğim kitaptan, ama güzelmiş yazı, bakalım zaman ne getirecek, okyanusun ortasında kalacak mıyım diye bugünün tarihini de atmak amacıyla ekliyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-1135565290073609063?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/1135565290073609063/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2010/11/eh.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/1135565290073609063'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/1135565290073609063'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2010/11/eh.html' title='Eh..'/><author><name>sadecenotlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17174823172955344595</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='22' src='http://1.bp.blogspot.com/_cs6MogP_tuE/TGmwAprv5QI/AAAAAAAAAAs/hWsZySNO4YM/S220/82517_composition_afternoon_3.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-8791617883693676566</id><published>2010-10-10T20:01:00.004+03:00</published><updated>2010-10-10T20:45:52.069+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='film'/><title type='text'>:) Gülümsemek için izle</title><content type='html'>"Bazı şarkıların temiz havaya ihtiyacı vardır. Camını aç"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Some music needs air. Roll down your window."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elizabethtown&lt;br /&gt;:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-8791617883693676566?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/8791617883693676566/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2010/10/gulumsemek-icin-izle.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/8791617883693676566'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/8791617883693676566'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2010/10/gulumsemek-icin-izle.html' title=':) Gülümsemek için izle'/><author><name>sadecenotlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17174823172955344595</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='22' src='http://1.bp.blogspot.com/_cs6MogP_tuE/TGmwAprv5QI/AAAAAAAAAAs/hWsZySNO4YM/S220/82517_composition_afternoon_3.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-457788689508699685</id><published>2010-09-30T12:33:00.005+03:00</published><updated>2010-09-30T12:46:27.128+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='..mazhar olmak..'/><title type='text'>Ondan şikayet bundan şikayet</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_cs6MogP_tuE/TKRbgXqj2eI/AAAAAAAAABY/CEMXw3WJSi4/s1600/forumeziorgt.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 319px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_cs6MogP_tuE/TKRbgXqj2eI/AAAAAAAAABY/CEMXw3WJSi4/s320/forumeziorgt.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5522639654729538018" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mfö şarkısı, söz müziği Mazhar Alanson'un.. Turkcell reklam müziği de olmuş, sözler harika.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ondan şikayet bundan şikayet&lt;br /&gt;ne iştah kaldı ne de afiyet&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;her şey senin istediğin gibi olsun&lt;br /&gt;bütün herkes seni konuşsun&lt;br /&gt;hep sana hep sana hep sana&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;bak işte mutsuz oldun&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;sen ne istediğini hiç bilmedin&lt;br /&gt;sevildin belki ama sen hiç sevmedin&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;herkes seni severdi ama&lt;br /&gt;bak kaç kişi kaldı şimdi&lt;br /&gt;sen ne istediğini hiç bilmedin&lt;br /&gt;sevildin belki ama sen hiç sevmedin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ilk önce seveceksin&lt;br /&gt;sevdikçe bileceksin&lt;br /&gt;ne istediğini bilirsen şayet&lt;br /&gt;bir iştah, bir iştah bir afiyet&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-457788689508699685?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/457788689508699685/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2010/09/ondan-sikayet-bundan-sikayet.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/457788689508699685'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/457788689508699685'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2010/09/ondan-sikayet-bundan-sikayet.html' title='Ondan şikayet bundan şikayet'/><author><name>sadecenotlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17174823172955344595</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='22' src='http://1.bp.blogspot.com/_cs6MogP_tuE/TGmwAprv5QI/AAAAAAAAAAs/hWsZySNO4YM/S220/82517_composition_afternoon_3.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_cs6MogP_tuE/TKRbgXqj2eI/AAAAAAAAABY/CEMXw3WJSi4/s72-c/forumeziorgt.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-3702822364588005865</id><published>2010-09-28T19:33:00.002+03:00</published><updated>2010-09-28T21:19:47.899+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='film'/><title type='text'>Cenneti Beklerken</title><content type='html'>" Nakış, donmuş bir hayalin resmidir. Dönmezsem beni nakşet.."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Rüya ile tasvr aynı şeylerdir."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"İnsan, kaybedeceği şeye fazla bağlanmamalı.."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Sen baktığım tek suretsin, gitme. Gidersen hayalin kalacak."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-3702822364588005865?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/3702822364588005865/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2010/09/cenneti-beklerken.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/3702822364588005865'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/3702822364588005865'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2010/09/cenneti-beklerken.html' title='Cenneti Beklerken'/><author><name>sadecenotlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17174823172955344595</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='22' src='http://1.bp.blogspot.com/_cs6MogP_tuE/TGmwAprv5QI/AAAAAAAAAAs/hWsZySNO4YM/S220/82517_composition_afternoon_3.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-8864185735613817135</id><published>2010-09-27T21:25:00.006+03:00</published><updated>2010-09-27T21:48:46.818+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='film'/><title type='text'>Dalgaları Aşmak</title><content type='html'>"Ölüme yaklaştıkça farklı insanlara mı dönüşürüz? Yani biz ölüme yaklaştıkça kötü insanlara mı dönüşüyoruz?"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"-Peki senin yeteneğin ne Bess?&lt;br /&gt; -İnanabilirim."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-8864185735613817135?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/8864185735613817135/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2010/09/dalgalar-asmak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/8864185735613817135'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/8864185735613817135'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2010/09/dalgalar-asmak.html' title='Dalgaları Aşmak'/><author><name>sadecenotlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17174823172955344595</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='22' src='http://1.bp.blogspot.com/_cs6MogP_tuE/TGmwAprv5QI/AAAAAAAAAAs/hWsZySNO4YM/S220/82517_composition_afternoon_3.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-85913417940013676</id><published>2010-09-23T20:38:00.001+03:00</published><updated>2010-09-23T20:39:50.493+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ŞİİR'/><title type='text'>Okunacak</title><content type='html'>..en iyi fotoğraf akılda çekilendir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cenk Koyuncu&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-85913417940013676?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/85913417940013676/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2010/09/okunacak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/85913417940013676'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/85913417940013676'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2010/09/okunacak.html' title='Okunacak'/><author><name>sadecenotlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17174823172955344595</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='22' src='http://1.bp.blogspot.com/_cs6MogP_tuE/TGmwAprv5QI/AAAAAAAAAAs/hWsZySNO4YM/S220/82517_composition_afternoon_3.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-2938516583190033173</id><published>2010-08-20T21:19:00.003+03:00</published><updated>2010-08-20T22:01:32.421+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='..cehenneme övgü..'/><title type='text'>Gündelik Hayatta Totalitarizm</title><content type='html'>Gündüz Vassaf'ın Cehenneme Övgü üst başlığıyla iletişimden çıkmış güzel tasarımlı kitabı ama kitabın daha ilginç olacağını düşünmüştüm ve özellikle rahat okumak için yaza saklamıştım beklentim daha yüksekmiş demek. Farklı gelen fikirler de var evet ama sarmadı işte ne bileyim... Kitapta çok güzel görseller var bu arada.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*57* Horkheimer, Adorno ve arkadaşları Alman faşizminden kaçıp Abdye gittiler. Orada, Yahudi düşmanlığı üzerine bir araştırma yaptılar ve Abddeki düşmanlığın daha yaygın olduğunu gördüler. Oysa aynı Abd halkı, aynı zamanda faşizme karşı savaşıyordu. Tarih boyunca halkların, başka toplumlardaki totaliter düzenleri eleştirdikleri, buna rağmen kendi ülkelerindeki ırkçı, şovenist ve totaliter sistemleri destekledikleri çok görülmüştür. Barışı koruyan hep bizim silahlarımız, tehdit eden ise başkalarınınkidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*58* Psikiyatrist bireysel deliliğimizi frenleme ve sınırlama konusunda bize yardım ederken  aynı zamanda totaliter kollektif deliliğe uyum sağlamaya ve onu paylaşmaya yöneltir bizi. Onun işi, topluma ayak uydurmamızı sağlamaktır. Toplumun durup düşünecek zamanı yoktur. O hep hareket halindedir. Toplumun temposuna ayak uyduramamak, onun akışını ve sürekli değişen standartlarını yakalayamamak, psikiyatrist için de bizim için de psikolojik sorunların belirtisi sayılır. Bu bağlamda psikiyatriste giden kişi, yeniden yarış pistine çıkmadan önce yağlama servisinde teknik bakım gören bir yarış arabasına benzer. Yarışın kendisi asla sorgulanmaz. Tersine, yarışı sorgulayanlar psikiyatrist tarafından sorgulanırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*136* Belirli bir yerdeki işçilerin kazancı bazen başka bir yerdeki işçilerin zararına neden olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*137* Tarih boyunca hiçbir sendika, işçilerinin silah endüstrisine katkıda bulunmasını protesto için greve gitmiş değildir. Bir saat için bile. Hiroşimanın bombalandığı ve tüm dünyanın ebediyen değiştiği o 6 Ağustos gününde bile protesto için bir saniye grev yapmamışlardır. Her zamanki gibi taraflar, bu kez işçi sınıfı, işini muhafaza etmek ve gelirini arttırmak gibi kısa görüşlü çıkarlarını korumakla yetinmiştir.&lt;br /&gt; Çevreyi kirleten, yanlış ilaçlarla insanları zehirleyen, tehlikeli oyuncaklarla çocukları öldüren, spreylerle ozon tabakasında delikler açan,Batı piyasasında yasadışı sayılan düşük kaliteli, tehlikeli mamulleri Üçüncü Dünya ülkelerine satan diğer birçok endüstri dallarında çalışan işçiler için de aynı şey söylenebilir. Nestle işçileri, Unicef ve Who raporlarına göre yalnız Üçüncü Dünyada her yıl bir milyonu aşkın çocuğu dolaylı olarak ölüme götüren anne sütü benzeri mamullere karşı hiçbir zaman greve gitmemişler, hatta basında bir bildiri bile yayınlamamışlardır. Balıkçı gemilerinde çalışanların hiçbiri, avlanma yüzünden balıkların tüketilmesine balinaların öldürülmesine karşı çıkmamıştır. &lt;br /&gt;  Evrensel ilkeler açısından taraf diye bir şey olamaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*147* Bir zamanlar krallara, sultanlara ve çarlara saygı duyuyor, monarşiye karşı olanlardan nefret ediyorduk. Bugün cumhuriyetçiyiz ve cumhurbaşkanlarımıza alkış tutuyoruz. Yarın yeniden monarşist olabiliriz.&lt;br /&gt; İdeolojilerimizi, çocuk yetiştirme yöntemlerimizi,moral değerlerimizi, hayat tarzlarımızı, kurumlarımızı, sınırlarımızı, eşlerimizi, sevdiklerimizi, en sevdiğimiz şarkıları ve yemekleri habire değiştiriyoruz. Toplu olarak hareket ettiğimiz için de hep haklı tarafta oluyoruz. Saldırı hedefimiz, birey.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*157* Ölümü unutma sürecinde hareket serbestimizi yitiriyoruz. Hep yaşayacakmışız gibi yaşayarak miskinleşiyor, yaşama aktif biçimde katılmayı beceremiyoruz. Eyleme geçmeyi, keşfetmeyi, soru sormayı ve araştırmayı beceremiyoruz. Cesur olmayı beceremiyoruz. Ölümü unutmakla, kendi yarattığımız monoton, standartlaştırılmış varoluşun parçası haline geliyoruz. Bu monotonluk bir kez yaşam tarzı haline gelince, sadece onu korumaya çalışmakla kalmıyor, bu tarzı değiştirmeye kalkışmasınlar diye bireyleri köstekliyoruz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-2938516583190033173?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/2938516583190033173/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2010/08/gundelik-hayatta-totalitarizm.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/2938516583190033173'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/2938516583190033173'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2010/08/gundelik-hayatta-totalitarizm.html' title='Gündelik Hayatta Totalitarizm'/><author><name>sadecenotlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17174823172955344595</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='22' src='http://1.bp.blogspot.com/_cs6MogP_tuE/TGmwAprv5QI/AAAAAAAAAAs/hWsZySNO4YM/S220/82517_composition_afternoon_3.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-6879241827094409927</id><published>2010-08-16T16:27:00.002+03:00</published><updated>2010-08-16T16:31:21.757+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='..aylak adam..'/><title type='text'>Güz</title><content type='html'>150 - Dünyada hepimiz sallantılı, korkuluksuz bir köprüde yürür gibiyiz. Tutunacak bir şey olmadı mı insan yuvarlanır. Tramvaylardaki tutamaklar gibi. Uzanır tutunurlar. Kimi zenginliğine tutunur; kimi müdürlüğüne; kimi işine, sanatına. Çocuklarına tutunanlar vardır. Herkes kendi tutamağının en iyi, en yüksek olduğuna inanır. Gülünçlüğünü fark etmez.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-6879241827094409927?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/6879241827094409927/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2010/08/guz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/6879241827094409927'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/6879241827094409927'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2010/08/guz.html' title='Güz'/><author><name>sadecenotlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17174823172955344595</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='22' src='http://1.bp.blogspot.com/_cs6MogP_tuE/TGmwAprv5QI/AAAAAAAAAAs/hWsZySNO4YM/S220/82517_composition_afternoon_3.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-337460003039999334</id><published>2010-08-16T15:42:00.003+03:00</published><updated>2010-08-16T16:32:01.856+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='..aylak adam..'/><title type='text'>Yaz</title><content type='html'>102 - İnsanların yaşamasında önemli olan ayrıntılar değil mi? Ayrıntısız yaşayan yalnız bitkiler. Azotlu, sulu, klorofilli, güneş ışıklı bir yaşama. Biraz da hayvanlar. At, aşacağı kısrak topalmış, kemikliymiş aldırmaz. Gene de yem yediği ahırın, çifte koşulduğu tarlanın yolunu ayırır. Köpekler, görmeye alışmadıkları bir çeşit giysi giymiş insana havlarlar. Ya insanlar? Onların yaşamasında her şey ayrıntı. Önemli olan yemek değil, yenecek yemeğin çeşididir; giysi değil, giysinin çeşidi; ayakkabının çeşidi. Günlerin adı bile... Belli günlerde belli yaşamaları vardır. Pazar günleri pazarlık yaşamlarını kuşanırlar, çarşambaları çarşambalık! Hep ayrıntılar! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;113 - Bu da onun tiki. Karşılaştığı güçlükleri onunla hafifletiyor. Bütün insanların bir tiki var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;116 - Bütün sıkıntım tez geçen bu sıcak kül yanığı, diye düşündü. Bu kadar rahatlık beni korkutuyor. Hiç olmazsa birkaç gün sürecek bir hastalığa tutulsam!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;128 - Bütün çağların trajedisi bu, Ku-ya-ra; Kumda yatma rahatlığı. A-da-ko: Ağaç dalı kompleksi. Kuyara, alışılmış tatların sürüp gitmesindeki rahatlıktır. Düşünmeden uyuyuvermek. Biteviye geçen günlerin kolaylığı. Ya adako? Ağaç dalındaki, gövdeden ayrılma eğilimini fark ettin mi bilmem? Hep öteye öteye uzar. Gövdenin toprağa kök salmış rahatlığından bir kaçıştır bu. Özgürlüğe susamışlıktır. Genç hastalığıdır. Çoğunlukla Kuyara dişidir. Adako erkek. Pek seyrek cins değiştirdikleri de olur. Ağaç dalı kompleksine tutulmuş kişi tedirgindir. İnsanların ağaç dallarını budayıp gövdeye yaklaştırdıkları gibi, yakınları onun içindeki bu Adako'yu da budarlar. Onu gövdeden ayırmamak için ellerinden geleni yaparlar. Kimi insana ne yapılsa yararı olmaz. Asi daldır o. Ayrılır. Balta işlemez ona.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;129 - Gerçek olan içimdeki bu boşluk mu? Değil! Bir şey var, ama eksile eksile var.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-337460003039999334?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/337460003039999334/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2010/08/yaz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/337460003039999334'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/337460003039999334'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2010/08/yaz.html' title='Yaz'/><author><name>sadecenotlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17174823172955344595</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='22' src='http://1.bp.blogspot.com/_cs6MogP_tuE/TGmwAprv5QI/AAAAAAAAAAs/hWsZySNO4YM/S220/82517_composition_afternoon_3.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-2443782589245040184</id><published>2010-08-16T15:37:00.001+03:00</published><updated>2010-08-16T15:41:48.215+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='..aylak adam..'/><title type='text'>İlkyaz</title><content type='html'>49 - Günlerin adı, sürelerince yaşanılan olayların değerine göre değişebilir. Bugün, şimdilik "paltosunu ilk çıkardığı gün"dü, sonra "Güler'i ilk gördüğü gün" olacaktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;52 - Kapıya yürürken duvardaki takvimi gördü. 27 Mart Cumartesi yazılıydı. Rahatladı. İşte boşuna beklemişti. İnsanların düzeninde bütün ayrıntılar önemliydi. Günlerin adı bile...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-2443782589245040184?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/2443782589245040184/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2010/08/ilkyaz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/2443782589245040184'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/2443782589245040184'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2010/08/ilkyaz.html' title='İlkyaz'/><author><name>sadecenotlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17174823172955344595</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='22' src='http://1.bp.blogspot.com/_cs6MogP_tuE/TGmwAprv5QI/AAAAAAAAAAs/hWsZySNO4YM/S220/82517_composition_afternoon_3.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-5666724912318234872</id><published>2010-08-16T15:21:00.003+03:00</published><updated>2010-08-16T15:34:26.068+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='..aylak adam..'/><title type='text'>Kış</title><content type='html'>Yky'nin Aylak Adam'ın 50. yılı nedeniyle çıkarttığı özel baskı 3000 nüshalık Aylak Adam'lardan 123.sünden aldığım notlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;18 - &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Öğle yemeğine bize gitsek? Annem..&lt;br /&gt;- Olmaz. Birisi bekleyecek beni. (Yalan söylüyor.)&lt;br /&gt;Orada bilmediği insanlar vardır. "-Rica ederim, çıkarmayın &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;ayakkaplarınızı&lt;/span&gt;." Çıkarmazsınız ama çıkarmadınız diye kızdıklarını sanırsınız. Hele hatır sormanın yapmacığı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;19 - &lt;br /&gt;"Çağımızda geçmiş yüzyılların bilmediği kısa ömürlü bir yaratık yaşıyor. &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Sinemadan çıkmış insan.&lt;/span&gt; Gördüğü film ona bir şeyler yapmış. Salt çıkarını düşünen kişi değil. İnsanlarla barışık. Onun büyük işler yapacağı umulur. Ama beş-on dakikada ölüyor. Sokak sinemadan çıkmayan insanlarla dolu; asık yüzleri, kayıtsızlıkları, sinsi yürüyüşleriyle onu aralarına alıyorlar, eritiyorlar. Bunları kurtarmanın yolunu biliyorum. Kocaman sinemalar yapmalı. Bir gün dünyada yaşayanların tümünü sokmalı bunlara. İyi bir film görsünler. Sokağa hep birden çıksınlar..." Kafasından geçene güldü. Duraktakiler dönüp baktılar. Kadının biri kaşlarını çattı. Sokakta kendi kendine sesli gülünemeyeceğini bilmeyen yoktu. "Ne adamlar be. Güldüysem güldüm, size ne?" İçindeki 'sinemadan çıkmış kişi'yi öldürdüler. Sağ kalan sıkıntılı, kızgın. Hep ölçülü-biçimli mi davranmak gerek? Kim demiş?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;42 - Yoksa dünyada olmayanı mı arıyordu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;42 - Kim bilir, iç sıkıntısı olmasa, belki insanlar işe gitmeyi unuturlardı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-5666724912318234872?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/5666724912318234872/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2010/08/ks.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/5666724912318234872'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/5666724912318234872'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2010/08/ks.html' title='Kış'/><author><name>sadecenotlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17174823172955344595</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='22' src='http://1.bp.blogspot.com/_cs6MogP_tuE/TGmwAprv5QI/AAAAAAAAAAs/hWsZySNO4YM/S220/82517_composition_afternoon_3.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-8895169920114705933</id><published>2010-08-15T17:11:00.002+03:00</published><updated>2010-08-15T17:24:57.571+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='..muhteris..'/><title type='text'>Muhteris -2-</title><content type='html'>25- Bazı insanlar bazı insanlara bazı insanları hatırlatır&lt;br /&gt;hatırlayanlar üzgündür&lt;br /&gt;hatırlatanlar habersiz&lt;br /&gt;hatırlananlar mı?&lt;br /&gt;onlar uzak bir şehirde&lt;br /&gt;büyük ihtimalle hiç bir şey hatırlamamaktadırlar.&lt;br /&gt;kocalarına yemek hazırlar ve günlük plan yaparlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;29- En yakın mescitte abdest alıp&lt;br /&gt;Seni unutmalıyım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;93 [:)] - bu şair milleti böyle aslanım vadilerde şaşkınca &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;114 - nurettin abi tutuklanmış yayınevi mi kalırmış&lt;br /&gt;yıkıntı&lt;br /&gt;allahın rızası yok&lt;br /&gt;belki de sorun bu allah razı değil olup bitenlerden&lt;br /&gt;razı olsaydı böyle m'olurdu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sarılacağım ne var ki&lt;br /&gt;dergiler ve yazmak delice delice delice&lt;br /&gt;ya allah?&lt;br /&gt;yazmak ona rağmen bir şey değil ki&lt;br /&gt;ama bazen de hırs ihtiras muhteris&lt;br /&gt;.. &lt;br /&gt;sarılacak bir şeyler din namaz oruç&lt;br /&gt;şiir başka bir şey mi&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;şiir şeytan şiir dünya hırs şiir hata belki de bana&lt;br /&gt;(..)&lt;br /&gt;sabredince oluyormuş&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;134 [son satırlar]- hukuku kazansaydın.&lt;br /&gt;küçükten bir büro açıp gece gündüz çalışsaydın.&lt;br /&gt;ilk elden kelepir araba.&lt;br /&gt;vena kazak.&lt;br /&gt;adidas ayakkabı.&lt;br /&gt;mavi jeans.&lt;br /&gt;kardeşine cömert harçlıklar.&lt;br /&gt;sinemaya gidiyoruz.&lt;br /&gt;tişörtlerimiz aynı.&lt;br /&gt;volkmenlerimizin markası.&lt;br /&gt;kot kemeri.deri ceket.&lt;br /&gt;fen edebiyat olmasaydı hiç.&lt;br /&gt;haftada bir bilardo.&lt;br /&gt;ne şiir ne kitapçılar ne dergi acıları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama böyle olmadı işte. çünkü şiir çünkü kitaplar çünkü dergi acıları yenik. sessiz. acılı. parasız. yirmi beş yılımın yarısını kitapçılarda cigara içip şiirlerimin kitaplaşacağı günü hayal ederek geçirdim. kaybettim. itiraf ediyorum. özdemir ve ferhat. kucaklaşma. ziller. acı ziller. benim için toplanmış kalabalığa el salladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;uzun bir öykünün sonuna geldiğimiz anlaşılıyor, dedi içim.&lt;br /&gt;uzun bir öykünün başlamakta olduğu da, dedim içime.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-8895169920114705933?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/8895169920114705933/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2010/08/muhteris-2.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/8895169920114705933'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/8895169920114705933'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2010/08/muhteris-2.html' title='Muhteris -2-'/><author><name>sadecenotlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17174823172955344595</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='22' src='http://1.bp.blogspot.com/_cs6MogP_tuE/TGmwAprv5QI/AAAAAAAAAAs/hWsZySNO4YM/S220/82517_composition_afternoon_3.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-2686357595243667366</id><published>2010-08-15T17:02:00.002+03:00</published><updated>2010-08-15T17:11:14.708+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='..muhteris..'/><title type='text'>Hırs İhtiras Muhteris</title><content type='html'>Abdullah Harmancı'nın ilk kitabı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;31- filmlerde uzun uzun bakarlar müzik yükselir&lt;br /&gt;müzik olmuyor gerçek hayatta en mühim fark bu gerçekçi filmler çekilmeli&lt;br /&gt;müzik olmamalı öyle durup uzun uzun bakmalılar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;80- çıktım yürüdüm sigara içtim&lt;br /&gt;seni düşündüm geleceğimizi düşündüm&lt;br /&gt;şanslıyız bir bakıma bulduk buluştuk&lt;br /&gt;milyonlarca kasaba var ve biz buraya düştük&lt;br /&gt;olmaya da bilirdi ama oldu&lt;br /&gt;müdür bey mi bugün sevkli&lt;br /&gt;kar yağdığı gün cenab'ı işleyelim&lt;br /&gt;tamam hocam buraya yazıyorum&lt;br /&gt;biiiyor musun bi gün her şey bitecek&lt;br /&gt;bu akşamlar da mı evet&lt;br /&gt;bu şarkılar da mı evet&lt;br /&gt;bu yalnızlıklar da mı evet&lt;br /&gt;bu üzüntüler de mi evet&lt;br /&gt;bu şarkı bizim şarkımız olmalı&lt;br /&gt;lanet olsun yine pazartesi&lt;br /&gt;ama öyle deme özleyeceğiz çocukları&lt;br /&gt;özlemek mi dalga geçme&lt;br /&gt;abdülkerim okuldan ayrılıyormuş&lt;br /&gt;deme!!! kurtulduk haa&lt;br /&gt;..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;evet, şanslıyız milyonlarca&lt;br /&gt;canım sıkılıyor&lt;br /&gt;yalnızlık zor&lt;br /&gt;bu çocuklar aptal aptal bakıyor&lt;br /&gt;evlat terbiyesizlik etme bakiim&lt;br /&gt;çift maaş olmalı yoksa zor valla&lt;br /&gt;kar yağsa yağmur yağsa&lt;br /&gt;şafak 15 burdur&lt;br /&gt;bitti bitti kalmalı rahat ol&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;**Böyle devam edip giden öğretmen şiiri, kitap harika, diğer kitaplarını okumak şart.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-2686357595243667366?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/2686357595243667366/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2010/08/hrs-ihtiras-muhteris.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/2686357595243667366'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/2686357595243667366'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2010/08/hrs-ihtiras-muhteris.html' title='Hırs İhtiras Muhteris'/><author><name>sadecenotlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17174823172955344595</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='22' src='http://1.bp.blogspot.com/_cs6MogP_tuE/TGmwAprv5QI/AAAAAAAAAAs/hWsZySNO4YM/S220/82517_composition_afternoon_3.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-2245657738421675822</id><published>2010-08-07T22:07:00.003+03:00</published><updated>2010-08-07T22:11:38.044+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='..Kur&apos;an&apos;ı anlamanın anlamı..'/><title type='text'>Anlam</title><content type='html'>92- Anlam zaman içinde, zamanla ortaya çıkan, zaman geçtikçe, zaman ilerledikçe kuvvetlenip beliren bir 'şey' değilse şayet, ben (doğru) anlamı gelecekte değil, geçmişte aramalıyım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;**  Kur'an'ı anlamada ilk devirlere gidilmesi, sahabelerin açıklamalarının önemli bulunmasına delildir yukarıdaki cümle. Sahabe döneminde gerek Arap dilini bilmeleri gerekse ayetlerin iniş sebeplerini birebir yaşamaları sebebiyle bizim gibi anlam'ı kaybetmedikleri, ayetleri doğru anlayabildikleri söylenmekte.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-2245657738421675822?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/2245657738421675822/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2010/08/anlam.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/2245657738421675822'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/2245657738421675822'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2010/08/anlam.html' title='Anlam'/><author><name>sadecenotlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17174823172955344595</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='22' src='http://1.bp.blogspot.com/_cs6MogP_tuE/TGmwAprv5QI/AAAAAAAAAAs/hWsZySNO4YM/S220/82517_composition_afternoon_3.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-3088286887219459640</id><published>2010-08-07T20:57:00.003+03:00</published><updated>2010-08-07T21:21:51.661+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='..cenab-ı aşk..'/><title type='text'>Cenab-ı Aşk -4-</title><content type='html'>99- "Ah!" dedi fare, "Dünya her geçen gün daha da daralıyor. Önceleri o kadar genişti ki bu beni korkuturdu; yürümeye devam ettim, mutluydum; nihayet uzaklarda sağlı sollu duvarlar gördüm, fakat bu uzun duvarlar birbiri ardı sıra o denli hızla üstüme geliyordular ki ben şimdiden son odadayım bile. Ve orada, köşede kendisinde doğru yürümekte olduğum bir kapan duruyor."&lt;br /&gt;  "Sadece istikametini değiştirmelisin" dedi kedi ve onu yedi. /Kafka'dan/&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;101- Kafka'nın ünlü yorumcularından biri yukarıdaki hikayeyi açıklamak sadedinde şöyle der: &lt;br /&gt;   Ancak ölümün üstesinden gelmeyenin üstesinden gelir ölüm. Kendisi için takdir edilmiş olan kapana atlamaya hazır olmadığı ve dahi ölüm korkusu yüzünden ondan ürktüğü içindir ki fare hayatının amacını gerçekleştirmemiş olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;117- Hiçbir zaman insanoğlunun maliki olabileceği bir mülk olmadı dünya. Hiçbir zaman hiçbir kimseye mülkiyetini sunmadı; sadece kendisinin değil, kendisinde olanların mülkünü de sunmadı.&lt;br /&gt; Mülkiyet taleb etmemeli, geçerken şöyle bir uğradığımızın idrakinde olmalı. Sürekli yer değiştirmeyi düşünmek, sıkıntıdan, bunaltıdan bunalmak, ahlayıp oflamak, huzursuz, karamsar, öfkeli, aksi, huysuz olmak... bütün bunlar &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;gizli&lt;/span&gt; birer mülkiyet talebinin zuhuratı. Mülkiyetini taleb ettiklerimizin değil, bizden, kendimizden kaynaklanan haller hepsi de.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;126- Sen anı yaşamakla mükelleftin, yaşayabilirdin, yaşlanabilirdin, anda ıslanabilir, anın seni tazelemesine izin verebilirdin. Ne ki sen anı terk ettiğinde, o da seni terk etti. Hepsi bir kereliğineydi, bir kereydi. Bir haldi, bir arazdı an. Bir kereliğine var olabilir, bir kereliğine var edebilirdi. Hakkını kaybettin dostum; zira aşık olmaktan korktun; kendini sevmekten, benini benimsemekten, gönlünce yaşamaktan,&lt;span style="font-weight:bold;"&gt; ıslanmaktan kaçındın&lt;/span&gt;; kendini önemsemedin; kendinin farkına varmadın; başkalarının adına yaşadın, başkaları için yaşadın. Oysa kendini kendinde bulabileceğin sana söylenmişti. (..) Bir türlü yaşayamadın, yaşlanamadın, yaşlılığın şanından olduğu kimselerin arasına katılamadın; ihtiyarladın sadece.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;133- "&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Masal söylediler ve uykuya daldılar&lt;/span&gt;" diyor Hayyam... Cemil Meriç de ilave ediyor: "Ne mutlu masalını dinletebilenlere! Masal ateşböceği olur, yıldız olur. Masal söylemek. Ölmemek, masalını dinleyenle beraber yaşamak. Ama kaç masal söylenmiş, kaç masal dinlenmiş?!"&lt;br /&gt; Çok doğru, hayat bir masaldır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-3088286887219459640?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/3088286887219459640/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2010/08/cenab-ask-4.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/3088286887219459640'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/3088286887219459640'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2010/08/cenab-ask-4.html' title='Cenab-ı Aşk -4-'/><author><name>sadecenotlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17174823172955344595</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='22' src='http://1.bp.blogspot.com/_cs6MogP_tuE/TGmwAprv5QI/AAAAAAAAAAs/hWsZySNO4YM/S220/82517_composition_afternoon_3.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-341800828979278285</id><published>2010-08-07T20:13:00.004+03:00</published><updated>2010-08-07T22:38:17.407+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='..cenab-ı aşk..'/><title type='text'>Cenab-ı Aşk -3-</title><content type='html'>61- "Kendinden kaçmak" başkalarına doğru, başkaları için, başkaları adına yol almaktır; herkesleşmektir. Bir düşünsenize, herkes içinde kendinizi fark etmeniz, tanımanız ne de güçtür! Kendinizi tanıyamazsınız, kendinizi tanıyamayacak hale gelirsiniz, üstelik kendiniz de tanınamayacak hale gelmiştir çoktan... .Tanıyacak olan kim? Siz. Tanınacak olan kim? Yine siz. (Unutmamak gerekir ki kişinin kendisiyle tanışamaması herkes yüzünden değil, bilakis &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;herkesleşme&lt;/span&gt; yüzündendir.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;62- Lütfen bir düşünün, en son ne zaman kendinizi ziyaret ettiniz, en son ne zaman kendinizde hasbihal ettiniz? Önemsediğiniz nice şey arasında -bir bakınız bakalım- hiç kendinize rastlayabilir misiniz?&lt;br /&gt;  Ben adına önemsenen bir şeyin var olduğunu hepimiz biliyoruz. Aptalca, çiğ ve ham bir gururun sebebi kılınan ve böylelikle güya önemsendiği sanılan bir iskelet var ortada, bu doğru!&lt;br /&gt;  İyi ama bu takdirde şu soruya cevap vermek gerekmez mi: &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Siz diye diye o iskelete mi ben diyorsunuz?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;69- Ayrılıktan aşka giden yolun menzilleri kabaca böyle. a) önce ayrılık... b)sonra ayrılığın farkına varmak, yani hasret... c) derken hasretin verdiği acı... d) ve en nihayet son menzilde aşk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;71- Hasret hem bize ayrılığı fark ettirir hem de tutar elimizden bizi aşkın kapısına götürür. (..) Tereddüt etmemeli, ıstırabın hikmeti anlaşıldığı an o kendiliğinden yok olur ve kişiyi aşkın kapısından, aşk kapısından içeri sokar. O seni kapıdan sokmak için vardır. İçeri girdiğinde ıstırap yok olur. Aşk kapısının anahtarı sade ıstıraptır. Kapı açılınca anahtara ihtiyaç kalır mı? Anahtar kapıyı açmak içindir, dolayısıyla tam da burada onun görevi biter.&lt;br /&gt;Ne garip değil mi, insanoğlunun kendisini özleyebilmesi için ayrı kalması yetmiyor, ayrı kaldığını fark etmesi de gerekiyor! Hasret bir adım sadece. Ardından ısdırap, ardından aşk, onun ardından da yine ayrılık gelir.&lt;br /&gt;Ölümden beter olması işte bundan !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;86- Sadece &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;eve dönmek&lt;/span&gt;le, evimize yönelmekle işe başlamalıyız. Bir kere yola çıkmalı ve o an, evet hemen o an yoldan çıkmalıyız. Hal-i hazırda bulunduğumuz yoldan çıkabilmek için hemen yola çıkmalı ve yola çıkmanın yoldan çıkmak demek olduğunu asla unutmamalıyız.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-341800828979278285?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/341800828979278285/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2010/08/cenab-ask-3.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/341800828979278285'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/341800828979278285'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2010/08/cenab-ask-3.html' title='Cenab-ı Aşk -3-'/><author><name>sadecenotlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17174823172955344595</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='22' src='http://1.bp.blogspot.com/_cs6MogP_tuE/TGmwAprv5QI/AAAAAAAAAAs/hWsZySNO4YM/S220/82517_composition_afternoon_3.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-4982827584544519034</id><published>2010-08-07T19:40:00.002+03:00</published><updated>2010-08-07T20:07:34.353+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='..cenab-ı aşk..'/><title type='text'>Cenab-ı Aşk -2-</title><content type='html'>59- "Niçin kendinizi hiç özlemiyorsunuz?" sorusu aslında sizi size davet etmeye bir çağrıydı. "Kendinize kendinizde biraz yer açmaktan niçin bu kadar korkuyorsunuz? Niçin hiç kendinizle ve biraz da kendiniz hakkınızda konuşmayı denemiyorsunuz?" dememin bir şekliydi. &lt;br /&gt;60- Başkaları için yola koyulanların, istikametlerinin hep taşraya (dışarıya) doğru olmasını bir fazilet addetmeleri koca bir yalanmış, ne çıkar? Şu çıkar: Bu yalan dahi sahibinin kendisine değil, başkalarına söylediği bir yalan!&lt;br /&gt; Acep sebebi ne ola ki?!&lt;br /&gt; Sebebi basit: Kendisine yalan söylenebilecek kadar bile bir kendiliğinin kalmaması!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(..)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Hayat çok zor demek çok zor!"&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-4982827584544519034?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/4982827584544519034/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2010/08/cenab-ask-2.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/4982827584544519034'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/4982827584544519034'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2010/08/cenab-ask-2.html' title='Cenab-ı Aşk -2-'/><author><name>sadecenotlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17174823172955344595</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='22' src='http://1.bp.blogspot.com/_cs6MogP_tuE/TGmwAprv5QI/AAAAAAAAAAs/hWsZySNO4YM/S220/82517_composition_afternoon_3.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-3544556972459288957</id><published>2010-08-07T19:00:00.002+03:00</published><updated>2010-08-07T19:38:20.723+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='..cenab-ı aşk..'/><title type='text'>Cenab-ı Aşk</title><content type='html'>Dücane Cündioğlu'nun söylenene göre kitaplarının içerisinde ayrıcalıklı bir yere koyduğu yine şahane bir kitabı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12- Kimse sana sende olmayanı veremez; bu nedenle sen sende olanı bulmalı, bulman gerekeni sen kendinde aramalısın. Söz söylendi. Söz söylenmiş oldu bir kere. Artık yapılabilecek hiçbir şey yok, nasibine rıza göstermeli, elindekiyle yetinmelisin! Ne diyebilirim ki? Cenab-ı Aşk yardımcın olsun!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;51- Hakikatte hiç tek başına olmadık, olamadık. İstedik mi gerçekten tek başına olmayı, tek başına kalmayı, bilemiyorum. Yalnızlıklarının farkında olmayanlar, tek başına olmayı yalnız olmak zannediyorlar; yolun başında şaştıkları için, yolun başında şaşkınlığa uğradıkları için böyle zannediyorlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;52- Şimdilerde ise bir ayrıcalık, varlıklı olanlara özgü bir ayrıcalık. Duvarlar işbu görece tek başınalığı simgeliyor artık. Peki yalnızlığı? Asla! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Varlık(lı)lar kimi zaman tek başına kalmayı başarıyorlar, başaramadıkları yalnızlık.&lt;br /&gt;  İnşa ettikleri koca duvarlar onları büyük sürülerden koruyor, onlarda içerilerde küçük sürüler oluşturuyorlar: tek kişilik sürüler.&lt;br /&gt;  Yalnızlık kişinin kendiyle buluşması... kendisiyle tanışması... kendisini tanıması... Demem o ki yalnızlık kişinin sürülere karşı kendisini koruması, onlardan kaçması değil, bilakis sürülerin içine atılmışken, tam da sürülerin içinde iken kendini fark etmesi...&lt;br /&gt;  Yalnızlık gerçekte bir fiil, bir hareket değil, aksine zamandan hali.......&lt;br /&gt;Düşünmeli değil mi, "Ne kadar tek başınasınız?" diye sorulmuyor da "Ne kadar yalnızsınız?" diye soruluyor. Acaba neden?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-3544556972459288957?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/3544556972459288957/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2010/08/cenab-ask.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/3544556972459288957'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/3544556972459288957'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2010/08/cenab-ask.html' title='Cenab-ı Aşk'/><author><name>sadecenotlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17174823172955344595</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='22' src='http://1.bp.blogspot.com/_cs6MogP_tuE/TGmwAprv5QI/AAAAAAAAAAs/hWsZySNO4YM/S220/82517_composition_afternoon_3.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-2557318368677208206</id><published>2010-07-28T20:48:00.003+03:00</published><updated>2010-07-28T22:58:37.854+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='..hayatın kaynağı..'/><title type='text'>Hayatın Kaynağından</title><content type='html'>Adının okunuşunu hala bilmediğim Ayn Rand'dan okuduğum ilk kitap, The Fountainhead [Kitabın orjinal adı daha güzel görünüyor göze] İlk notları neden bilmiyorum 100lü sayfalarda almışım, belki kitaba alışma süresi denebilir ama sayfa sayısının çok olmasına rağmen okuması sıkmayan bir kitap.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-131- Bizim irademiz benimsenmeyenlerin, unutulanların, baskı altında kalanların iradesi, ortak bir inanç ve ortak bir amaçla bizi birbirimize sapasağlam bir kaya gibi kaynaştıracak. Her bir kişinin kazançla, konforla, çıkarla ilgili kendi küçük sorunlarını bir tarafa bırakacağı zamana gelmiş bulunuyoruz. Şu an, her bir kişinin kendi benliğini koskoca bir akıntının içine katıp, yükselen o dalgaya kendini bırakması anıdır. O kabaran dalga hepimizi, isteyeni de, istemeyeni de kapıp geleceğe doğru sürükleyecektir. Dostlarım, tarih ne soru sorar, ne de onay verir. Dönülmez bir şeydir tarih. Tıpkı onu çizen kalabalıkların sesi gibi. Biz de o çağrıyı dinleyelim. Örgütlenelim kardeşlerim. Örgütlenelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-176- Gerçekten istediğim bir işi, bir projeyi, bir ideali ya da bir insanı bulursam, bütün dünyaya bağımlı hale gelirim. Her şeyin diğer şeylerle bir bağlantısı var. Birbirimize öyle sıkı bağlıyız ki! Bir ağın içindeyiz hepimiz. O ağ bekliyor. Ve hepimiz onun içine tek bir arzu nedeniyle itiliyoruz. Sen bir şey istiyorsun, o şey senin için değerli oluyor. Onu senin elinden kapmak için bekleyenler kim, biliyor musun? Bilemezsin. Belki çok karışık, çok uzaklarda olabilir, ama birileri onu kapmak için hazır bekliyor. Ve sen de onların hepsinden korkuyorsun. Büzülüyorsun, sürünüyorsun, yalvarıyorsun ve kabulleniyorsun... tek ki almasın, sende bıraksınlar.&lt;br /&gt; (..)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-177- Biliyor musun, bizim genel olarak insan ırkı hakkındaki düşüncelerimiz çok garip bir şey. O kelimeyi söylerken hepimizin kafasında belirginlikten uzak, pırıltılı bir tablo oluşuyor. Ciddi, büyük, önemli bir şey. Ama aslında bu konuda tek bildiğimiz, kendi hayatımız boyunca karşılaştığımız insanlar. Bir bak onlara. Gerçekten büyük, ciddi yanlarını görebiliyor musun? Öyle birini tanıyor musun? İşporta arabalarından alışveriş etmeye çalışan ev kadınları var, sokaklarda duvarlara ayıp kelimeler yazan, burnu sümüklü çocuklar var, sarhoş gençler var. Ya da bunların ruhsal karışıklıkları var. &lt;span style="font-style:italic;"&gt;Aslında&lt;/span&gt; acı çektikleri zaman insanlara bir parça saygı duymak mümkün. Bir nebze gururları oluyor o zaman. Ama eğlenirken hiç dönüp baktın mı onlara? İşte gerçeği ancak o zaman görebiliyorsun. Esir gibi çalışıp kazakdıkları paraları lunaparklarda, bayağı gazinolarda harcarken bak onlara. Dünyayı önlerinde apaçık bulan zenginlere bak. Eğlenmek için neleri seçiyorlar, bir dikkat et. İşte senin genel olarak insan ırkı dediğin şey. Ben böyle bir şeye elimi bile sürmem. (..)Bir insanın kahramanca bir hareket yaptığını gördükten sonra, dinlenmek için vodvillere gittiğini öğrenmek, ilham verici bir şey mi sence? Nefis bir tablo yaptıktan sonra ressamın tüm vaktini, her rastladığı yosmayla yatarak geçirdiğini öğrenmek hoş mu?&lt;br /&gt;-Ne istiyorsun sen? Kusursuzluk mu?&lt;br /&gt;-Ya da hiçbir şey. Bu yüzden de, "hiçbir şey" i seçiyorum.&lt;br /&gt;-Mantığa uymuyor ama.&lt;br /&gt;-İnsanoğlunun kendine sahip olma izni verebileceği tek arzuyu alıyorum, o kadar. Özgürlük, Alvah, özgürlük.&lt;br /&gt;-Sen ona özgürlük mü diyorsun?&lt;br /&gt;-Hiçbir şey istememek. Hiçbir şey beklememek. Hiçbir şeye bağımlı olmamak.&lt;br /&gt;-Ya istediğin bir şey çıkarsa karşına?&lt;br /&gt;-Çıkmaz. Görmemeyi seçerim. O da senin şirin dünyanın bir parçası olacaktır nasılsa. Onu bütün hepinizle paylaşmak zorunda kalırım... Oysa bunu istemem. Biliyor musun, okuyup sevdiğim güzel bir kitabı asla ikince kere açmam ben. Onu okumuş olan başka gözler gelir aklıma. O gözlerin kimlere ait olduğu gelir. Bu tür şeyler paylaşılamaz. Bu tür insanlarla, asla paylaşılamaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-203- Bayan Wayne Wilmot diye bir insan yoktu. Arkadaşlarının fikirlerini, gördüğü kartpostalları, okuduğu romanları kapsayan bir kabuktu o. Roark o kabuğa hitap etmek zorundaydı. Duyamayan, cevap veremeyen, sağır, kişiliksiz bir pamuk tampona.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-238- Keating kendini suyun akıntısına bırakmıştı. Çevresinde insan gürültüsüne ihtiyacı vardı. Bir podyuma çıkıp karşısındaki yüzlerden oluşan denize baktığında, sorulara da, kuşkulara da yer kalmıyordu. Salonun havası ağır, sımsıkı, bir tek eriyiğin dokusuyla dopdolu oluyordu... O eriyik de hayranlıktı. Başka hiçbir şeye yer yoktu. Harikaydı kendisi. En büyüktü. Bunu ona ne kadar çok kişi söylerse, Keating o kadar büyüktü. Haklıydı da. Kendisine inanan insan sayısı kadar haklıydı. Karşısındaki suratlar denizine, sayısız gözlerle bakıyor, o gözlerde kendini görüyordu. Ona hayat veriyordu o gözler. Asıl Peter Keating, onların gözlerindeki Peter Keating'di. Kendi vücudu ancak onun bir yansımasıydı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-2557318368677208206?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/2557318368677208206/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2010/07/hayatn-kaynagndan.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/2557318368677208206'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/2557318368677208206'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2010/07/hayatn-kaynagndan.html' title='Hayatın Kaynağından'/><author><name>sadecenotlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17174823172955344595</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='22' src='http://1.bp.blogspot.com/_cs6MogP_tuE/TGmwAprv5QI/AAAAAAAAAAs/hWsZySNO4YM/S220/82517_composition_afternoon_3.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-180755963569277482</id><published>2010-05-15T12:05:00.000+03:00</published><updated>2010-05-15T12:13:02.378+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='..dönüşüm..'/><title type='text'>Dönüşüm.</title><content type='html'>'..Müzikten bu denli etkilendiğine göre, bir hayvan mıydı gerçekten?..' (71)&lt;br /&gt;'..Hayvana geri dönülüyor. Böylesi insanca yaşamaktan çok daha kolay. Herkes sürüye katıldığından ötürü güvenlik içerisinde, kentlerin yollarından geçip işe, yemliklerin başına ve eğlenceye gidiyor. Tıpkı büroda olduğu gibi sınırları iyice çizilmiş bir yaşam. Böylesi bir yaşamda mucizeler değil, yalnızca kullanma talimatları, doldurulacak başvuru formları ve kurallar var. Özgürlükten ve sorumluluktan korkuluyor. O nedenle insanlar, kendi yaptıkları parmaklıkların ardında boğulmayı yeğliyorlar.' (99)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-180755963569277482?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/180755963569277482/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2010/05/donusum.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/180755963569277482'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/180755963569277482'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2010/05/donusum.html' title='Dönüşüm.'/><author><name>sadecenotlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17174823172955344595</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='22' src='http://1.bp.blogspot.com/_cs6MogP_tuE/TGmwAprv5QI/AAAAAAAAAAs/hWsZySNO4YM/S220/82517_composition_afternoon_3.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-3723961636495890353</id><published>2010-05-03T19:16:00.003+03:00</published><updated>2010-05-03T19:38:35.105+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='..gece..'/><title type='text'>II. Gece</title><content type='html'>[ Kimi söz, kimi yüz, ancak sizi ilgilendirdiği, duygusal bakımından sizi tedirgin ettiği ölçüde, şu ya da bu biçimde, unutulmaktan kurtulabilmiş. Bir düş içindeymiş gibi yaşıyor, kendi sözlerinizi de, başkalarının sözleri kadar, kolayca unutuyorsunuz.] syf-131/2&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;[Aşırılıklarında kendisine dokunulmayacağını bilmek, kişiyi, eylemlerinin büsbütün azgınca olmasına götürür. Bu da bir yandan, gerçeklikte, düşmanlarının sayısını arttırır; bir yandan da, düşlemde, gitgide kabaran bir düşmanlık dalgası karşısında kendini savunmakta haklı olma, haklı olma duygusunu doğurur. O zaman en gündelik, en haklı işimizi yaparken (..) bile düşmanın gerçekliği - isterse, ancak kafanızda bulunabilecek gerçekliği olsun bu...- karşısında dolambaçlı yollara, düzenlere başvurursunuz. İçinizdeki korku da büyür, kin de.]syf133/4&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;[Geceler gündüzler birbirine karışınca, bir insanla bir olunca, inanılmazlar inanılır, inanılırlar inanılmaz oluyor.] syf150&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;[Öyle ki yalan söylemez olalım artık. Ya da ölelim.] syf163&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;[Kendi hakkından başka belki bir belki iki kişinin rızkını yiyerek, başına büsbütün üşüşülecek, iştah kabartacak -solucanları, kurtları, böcekleri düşünüyorum elbette şu anda- bir ölü, kendisini gömütlüğe taşıyacak olanları büsbütün terletecek, yoracak, görkemli bir ölü, ağırlıklı bir ölü haline gelmek için uğraştığını düşünmüş müsünüzdür? Bilmiyorum.&lt;br /&gt;Ama ben, bu dediklerimi, gördüğüm her besili insan karşısında düşünürüm."Biraz toplamışsın," diyen herkesin beni tiksintiyle karışık bir kaygıya salması bundan belki de...&lt;br /&gt;Ölümü kurmaksızın yaşamı kurmanın olanaksızlığını duymak, özellikle duymak, hastalık belirtisi sayılsın varsın; nasıl olsa, ne yaparsak yapalım, ölüme hazırlandığımıza göre, bir yaşam dengesi tasarlayabilmek pek çılgınca bir şey olmasa gerek.]&lt;br /&gt;syf 167&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Ölümü kurgulamadan yaşamı kurgulayamamak fikri O.Aruoba'da da görülen bir tarz. Çoğunluğun ölümü istenmeyen, gün içerisinde konuşulmaması tercih edilen bir şey olarak görmelerinin tam karşısında, kafası çalışanların bunda mutabık olması sevindirici, onaylayıcı, hoş, onaya çok da gerek olmamalı.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-3723961636495890353?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/3723961636495890353/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2010/05/ii-gece.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/3723961636495890353'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/3723961636495890353'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2010/05/ii-gece.html' title='II. Gece'/><author><name>sadecenotlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17174823172955344595</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='22' src='http://1.bp.blogspot.com/_cs6MogP_tuE/TGmwAprv5QI/AAAAAAAAAAs/hWsZySNO4YM/S220/82517_composition_afternoon_3.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-542632179675267639</id><published>2010-05-02T18:00:00.005+03:00</published><updated>2010-05-03T20:37:54.389+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='..gece..'/><title type='text'>I. Gece</title><content type='html'>Bilge Karasu'nun 85 yılında önce İletişim'den sonra da Metis yayınlarından çıkan kitabı.Kapak resmi olarak Abidin Dino'nun bir resmi kullanılmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;{Duruma bakıp kendilerini daha az ürküten ne varsa, ona inanmak istiyor insanlar(...)&lt;br /&gt;İnsanlar, gitgide, istediklerine, dilediklerine inanmakla yetindiklerini, düşünüp tartmayı, ölçünmeyi, olanı biteni görmeğe çalışmayı yavaş yavaş bir yana ittiklerini daha fark etmiyorlardır belki de. Bunun farkına varmağa başladıklarında ise ortalık iyice kararmış olacak. Sabahları güneş yeniden doğar gibi olsa da, ortalık yeniden aydınlanır gibi olsa da, gecenin karanlığı bütün bütün dağılmayacak hiç. - syf30/1}&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;{İnsanın öfkelenip saldırabilmesi gerek. Öfkelenebilmesi için de sarsılmaz, değişmez birtakım örneklere dayanması gerek. Ardında örnek bulmamak, yaratmamak, gene de yaşayabilmek... Olacak şey mi? -syf110}&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-542632179675267639?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/542632179675267639/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2010/05/gece.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/542632179675267639'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/542632179675267639'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2010/05/gece.html' title='I. Gece'/><author><name>sadecenotlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17174823172955344595</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='22' src='http://1.bp.blogspot.com/_cs6MogP_tuE/TGmwAprv5QI/AAAAAAAAAAs/hWsZySNO4YM/S220/82517_composition_afternoon_3.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-1720403877318929504</id><published>2010-04-29T19:52:00.002+03:00</published><updated>2010-04-29T20:06:25.025+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='..garanti karantina..'/><title type='text'>Garanti Karantina</title><content type='html'>Murat Menteş'in hoş şiir kitabı ve şiirlerden bazıları.&lt;br /&gt;Aslında böyle ufak bir kitaptan bir de alıntı yapmak içime sinmeyecek sanki kitabın hepsini açık edecekmişim gibi ama şiirlerin hepsini yazmayacağım nasılsa:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span id="comment133919" class="linkz"&gt;Kim der ki 'Mukadderat sicimi  beni bağlamaz'?&lt;br /&gt;Askını, kaskını, maskeni taksan bile...&lt;br /&gt;Namluların nazarı değdiği zaman&lt;br /&gt;Azrail'in menzilinde kim sakarlaşmaz? &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kim der ki "Ebediyet kullanışsızdır"?&lt;br /&gt;Üçüncü günündeyken üç günlük dünya&lt;br /&gt;bana belki de sevap kazandırır&lt;br /&gt;çocuklarım var diye sürdürdüğüm vardiya (syf15)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ters teperse terapi,&lt;br /&gt;tozutursa kalbini bir travma,&lt;br /&gt;bir tümör,&lt;br /&gt;bu dejenere Karındeşen Jack&lt;br /&gt;kargo reklamı hızında sana&lt;br /&gt;bir ambulans dolusu gül gönderecek.(syf16)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diri taklidi yapmak istemiyorum artık.&lt;br /&gt;Kamaşıyor canımın aşka teşne cevheri&lt;br /&gt;ikimiz de kanıyoruz bu dünyada olanlara&lt;br /&gt;kahve kan ve çimen gezegeni yörüngesinde (syf29)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ölülerin uykusu bile daha hafiftir&lt;br /&gt;omurgamı ezen bu yükten;&lt;br /&gt;demek hala kurumamış anıların sıvası&lt;br /&gt;demek ertelenmiş sıkıntının sularındayız&lt;br /&gt;sıkıntının sağlam köklü sularındayız;&lt;br /&gt;gür kemanlar basınç yapacak uykumuza(syf40)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;????&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet, değişik kelimeler, farklı bir anlatım ama anlatılanların hiç de anlamsız olduğunu düşünmüyorum. Altlarında derin bir isyan, düzen eleştirisi var, yer yer hissediyorsunuz ve bu alt anlamı farkedebildiğiniz için mutlu oluyorsunuz:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-1720403877318929504?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/1720403877318929504/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2010/04/garanti-karantina.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/1720403877318929504'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/1720403877318929504'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2010/04/garanti-karantina.html' title='Garanti Karantina'/><author><name>sadecenotlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17174823172955344595</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='22' src='http://1.bp.blogspot.com/_cs6MogP_tuE/TGmwAprv5QI/AAAAAAAAAAs/hWsZySNO4YM/S220/82517_composition_afternoon_3.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-5824427455079027203</id><published>2010-04-03T13:55:00.002+03:00</published><updated>2010-04-03T14:21:49.990+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='..felsefenin türkçesi..'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dücane cündioğlu'/><title type='text'>Dücan Cündioğlu - Başlangıç</title><content type='html'>Dücan Cündioğlu kitapları okumaya başlıyorumm.&lt;br /&gt;İlki Felsefenin Türkçesi, gazete yazılarından oluşuyor.&lt;br /&gt;Kaçırmak istemediğim güzel cümleler buraya gelsin o zaman;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir düşünür düşünürken düşündüğünden daha tehlikeli bir şeyi düşünemez! Çünkü düşünmenin hareketi, kendisi dışında olup bitenlerin gürültüsünü bastırır. Düşünme, düşünen için, yeterince gürültülü bir hareketin adıdır da ondan. (43)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca bu yazıdaki Wittgenstein ve Bediuzzaman benzerliğine çekilen dikkat de unutulmamalı tarafımdan - cephede, bizzat savaşırken &lt;span style="font-style: italic;"&gt;düşünmek&lt;/span&gt;-&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-5824427455079027203?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/5824427455079027203/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2010/04/ducan-cundioglu-baslangc.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/5824427455079027203'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/5824427455079027203'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2010/04/ducan-cundioglu-baslangc.html' title='Dücan Cündioğlu - Başlangıç'/><author><name>sadecenotlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17174823172955344595</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='22' src='http://1.bp.blogspot.com/_cs6MogP_tuE/TGmwAprv5QI/AAAAAAAAAAs/hWsZySNO4YM/S220/82517_composition_afternoon_3.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-3523153931562719927</id><published>2010-02-14T18:30:00.002+02:00</published><updated>2010-02-14T18:32:33.797+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='rilke'/><title type='text'>Rilke'den</title><content type='html'>&lt;blockquote&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 51, 255);font-size:130%;" &gt;Birbirinden en ayrı gemilerde bile bizim için yol aynı olurdu, nehirden yukarı - çünkü bizi aynı kaynak bekliyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-3523153931562719927?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/3523153931562719927/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2010/02/rilkeden.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/3523153931562719927'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/3523153931562719927'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2010/02/rilkeden.html' title='Rilke&apos;den'/><author><name>sadecenotlar</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17174823172955344595</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='22' src='http://1.bp.blogspot.com/_cs6MogP_tuE/TGmwAprv5QI/AAAAAAAAAAs/hWsZySNO4YM/S220/82517_composition_afternoon_3.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-3925284815209923526</id><published>2009-09-12T17:40:00.004+03:00</published><updated>2009-09-12T17:49:59.350+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='..Gezgin..'/><title type='text'>Şeylerin düzeni (?)</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_KlmhVXamB-A/Squ0q0s41TI/AAAAAAAAAFQ/dkvw4NJlPdY/s1600-h/SanatMuzesiHacettepeemrali.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 310px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_KlmhVXamB-A/Squ0q0s41TI/AAAAAAAAAFQ/dkvw4NJlPdY/s400/SanatMuzesiHacettepeemrali.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5380592827618612530" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;font-size:130%;"  &gt;Her şey ruhumuzdadır. Gördüklerimizin tümü, içimizin bir köşesine sığabilir. Onları çoğaltan biziz. Çokluk deryası bizim kuşku sularımızla doludur. Onları birleyecek olan da biziz. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;font-family:lucida grande;font-size:130%;"  &gt;Şeylerin düzenini&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;font-size:130%;"  &gt; öğrendikçe çokluktan kurtuluruz.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:lucida grande;font-size:130%;"  &gt;Gezgin, Sadık Yalsızuçanlar&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-3925284815209923526?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/3925284815209923526/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/09/seylerin-duzeni.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/3925284815209923526'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/3925284815209923526'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/09/seylerin-duzeni.html' title='Şeylerin düzeni (?)'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_KlmhVXamB-A/Squ0q0s41TI/AAAAAAAAAFQ/dkvw4NJlPdY/s72-c/SanatMuzesiHacettepeemrali.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-4342858130460625195</id><published>2009-08-21T15:38:00.004+03:00</published><updated>2009-08-21T15:54:27.006+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='..ile..'/><title type='text'>27 Mayıs..</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_KlmhVXamB-A/So6Y0ZVqV0I/AAAAAAAAAFI/dkx9PVZ4uqk/s1600-h/1395274.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_KlmhVXamB-A/So6Y0ZVqV0I/AAAAAAAAAFI/dkx9PVZ4uqk/s400/1395274.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5372399431421941570" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;O ta önceki yerleşik acı artık katılaştı, kalıcı bir ur haline geldi:&lt;br /&gt;onunla d a birlikte yaşamayı, ona da katlanmayı öğrenirim herhalde&lt;br /&gt;- olmazsa da, olmaz, zaten!..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En değerli hayalimdin sen, [--] : k e n d i n i   y ı k t ı n!..&lt;br /&gt;-  Elden çıkarmak istemediğin gerçekler vardı, herhalde: bir yarım&lt;br /&gt;yamalak felsefecinin hayali olmak ise, istemedin. Oysa, onun,&lt;br /&gt;yaşamında bir kez olsun gerçekleştirdiği, gerçek hale getirebildiği&lt;br /&gt;tek hayali olabilirdin- hatta, sanıyorum, bunu istiyordun da...&lt;br /&gt;Hayalden gerçekliğe giden yoldaki adımı atmadın - "Kaçtım" dedin..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte : kaçtığın kendindi - belki de, benim gerçekleşen hayalim&lt;br /&gt;olabilseydin, kendi en yoğun gerçekliğin de olabilirdin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kim bilir, artık - geçti..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-ile'den Oruç Aruoba'dan-&lt;/blockquote&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-4342858130460625195?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/4342858130460625195/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/08/27-mays.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/4342858130460625195'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/4342858130460625195'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/08/27-mays.html' title='27 Mayıs..'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_KlmhVXamB-A/So6Y0ZVqV0I/AAAAAAAAAFI/dkx9PVZ4uqk/s72-c/1395274.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-8531745615349118373</id><published>2009-08-16T17:25:00.005+03:00</published><updated>2009-08-17T12:32:55.392+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='..Sana Gül Bahçesi Vadetmedim..'/><title type='text'>Yanılsama'ymış..</title><content type='html'>&lt;a style="font-weight: bold;" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://img389.imageshack.us/img389/8274/sanagulbahcesivadetmedimdt6.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 374px; height: 499px;" src="http://img389.imageshack.us/img389/8274/sanagulbahcesivadetmedimdt6.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;"Sana hiçbir zaman gül bahçesi vadetmedim ben. Hiçbir zaman kusursuz bir adalet vadetmedim..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ve hiçbir zaman huzur ya da mutluluk da vadetmedim. Sana ancak bütün bunlarla savaşma özgürlüğüne kavuşmanda yardımcı olabilirim. Sana sunduğum tek gerçeklik savaşım. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Ve sağlıklı olmak, gücünün yettiği kadarıyla, bu savaşımı kabul edip etmemekte özgür olmak demektir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ben yalan şeyler vadetmem hiç. Kusursuz, güllük gülistanlık bir dünya masalı koca bir yalandır..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;üstelik &lt;span style="font-style: italic;"&gt;böyle bir dünya çok can sıkıcı bir yer olur!&lt;/span&gt;" (115)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Hastalarla çalışmayı seviyordu Dr. Fried.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Bu insanlar hastalıkları sayesinde pek az "aklı başında" insanın&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;yapabileceği biçimde, ruh sağlığı olgusunu inceliyorlardı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Bazen diye düşündü Dr. Fried üzgün üzgün, dünya birtakım&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;kurumlarında bulunan insanlardan çok daha &lt;span style="font-style: italic;"&gt;hasta&lt;/span&gt; oluyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Almanya'daki hastanede hastane duvarlarının öbür yanında Hitler&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;diye birinin olduğu ve hangi tarafın aklı başında olduğunu kendisinin&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;bile söyleyemediği bir dönemde karşılaştığı Tilda'yı hatırladı. (syf 21)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Hastaları birer birer ele almak Tanrı için uygunsa, onun için de uygundu.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Doktor, Deborah'a gezinti sahasında serbestçe dolaşma iznini vermişti,&lt;br /&gt;ama dışarı çıkmasına izin vermemişti. Deborah da adı Carla olan o iriyarı&lt;br /&gt;genç kıza , "Eh, demek ki ben 100 m2 normalmişim."(25)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Cehennem'in eşiğine gelmiş kişilerin şeytandan ödü kopuyordu; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;zaten cehennemin içinde olanlar içinse şeytan özel biri değildi, &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;yalnızca başka biriydi, o kadar.(79)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;"İstersen beni kırabilirdin -ama kırmadın!" Ve Deborah, Carla'nın neden&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;onu esirgediğini anlayamadığı için, dondurucu , katıksız bir dehşet içinde&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;tir tir titreyip dişlerini sıkarak öylece yattı.(84)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;"Kaçık kişi, boynundaki ilmeği kopmuş biridir." (94)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;"Ben &lt;span style="font-style: italic;"&gt;kendim&lt;/span&gt; gözümün içindeki saç teliyim, sen de öylesin.."(111)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Esther, bu "bir-süre-daha-bekleme"nin, sessizce eylemsizliğe sığınma yollarından biri olduğunu biliyordu. Gözlerini kapa, sorun yok olsun ve her şey güzel-güzel-güzel olsun.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Bir yalandı bu. Böylece, kaçamak sözlerle konuyu tartışıp durdular.(140)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Sandığından daha hastasın anlaşılan, dedi Deborah kendi kendine, Yr diliyle. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Bu insanlar Tanrı'ya fırlatmak için genellikle en kötüsünü seçerler. Tanrı onların &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;köpeği ve kemik olarak da bir sürü Deborah var. O halde adım Kemik olsun bundan böyle.(167)&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-8531745615349118373?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/8531745615349118373/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/08/yanlsamayms.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/8531745615349118373'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/8531745615349118373'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/08/yanlsamayms.html' title='Yanılsama&apos;ymış..'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-5817662087379381451</id><published>2009-08-02T23:25:00.011+03:00</published><updated>2009-08-15T19:25:03.393+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='oruç aruoba'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='..de ki işte..'/><title type='text'>Felsefe(işte)</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;Felsefe yapmak, kişinin,&lt;br /&gt;gelmeyeceğini bildiği birisini&lt;br /&gt;beklemesine benzetilebilir.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_KlmhVXamB-A/SniKsths1rI/AAAAAAAAAFA/nuT0Dyo4LXQ/s1600-h/4074047-md.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 294px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_KlmhVXamB-A/SniKsths1rI/AAAAAAAAAFA/nuT0Dyo4LXQ/s400/4074047-md.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5366191456751769266" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);"&gt;De Ki&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);"&gt; &lt;/span&gt;İşte&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3.&lt;br /&gt;Felsefede önemli olan düşüncenin kendisi değildir -&lt;br /&gt;bütün düşünülebilir düşünceler, zaten,&lt;br /&gt;şu ya da bu biçimde, daha önce düşünülmüştür;&lt;br /&gt;önemli olan, düşüncenin dilegetiriliş biçimidir -&lt;br /&gt;'yeni' anlam ancak orada bulunabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Felsefede içerik,uzun uzun oluşturulan yandır;&lt;br /&gt;bütün kuruluşlardan sonra bile gelişmesini sürdürür.&lt;br /&gt;Oysa 'biçim'anlık ve tek seferliktir;&lt;br /&gt;gelebilirse,gelir;kurulabilirse,kurulur:&lt;br /&gt;felsefe yapan kişi için de,felsefe okuru için de-&lt;br /&gt;felsefenin asıl niteliğini belirleyen de işte budur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Felsefenin içeriği ''anlatılamaz'';&lt;br /&gt;''biçimi''gösterilebilir ancak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;13.&lt;br /&gt;Felsefede hiçbirşey dolaysız olamaz;&lt;br /&gt;'düpedüz' dilegetirilmiş bir felsefi düşünce, olamaz --&lt;br /&gt;çünkü, felsefeyi felsefe yapan, yalnızca, (belki de)&lt;br /&gt;raslantısal olarak, o tek kişiyi ilgilendiren birşeyin,&lt;br /&gt;dolaylanarak, her bir kişiyi ilgilendirmesi gereken birşey&lt;br /&gt;haline getirilmesi değil; aynı zamanda,&lt;br /&gt;o kişinin yaşamındaki ilgi odağından uzaklaştırılarak&lt;br /&gt;'kişisel' niteliğini yitirmesi, soğuması, durulması,&lt;br /&gt;saf, arı, berrak düşünce haline gelmesidir. Bu da, işte,&lt;br /&gt;felsefeyi böyle yapan kişi için, büyük acıları gerektiren;&lt;br /&gt;sanki, kendisine çelme takmasını,&lt;br /&gt;kendisini çamura düşürerek kirletmesini&lt;br /&gt;gerektiren bir çabadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Felsefe, böylece, zor ve acılı bir çabadır --&lt;br /&gt;kişiye verebileceği tek sevinç de, bu çabanın sonunda,&lt;br /&gt;işin üstesinden başarıyla gelmiş olmanın verebileceği&lt;br /&gt;sevinçtir - -ama, bu, hiçbir zaman tam olarak&lt;br /&gt;üstesinden gelinemeyen, gelinemeyecek bir iş;&lt;br /&gt;hiçbirzaman tam sonuna ulaşılamayacak bir çaba&lt;br /&gt;olduğundan dolayı da, felsefe yapan kişi, işte,&lt;br /&gt;hep acılı kalır..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;15.&lt;br /&gt;Felsefe yapan kişi, yaptığına (ve yazmışsa, yazdığına)&lt;br /&gt;sonradan baktığında, hiç anlamadığı, hatta&lt;br /&gt;hiçbir anlam veremediği 'kör' noktalar görmüyorsa,&lt;br /&gt;yaptığı, felsefe değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;..Burada bir yaşantı, kişinin yazdıklarını bir süre sonra yeniden okuyunca, "Vay canına&lt;br /&gt;-neler yazmışım!" demesi olabilir - hele belleği de pek güçlü değilse...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;18.&lt;br /&gt;Felsefe, kişinin, kesinliğe hiçbirzaman ulaşamayacağı&lt;br /&gt;şüphesiyle yürüttüğü bir bilinç çabasıdır--&lt;br /&gt;ya da, kesinliğe hiçbirzaman ulaşamayacağı&lt;br /&gt;bilinciyle yürüttüğü bir şüphe çabası...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Felsefe, felsefe yapan kişinin, kendinin tam bilincinde&lt;br /&gt;olma duygusu ile, kendini sürekli aldatıyor olma&lt;br /&gt;duygusunu, aynı zamanda, birarada yaşadığı&lt;br /&gt;bir çabadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Felsefe, bilinçlendirmenin olanaksız olanağı&lt;br /&gt;(ya da olanaklı olanaksızlığı)&lt;br /&gt;dır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;24.&lt;br /&gt;Felsefenin 'soyut'luğu, felsefe yapan kişinin 'soyutlanma'&lt;br /&gt;gereksiniminden -ve zorunluğundan-&lt;br /&gt;ileri gelir: Toplumuna, çevresine, yakınlarına;&lt;br /&gt;giderek, her türlü 'çevrelenmişliğe' , 'ilişkililiğe',&lt;br /&gt;'biraradalığa' yabancılaşması - en sonunda,&lt;br /&gt;bütün 'dünya'dan soyutlanması - - giderek&lt;br /&gt;daha yalnız; en sonunda da, yapayalnız,&lt;br /&gt;tek başına kalması...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bu süreç, dolaysız olarak felsefenin yapısından&lt;br /&gt;çıkan bir zorunluluğa dayanır: Felsefe yapan kişi, kendi&lt;br /&gt;üzerinde ("içinde") gittikçe daha derine giden&lt;br /&gt;sorgulamalarını yürüttükçe, 'kendisi' de gittikçe&lt;br /&gt;yoğunlaşan, aynı zamanda da çevresi uçurumlaşan&lt;br /&gt;bir biçimde, düşünceleriyle düz orantılı olarak,&lt;br /&gt;derinleşir: 'kendi'nden uzaklaşır, 'kendi'ne yabancılaşır,&lt;br /&gt;'kendi'nden soyutlanır - kendi kendisi için&lt;br /&gt;anlaşılmaz hale gelir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Felsefenin varabileceği son anlam noktası,&lt;br /&gt;tam anlamsızlığın son noktasıdır.-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Felsefe, anlamsızlığın en sonuna ulaştığında,&lt;br /&gt;tam anlamlılığa da ulaşmıştır.-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Felsefenin son anlamı,&lt;br /&gt;anlamsızlığın sonudur...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;32.&lt;br /&gt;Felsefenin temel bir çatışması, kalıcı (değişmeyen)&lt;br /&gt;ile geçici (değişen) arasındaki gerilimden çıkar:&lt;br /&gt;Felsefe yapan kişi, yaptığının -yapmakta olduğunun-&lt;br /&gt;neredeyse gülünç geçiciliği ile, yaptığının (ve&lt;br /&gt;yazdığının) yöneldiği -yönelmeye çalıştığı-&lt;br /&gt;neredeyse korkunç kalıcılık arasındaki farkın, her an,&lt;br /&gt;sürekli bilincindedir - kendi, ölüme yönelmiş&lt;br /&gt;(yoksul, dökülgen) yaşamı ile, düşüncelerinin (ve&lt;br /&gt;tümcelerinin) sonsuzluğa yönelmiş (yoğun, direngen)&lt;br /&gt;varlığı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;41.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kişi, yaşadığının felsefeye elverişliliğini&lt;br /&gt;şuradan bilebilir:&lt;br /&gt;Düşüncesini doğuran yaşantı,&lt;br /&gt;sert, sivri, keskin;&lt;br /&gt;bir bıçak, bir şiş, bir neşter gibi,&lt;br /&gt;içini oyuyor, deliyor, kesiyorsa -&lt;br /&gt;işte, felsefeye de elverişlidir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;43.&lt;br /&gt;Felsefe olanaksızdır; bu yüzden, zorunludur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılamayacağı bilinmeden girişilmiş bir çaba,&lt;br /&gt;felsefe olamaz - yaptığı konusunda, "bunu belki&lt;br /&gt;kıvırırım" diye düşünebilen kişi,&lt;br /&gt;felsefe yapıyor olamaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Felsefe, olanaksızın, olanaksız olarak, olanaksızdır diye,&lt;br /&gt;olanaksız olduğu için, olanaksız olduğu bilinciyle,&lt;br /&gt;denenmesidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yüzden, işte, zordur felsefeye girişmek : olanaksız&lt;br /&gt;olduğunu bile bile -hem de tam bir yüreklilikle-&lt;br /&gt;girişmektir çünkü, bir işe...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;45.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Felsefenin yol alması için, onu engelleyen birşeylerin&lt;br /&gt;varlığı gereklidir - felsefe 'düz yol'da yürümez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Felsefeyi yürüten, onu durduranlardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Felsefe 'bağımsız' olamıyor mu öyleyse?! - Evet,&lt;br /&gt;işte: bir "kaşınma"dır felsefe; onu yapan kişinin&lt;br /&gt;'elinde' olan birşey değil: engeller olmasa, gereksiz&lt;br /&gt;birşey olurdu - kişi kavramlarla niye boşuna oynasın&lt;br /&gt;ki -- niye, boş laf etsin ki?!...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;46.&lt;br /&gt;Felsefe, lüksüm değil, gereksinimimdir;&lt;br /&gt;üstünlüğüm değil, düşmüşlüğüm -&lt;br /&gt;düştüğüm suyun içinde batıp gitmememi sağlayan&lt;br /&gt;can yeleği; hala nefes alabilmemi sağlayan&lt;br /&gt;hava borusu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Felsefe, onsuz edemeyeceğimdir ancak -&lt;br /&gt;onsuz olamadığım... - Onu istediğim an&lt;br /&gt;elimde bulundurabilip, istemediğimde de&lt;br /&gt;gözden çıkarabilseydim, hiçbir işe yaramazdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Felsefe, beni ancak (kıt kanaat) yaşatandır -&lt;br /&gt;ancak yaşayabildiğim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Felsefeyi bir "kaşınma"dan dolayı "kendini kaşıma"ya benzeten Wittgenstein'&lt;br /&gt;dır. 'Elinde / elinin altında olmama' açısından da önemli sözü yine bir şair;&lt;br /&gt;Valery, söylemiş:&lt;br /&gt;"Herzaman yazabileceğimi hiçbirzaman yazmam."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;55.&lt;br /&gt;Felsefede en son söylenebilecek şey,&lt;br /&gt;en sonda, hiçbirşeyin söylenemeyeceğidir: -&lt;br /&gt;işte, bu...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-5817662087379381451?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/5817662087379381451/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/08/felsefeiste.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/5817662087379381451'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/5817662087379381451'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/08/felsefeiste.html' title='Felsefe(işte)'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_KlmhVXamB-A/SniKsths1rI/AAAAAAAAAFA/nuT0Dyo4LXQ/s72-c/4074047-md.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-4455781913400563155</id><published>2009-07-26T22:20:00.005+03:00</published><updated>2009-08-15T19:24:18.283+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='oruç aruoba'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='..de ki işte..'/><title type='text'>Yaşam(ki) -2-</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_KlmhVXamB-A/Smy8J_ZsMLI/AAAAAAAAAE4/Gp_JW0kQvXs/s1600-h/6444533-lg.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 358px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_KlmhVXamB-A/Smy8J_ZsMLI/AAAAAAAAAE4/Gp_JW0kQvXs/s400/6444533-lg.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5362868136115450034" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);"&gt;De&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; Ki&lt;/span&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);"&gt;İşte&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;55.&lt;br /&gt;Yaşamın,yapman gerekenleri yapabilmen için,&lt;br /&gt;  boyuna,yapmaman gerekenleri yapman olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Yaşamın,hep,yapman gerekenleri yapabileceğin zamanları özlemen olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Yaşamın,yapman gerekenleri hiç yapamaman olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Yaşamın,yapılamayan olarak kalacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;57.&lt;br /&gt;Önce yaşayacaksın:belki sonradan,(''topallayarak'')&lt;br /&gt;  gelecek yaşamın bilgisi sana-ki,o da,&lt;br /&gt;  ne kadarı 'doğru',ne kadarı 'yanlış'belli olmadan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Bilmeden yaşayacaksın-yaşadığının da ne olduğunu,&lt;br /&gt;  sonradan bile,bilemeyeceksin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Bildiklerini ise,işte,hiç de,yaşamamış olacaksın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;63.&lt;br /&gt;Yaşadıkça, yaşamın hep daha derinine inebilirsen&lt;br /&gt;(buna dayanabilirsen), onun nasıl lav kaynakları gibi&lt;br /&gt;kavurucu, aynı zamanda, soğuk dağ pınarları gibi&lt;br /&gt;dondurucu olduğunu göreceksin - ki, yaşamın işte,&lt;br /&gt;kavurucu, ve, dondurucu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşamda, kavrulacaksın, ve, sonra, donacaksın, ve,&lt;br /&gt;yine,...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;71.&lt;br /&gt;aşamda yapabileceklerin, zaten, yapabildiklerin olacak&lt;br /&gt;-ama yapabildiklerin, yapabileceklerinden&lt;br /&gt;daha az olabilecek: ıskalayabileceksin -bundan da&lt;br /&gt;korkma, kaçınma; zaten, yapabileceklerini&lt;br /&gt;yapabildiklerinden ayrı, bağımsız olarak&lt;br /&gt;saptayabilseydin, 'herşeye kadir' olurdun!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapabileceklerine boşver -yapabildiklerini yap!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;73.&lt;br /&gt;Yaşamının hiçbir belirli yerinde bulamadığın amacı, boydanboya kendisinde yatar.&lt;br /&gt;Yaşamının amacını arayıp arayıp bulamayacaksın;&lt;br /&gt;ki, bu olacak işte yolu gösteren -amaç da, bu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;75.&lt;br /&gt;Yaşamında yapabileceğin herşey tükendiğinde,&lt;br /&gt;ya da hiçbirşey yapamayacak duruma düştüğünde,&lt;br /&gt;yazarsın - ancak da o zaman yazabilirsin:&lt;br /&gt;Yazabilmen, yapabileceklerinin tükenmesi;&lt;br /&gt;senin, hiçbirşey yapamayacak duruma düşmen&lt;br /&gt;olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiçbirşey yapamıyorsan, yazarsın&lt;br /&gt;- ancak da, o zaman...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;77.&lt;br /&gt;Yaşamı yazmaya kalkıştığında,sıkıntıya düşersin hep:&lt;br /&gt;  yaşadığın,yazıya gelir gerçi;ama,yazıldığında&lt;br /&gt;  içine gireceği-girdiği-biçim,aykırılığı,çelişmesi,&lt;br /&gt;  zıtlığıyla,seni huzursuz eder,sana sıkıntı verir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Yaşadığını,yaşadığın biçimiyle,yazıya dökemezsin-&lt;br /&gt;  dökülür&lt;br /&gt;  gider...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Yaşadığını yazamazsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Yazdığın da yaşadığın değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Yaşarsın belki;ama yazamazsın ki:&lt;br /&gt;  Yazarsın belki;ama yaşamamışsındır ki...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Yazdığın,yaşamadığındır-&lt;br /&gt;  yaşadığın,yazılmadan kalır;&lt;br /&gt;  yazılmadan&lt;br /&gt;  geçer.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-4455781913400563155?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/4455781913400563155/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/07/yasamki-2.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/4455781913400563155'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/4455781913400563155'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/07/yasamki-2.html' title='Yaşam(ki) -2-'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_KlmhVXamB-A/Smy8J_ZsMLI/AAAAAAAAAE4/Gp_JW0kQvXs/s72-c/6444533-lg.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-496104541597537916</id><published>2009-07-24T00:24:00.004+03:00</published><updated>2010-03-01T20:48:48.327+02:00</updated><title type='text'>Gezgin..</title><content type='html'>Sadık Yalsızuçanların İbn-i Arabi'nin hayatını anlattığı Gezgin isimli kitabından notlar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;**Evet ile hayır. Bugüne değin yaşadıklarımdan öğrendiğim şey bu iki kelimedir. (syf 9)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;**Filozofun tabutu, Kurtuba'daki mezarına taşınıyordu.(..) Bir yük hayvanının bir yanına Filozofun cesedinin bulunduğu tabut, diğer yanına ise kitaplarının bulunduğu sandık yüklenmişti. Gezgin, olduğu yerden, sessizce, kımıldamaksızın olup bitenleri izliyordu. Şair olan arkadaşı, "Üstadı görüyor musun" dedi, "Neyle tartılıyor? Bir tarafta kendisi öbür tarafta yazdığı eserler."&lt;br /&gt;İnsan yaptıklarıyla tartılıyor.(10)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;**Allah'ı sevdiğini söyleyen ama O'nunla huzur bulmayan kimselere şaşıyorum..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-496104541597537916?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/496104541597537916/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/07/gezgin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/496104541597537916'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/496104541597537916'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/07/gezgin.html' title='Gezgin..'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-7617001832658019041</id><published>2009-07-06T12:14:00.006+03:00</published><updated>2009-08-15T19:23:24.259+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='oruç aruoba'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='..de ki işte..'/><title type='text'>Yaşam(ki)</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_KlmhVXamB-A/SlYdlCGQbMI/AAAAAAAAAEo/i9F3l-0MqSA/s1600-h/4079972-md.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 309px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_KlmhVXamB-A/SlYdlCGQbMI/AAAAAAAAAEo/i9F3l-0MqSA/s400/4079972-md.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5356501328859262146" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 0, 0);"&gt;De&lt;/span&gt; &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ki&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 0, 0);"&gt; İşte&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşamın, en temelde, bağımsız, kendine yeterli olmaya&lt;br /&gt;çalışmanın süreci olacak -doğumda, tam bağımlıydın;&lt;br /&gt;sonda, ölümde ise, -başarabilirsen- tma bağımsız&lt;br /&gt;olabileceksin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama, ikisinin (doğum ile ölümün) arasında, hep bir&lt;br /&gt;gelişme olacak yaşamın: bir 'ilerleme' değil; şu ya da&lt;br /&gt;bu yönde, bir gelişme...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendine yeterli olma, bağımsız olma yönünde ise,&lt;br /&gt;gelişmen, hep, başka kişilerle kurduğun ilişkilerin&lt;br /&gt;içinden geçerek yürüdüğün bir yol olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bağımsızlığın, bağımlılıklardan geçecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşamını, ancak bağımlılıkların içinde bağımsız&lt;br /&gt;kılabilirsin -ki, yaşamı özgürleştirmen, onu, sürekli,&lt;br /&gt;bir yerlere bağlayıp, sonra, o yerlerden koparabilmen&lt;br /&gt;olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşam, kopmadan kurtulamaz -&lt;br /&gt;ama bağlanmadan da kopamaz.&lt;br /&gt;Yaşamında kurtuluş, hep, bağlanıp -kendini&lt;br /&gt;bağlayıp- sonra, hep, bağlarını koparman olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;18.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşamını birşey beklemeden yaşayacaksın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne çok şey beklediğini biliyorsun;&lt;br /&gt;gene, bekleyeceksin onları (elinde değil bu);&lt;br /&gt;ama beklentilerinin ne ifade ettiklerini,&lt;br /&gt;ne anlama geldiklerini -beklediğin, beklediklerin de,&lt;br /&gt;birgün tutup gelirlerse, onların da&lt;br /&gt;ne ifade edeceklerini, ne anlama geleceklerini -&lt;br /&gt;bilerek yaşayacaksın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne beklediğini bilerek -ama, beklemeden-&lt;br /&gt;yaşayacaksın: en çok beklediğinin de, gelse bile birgün&lt;br /&gt;hiçbirzaman beklediğin anlamda gelmeyeceğini&lt;br /&gt;bilerek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşamın bir bekleme olacak - ama,&lt;br /&gt;beklemeden yaşayacaksın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;20.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşamın yalnızca anlaşılamaz, bilinemez olmakla&lt;br /&gt;kalmayacak, yer yer, yaşanamaz hale de gelecek:-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Garip, çelişkili yönelmelerinle, kendini öyle durumlara&lt;br /&gt;sokacaksın ki, içinden çıkılamaz bile değil, daha, içine&lt;br /&gt;girilemez bile olacaklar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşamdan ne istediğini bilememekle de&lt;br /&gt;kalmayacaksın - bakacaksın ki,&lt;br /&gt;ne olduğunu bilmediğin şeyler istemişsin;&lt;br /&gt;istediğinin ne olduğunu bilmeden de,&lt;br /&gt;ne olduğunu bilmediğin şeyler yapmışsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çelişkili eylemlerinle hem kendini hem de ilişkide&lt;br /&gt;olduğun kişileri öyle durumlara sokmuş olacaksın ki,&lt;br /&gt;sen de onlar da, ne yapılabileceğini bilemediğiniz&lt;br /&gt;durumlarda kalacaksınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anlaşılamaz, bilinemez, giderek, yaşanamaz bir yaşam&lt;br /&gt;yaşayacaksın -bunu, üstelik, ötekilere de yaşatacaksın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşam yaşanamaz olacak -&lt;br /&gt;senin için de, ötekiler için de...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşamı yaşayamayacaksın-ız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;22.&lt;br /&gt;Ancak arada bir gerçekten yaşayacaksın :&lt;br /&gt;duygusal olarak "unutulmaz bir an" denen&lt;br /&gt;yaşam aralıklarından birinde, tam kendin olarak,&lt;br /&gt;tam kendisiyle yüzyüze geldiğin bir başka kişiyle&lt;br /&gt;birlikte, birşey yaşadığında (bir sevinç, bir acı...)&lt;br /&gt;-- o zaman gerçekten yaşarsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama bu "an"ları son derece seyrek yaşarsın&lt;br /&gt;(kimi insanlar --çoğunluk-- bunları hiç yaşamaz&lt;br /&gt;belki); son derece de kısa... gene de, bunların sağladığı&lt;br /&gt;anlam yoğunluğu, yaşamının bütün geriye kalan&lt;br /&gt;çölünü yeşertmeye yetecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;29.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşamında, şu bile olabilecek:-&lt;br /&gt;Kendi bağımsızlaşma sürecin içindeki eylemlerinle,&lt;br /&gt;bir başka kişinin bağımlılık koşullarını&lt;br /&gt;kurabileceksin -bunu 'istemeden'&lt;br /&gt;yaptığını da tam olarak söyleyemeceksin,&lt;br /&gt;kendi kendine bile; o kişiye ise... -işte, ona&lt;br /&gt;söyleyebileceğin herhangi birşey,&lt;br /&gt;gene, aynı sonuca varacak!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu bile olabilecek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;30.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşamında, sevdiklerin&lt;br /&gt;-ve seni sevdiklerini söyleyenler-&lt;br /&gt;senin özlediğin ön-düşüncesiz, hazırlıksız,&lt;br /&gt;kendiliğinden, geldiği-gibi birlikteliğe hazır olsalardı,&lt;br /&gt;girebilselerdi, mesele olmazdı ki - ama değiller...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiç bulamayacaksın bir sevdiğini böyle&lt;br /&gt;- hiçbir sevdiğin de böyle olmayacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hatalı olan, ya senin beklentin -&lt;br /&gt;ya da - -&lt;br /&gt;çek kuyruğunu!...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;37.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yavaş yaşayacaksın - bir tür hayretle seyredeceksin&lt;br /&gt;yaşamının kendi önünde biçimlenişini; bir yandan da,&lt;br /&gt;bir garip yaşantı yoluyla, yaşamının zaten bu yönde&lt;br /&gt;biçimleneceğini önceden bildiğin duygusunu&lt;br /&gt;duyacaksın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yavaş yavaş, şaşmaz adımlarla olacağına varacak&lt;br /&gt;yaşamın -sen de, hayretle seyrederken&lt;br /&gt;onun oluşumunu, bileceksin ki, zaten,&lt;br /&gt;böyle olacaktı işte..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşamını, hayretle, bileceksin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;38.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşamın en küçük eyleri bile bakım ister:&lt;br /&gt;ufak ayarlamalar,düzenlemeler,onarımlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya büyük şeyleri?...&lt;br /&gt;-Yaşamın büyük şeyleri yoktur ki;&lt;br /&gt;yaşamın herşeyi küçüktür, ufacıktır, ayrıntıdır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-7617001832658019041?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/7617001832658019041/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/07/yasamki.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/7617001832658019041'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/7617001832658019041'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/07/yasamki.html' title='Yaşam(ki)'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_KlmhVXamB-A/SlYdlCGQbMI/AAAAAAAAAEo/i9F3l-0MqSA/s72-c/4079972-md.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-351791449758266673</id><published>2009-07-04T19:23:00.009+03:00</published><updated>2009-07-09T19:39:20.187+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='oruç aruoba'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='..de ki işte..'/><title type='text'>Ölüm (de)</title><content type='html'>De Ki İşte; Oruç Aruoba'ya başlamış olduğum kitap aslında, içimden bütün kitaplarını zorlanmadan, yüksünmeden satın alıp okuyup kitaplığıma koyacağım bir yazar olarak geçiyor, zamanımız yeterse tabii..&lt;br /&gt;Kitaptan aldığım Notlar:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;ÖLÜM(de)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_KlmhVXamB-A/SlPADGrGg_I/AAAAAAAAAEg/8couE6Y7YhM/s1600-h/5706451-md.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 400px; height: 284px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_KlmhVXamB-A/SlPADGrGg_I/AAAAAAAAAEg/8couE6Y7YhM/s400/5706451-md.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5355835541437187058" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6.&lt;br /&gt;Evet,işte:&lt;br /&gt;Yaşadıklarımız&lt;br /&gt;öldürdüklerimizdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başka türlü nasıl olsundu ki: bir belirli yaşam&lt;br /&gt;anında gerçekleştirilen, yaşar kılınan bir şey,&lt;br /&gt;o anın geçip gidişiyle, yokolmak üzere varedilmiş&lt;br /&gt;olmaz mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir belirli anda yaşanan,&lt;br /&gt;o anın geçiciliği yoluyla,&lt;br /&gt;ölüme teslim edilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her yaşanan geçicidir;&lt;br /&gt;her yaşayan ölümlü...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ölüm de,öyleyse,yaşayanın geçiciliğidir.&lt;br /&gt;-Ama, demek ki, ancak yaşamış olan ölebilir:&lt;br /&gt;Öyleyse, ölen, yaşamış olandır -yaşayan da,&lt;br /&gt;ölecek olan; yani, yaşayan  - - öyleyse, işte,&lt;br /&gt;ölüm yaşamdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşam ne denli ölümse,&lt;br /&gt;ölüm de o denli yaşamdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ölen, çünkü, ancak yaşamışsa ölebilir; ve tersi-&lt;br /&gt;ancak yaşamış olan ölebilir; ve tersi-&lt;br /&gt;ancak ölmüş olan yaşayabilir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öyleyse,&lt;br /&gt;öldürdüklerimiz de, hep yaşadıklarımızdır&lt;br /&gt;-nasıl, yaşadıklarımız, hep,&lt;br /&gt;öldürdüklerimizse...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyi ki yaşarız, onu ölürüz&lt;br /&gt;-öldüğümüz de, hep, yaşadığımızdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;13.&lt;br /&gt;İnsan, yaşamın anlamını&lt;br /&gt;ölümde bulur ancak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşam ancak ölümün varolabilmesiyle&lt;br /&gt;- ve bilinçlendirilebilmesiyle-&lt;br /&gt;anlamlıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ölümsüz yaşam, anlamsızdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasıl ki ölümü hesaba katmayan yaşamlar yaşayan&lt;br /&gt;insanların yaşamları anlamsızdır - aynı şekilde,&lt;br /&gt;ölüme bilinçle giden yaşamlar yaşayabilen kimi&lt;br /&gt;insanlar, yaşamlarının son anlarıyla, ortaya&lt;br /&gt;yoğun anlam birimleri ortaya koyabilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ölüm, çünkü, yaşamın 'sona erişi' değildir--&lt;br /&gt;şu koşulla: Yaşam, başından başlayarak, yaşam olarak,&lt;br /&gt;ölümden anlam çekebilmişse; ölüm, bir son olarak&lt;br /&gt;- anlamsızlığını birlikte getirerek- gelince,&lt;br /&gt;'biten' yaşamın anlamını çekip almak şöyle dursun,&lt;br /&gt;ona, yeni, yoğun bir anlam yükler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ölümle 'sona eren', yaşamın kendisidir; anlamı değil:&lt;br /&gt;Öyle yaşamlar vardır -olmuştur ve yeniden olabilir-&lt;br /&gt;ki, asıl anlamlarını ölümden sonra yaşarlar --&lt;br /&gt;ve yaşatırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimi yaşamların anlamı, ölümle, ölümden sonra,&lt;br /&gt;başlar -ve büyüyerek sürer. Kimi yaşamlar&lt;br /&gt;-çoğunluk insanların yaşamları- ise,&lt;br /&gt;ölümle gerçekten de sona erer; çünkü, zaten,&lt;br /&gt;başından başlayarak ve boydan boya,&lt;br /&gt;anlamsız olmuşlardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanların çoğunluğu, yaşamlarını anlamsız yaşıyorsa,&lt;br /&gt;pek ender bir azınlığı, ölümlerini yaşayarak,&lt;br /&gt;yaşamlarını da anlamlı yaşıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesele de, yalnızca ölüm anında anlamlı olabilmek&lt;br /&gt;değil. --Bütün bir yaşam boyu, ölümü de yaşama&lt;br /&gt;katan yaşama biçimleri, bunu yapabilmekle, sürekli&lt;br /&gt;bir anlam içeriği edinirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;14.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ölüm olmasaydı,&lt;br /&gt;yaşam anlamsız olurdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ölümün varolan 'birşey' olması,&lt;br /&gt;yaşamı da anlamlı kılar -&lt;br /&gt;onun da anlamını vareder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ölüm yaşamı vareder...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ölüm varsa, yaşam da vardır -&lt;br /&gt;ölüm varolmadıkça, yaşam da yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşam, varolma ve varetme gücünü&lt;br /&gt;ölümden alır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ölüm yaşamın gücüdür -&lt;br /&gt;ya da, yaşamın güçlülüğü...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;18.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dolu bir yaşam, her anında -ya da,&lt;br /&gt;her iki anının arasında -ölüme&lt;br /&gt;olanak tanıyan yaşamdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşadığın her andan sonra -her andan da&lt;br /&gt;önce-, ölebilecek durumdaysan,&lt;br /&gt;gerçekten yaşıyorsun demektir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak ölebilecek olan kişi yaşar.&lt;br /&gt;(Bu bir tautoloji mi: zaten,&lt;br /&gt;insan -yaşarken- her an, ölebilir...?)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama, bilinçli yaşayan kişi, her anını&lt;br /&gt;ölebilme bilinciyle birlikte yaşar -&lt;br /&gt;öyle yaşıyorsa, işte, bilinçlidir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşam bilinci, eninde sonunda,&lt;br /&gt;ölüm bilincidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşamı bilinçlendirilmesini sağlayan,&lt;br /&gt;sağladığın ölüm bilincidir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-351791449758266673?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/351791449758266673/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/07/de-ki-iste.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/351791449758266673'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/351791449758266673'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/07/de-ki-iste.html' title='Ölüm (de)'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_KlmhVXamB-A/SlPADGrGg_I/AAAAAAAAAEg/8couE6Y7YhM/s72-c/5706451-md.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-1099112223109048450</id><published>2009-06-24T00:22:00.009+03:00</published><updated>2009-07-03T01:52:34.099+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ŞİİR'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='oruç aruoba'/><title type='text'>Uyu Artık</title><content type='html'>&lt;span style="color: rgb(51, 204, 255);font-family:georgia;font-size:130%;"  &gt;&lt;b&gt;&lt;span style="text-transform: uppercase;"&gt;&lt;span style="color: rgb(128, 0, 0);"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 204, 255);font-family:georgia;font-size:130%;"  &gt;&lt;p style="word-spacing: 0pt; margin-left: 20px; margin-top: 0pt; margin-bottom: 0pt;"&gt;Yorgun musun?&lt;br /&gt;Yattın mı?&lt;br /&gt;Uyu-&lt;br /&gt;Düşünme beni.&lt;br /&gt;Ben ki&lt;br /&gt;Hiç düşünülmedim senden önceleri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Senden öncesi:&lt;br /&gt;Düşüncesi kızgın kumlara serpilen&lt;br /&gt;Azgın yellerle savrulan&lt;br /&gt;Bir damla gibi-&lt;br /&gt;Bir söz gibi:&lt;br /&gt;Sağır kağıtlara serilen&lt;br /&gt;Sessiz dudaklardan dökülen.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben, zaten&lt;br /&gt;Hiç söylenmedim ki senden öncesi.&lt;br /&gt;Uyu artık-&lt;br /&gt;Söyleme beni.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yattın mı?&lt;br /&gt;Yorgun musun?&lt;br /&gt;Biraz kıpırdasan uyumadan önce-&lt;br /&gt;Bilemesen&lt;br /&gt;Nereye koyacağını ellerini,&lt;br /&gt;Biraz oynatsan bileklerini&lt;br /&gt;Düşünürken beni&lt;br /&gt;Uyuyamadan önce-&lt;br /&gt;Bilsen&lt;br /&gt;Nasıl özlediğimi ellerini&lt;br /&gt;Bileklerini.&lt;/p&gt;  &lt;span style="color: rgb(255, 102, 102);"&gt;                        &lt;/span&gt;&lt;p style="word-spacing: 0pt; margin-left: 17px; margin-top: 7px; margin-bottom: 0pt;"&gt;&lt;span style="color: rgb(128, 0, 0);"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="text-transform: uppercase;"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 102, 102);"&gt; Oruç Aruoba&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-1099112223109048450?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/1099112223109048450/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/06/uyu-artk.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/1099112223109048450'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/1099112223109048450'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/06/uyu-artk.html' title='Uyu Artık'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-8827311107401350811</id><published>2009-06-21T18:50:00.005+03:00</published><updated>2009-06-21T19:22:49.062+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ŞİİR'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='özdemir asaf'/><title type='text'>Şiirler Hep..</title><content type='html'>Nokta&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bana yalanlar söylese yetinecektim.&lt;br /&gt;Ama yalan söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ki&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yanılmıyorsam, saygılarla yalnızdım.&lt;br /&gt;Saygılar duymasaydım, yanılmazdım.&lt;br /&gt;Yaslanacak anılarım olsaydı,&lt;br /&gt;Söyleye-söyleye, böyle saklamazdım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;pre&gt;&lt;span&gt;&lt;span style=";font-family:Times New Roman;font-size:130%;"  &gt;Ona seni anlattı,sana onu anlattı..&lt;br /&gt;Başı ona anlattı,sana sonu anlattı..&lt;br /&gt; Yarım yarım yaşayan darmadağın evlere&lt;br /&gt;   Birin ne kadar bütün olduğunu anlattı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/pre&gt;&lt;br /&gt;..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen bana bakma&lt;br /&gt;Ben senin baktığın yönde olurum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;duymak istediklerimi söylemiyorsun hiç&lt;br /&gt;dokunmuyorsun bana&lt;br /&gt;sen gibi bir şimşek çakıyor&lt;br /&gt;tam kalbime düşüyor yıldırımı&lt;br /&gt;ben gidiyorum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;pre&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:130%;"  &gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:Times New Roman;font-size:130%;"  &gt;Bir Şeyin Adı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce, büyük büyük düşündüm;&lt;br /&gt;Sonra büyük büyük yaşadım.&lt;br /&gt;Ne varsa, onlar aldı.&lt;br /&gt;Şimdi bana küçük bir ölüm kaldı.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/pre&gt;&lt;pre&gt;&lt;span style=";font-family:Times New Roman;font-size:130%;"  &gt;Kolay&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Farkında mısın,&lt;br /&gt;Değilsin kendi bahçende.&lt;br /&gt;Kendinden değil,&lt;br /&gt;Kendini bu kendin sanışın.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/pre&gt;&lt;br /&gt;..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir şeyden yana isen sen belki varsındır;&lt;br /&gt; bir şeye karşı isen sen kesin varsındır.&lt;br /&gt;Özdemir Asaf&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-8827311107401350811?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/8827311107401350811/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/06/siirler-hep.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/8827311107401350811'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/8827311107401350811'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/06/siirler-hep.html' title='Şiirler Hep..'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-2766632987252632687</id><published>2009-06-21T18:22:00.001+03:00</published><updated>2009-06-21T18:26:15.394+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='öyle işte'/><title type='text'>Unutmak</title><content type='html'>"...unutmak ; bir insanın gayr-ı resmi tarihidir..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne güzel bi cümle, tam da ülkenin bu türden tarihinin ortalara serildiği günlerde.&lt;br /&gt;Ortaya çıkaracak bir savcı olur mu gönüllüsü en azından, belki bir gün...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-2766632987252632687?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/2766632987252632687/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/06/unutmak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/2766632987252632687'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/2766632987252632687'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/06/unutmak.html' title='Unutmak'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-440643991515273917</id><published>2009-06-21T17:14:00.001+03:00</published><updated>2009-06-21T17:16:42.328+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ŞİİR'/><title type='text'>Özledim mi?</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;özledim seni...&lt;br /&gt;ayrılık yüreğimi uyuşturuyor karıncalandırıyor nicedir.&lt;br /&gt;beynimi uyuşturuyor özlemin...&lt;br /&gt;çok sık birlikte olmasak bile&lt;br /&gt;benimle olduğunu bilmenin&lt;br /&gt;bunca zamandır içimi ısıttığını&lt;br /&gt;yeni yeni anlıyorum&lt;br /&gt;Yokluğun,&lt;br /&gt;Hatırladıkça yüreğime saplanan bir sizi olmaktan çıkıp&lt;br /&gt;mütemadiyen bir boşluğa&lt;br /&gt;Sabahları seni okşayarak başlamaları&lt;br /&gt;aksamları her isi bir kenara koyup&lt;br /&gt;seninle baş başa konuşmaları özlüyorum;&lt;br /&gt;oynaşmalarımızı,&lt;br /&gt;yürüyüşlerimizi,&lt;br /&gt;sevimli haşarılığını,&lt;br /&gt;çocuksu küskünlüğünü...&lt;br /&gt;Nasılda serttin başkalarına karşı&lt;br /&gt;beni savunurken;&lt;br /&gt;ve ne kadar yumuşak&lt;br /&gt;bir çift kısık gözle kendini&lt;br /&gt;ellerimin okşayışına bırakırken&lt;br /&gt;Gitmeni asla istemediğim halde&lt;br /&gt;buna mecbur olduğunu görmek&lt;br /&gt;ve sana bunları söylemeden&lt;br /&gt;''git artık'' demek&lt;br /&gt;''beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk&lt;br /&gt;kavuşacaksın mutluluğa''&lt;br /&gt;demek sana nede zor&lt;br /&gt;seni görmemek ve belki yıllar sonra&lt;br /&gt;karsılaştığımızda&lt;br /&gt;bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden...&lt;br /&gt;yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Can Yücel&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-440643991515273917?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/440643991515273917/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/06/ozledim-mi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/440643991515273917'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/440643991515273917'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/06/ozledim-mi.html' title='Özledim mi?'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-8709704611589780816</id><published>2009-06-21T15:45:00.004+03:00</published><updated>2009-06-21T16:10:47.980+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ŞİİR'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='neruda'/><title type='text'>Bu Gece En Hüzünlü Şiirleri Yazabilirim - P.N.</title><content type='html'>&lt;div  style="text-align: center;font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 255);"&gt;Bu Gece En Hüzünlü Şiirleri Yazabilirim&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: 100; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal; color: rgb(255, 255, 255);font-size:100%;" &gt;Bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: 100; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal; color: rgb(255, 255, 255);font-size:100%;" &gt;Şöyle diyebilirim: "Gece yıldızlardaydı&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: 100; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal; color: rgb(255, 255, 255);font-size:100%;" &gt;Ve yıldızlar, maviydi, uzaklarda üşürler"&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: 100; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal; color: rgb(255, 255, 255);font-size:100%;" &gt;Gökte gece yelinin söylediği türküler&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: 100; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal; color: rgb(255, 255, 255);font-size:100%;" &gt;Bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: 100; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal; color: rgb(255, 255, 255);font-size:100%;" &gt;Hem sevdim, hem sevildim, ya da o böyle söyler&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: 100; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal; color: rgb(255, 255, 255);font-size:100%;" &gt;Bu gece gibi miydi kucağıma aldığım&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: 100; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal; color: rgb(255, 255, 255);font-size:100%;" &gt;Öptüm onu öptüm de üstümde sonsuz gökler&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: 100; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal; color: rgb(255, 255, 255);font-size:100%;" &gt;Hem sevdim, hem sevildim, ya da ben böyle derim&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: 100; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal; color: rgb(255, 255, 255);font-size:100%;" &gt;Sevmeden durulmayan iri, durgun bakışlı gözler&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: 100; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal; color: rgb(255, 255, 255);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: 100; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal; color: rgb(255, 255, 255);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Duymak yitirdiğimi, ah daha neler neler&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: 100; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal; color: rgb(255, 255, 255);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Geceyi duymak, onsuz daha ulu geceyi&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: 100; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal; color: rgb(255, 255, 255);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Çimenlere düşen çiy yazdığım bu dizeler&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: 100; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal; color: rgb(255, 255, 255);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Sevgim onu alıkoymaya yetmediyse ne çıkar&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: 100; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal; color: rgb(255, 255, 255);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ve o benimle değil, yıldızlıdır geceler&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: 100; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal; color: rgb(255, 255, 255);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Yürek zor katlanıyor onu yitirmelere&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: 100; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal; color: rgb(255, 255, 255);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Bakışlar sanki onu bana getirecekler&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: 100; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal; color: rgb(255, 255, 255);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Böyle gecelerdeydi ağaçlar beyaz olur&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: 100; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal; color: rgb(255, 255, 255);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Artık ne ben öyleyim ne de eski geceler&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: 100; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal; color: rgb(255, 255, 255);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Sesim ara rüzgarı ona ulaşmak için&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: 100; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal; color: rgb(255, 255, 255);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Şimdi sevmiyorum ya, eskidendi sevmeler&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: 100; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal; color: rgb(255, 255, 255);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Şimdi kimbilir kimin benim olduğu gibi&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: 100; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal; color: rgb(255, 255, 255);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Sesi, aydınlık teni, sonsuz uzayan gözler&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: 100; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal; color: rgb(255, 255, 255);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;Sevmiyorum doğrudur, yürek bu hala sever&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: 100; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal; color: rgb(255, 255, 255);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;Sevmek kısa sürdüyse unutmak uzun sürer&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: 100; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal; color: rgb(255, 255, 255);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Bu gece gibi miydi kollarıma almıştım&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: 100; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal; color: rgb(255, 255, 255);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;Yüreğimde bir burgu ah onu yitirmeler&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: 100; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal; color: rgb(255, 255, 255);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Budur bana verdiği acıların en sonu&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: 100; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal; color: rgb(255, 255, 255);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Sondur bu onun için yazacağım dizeler&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 255);"&gt;Pablo Neruda&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-8709704611589780816?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/8709704611589780816/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/06/bu-gece-en-huzunlu-siirleri-yazabilirim.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/8709704611589780816'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/8709704611589780816'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/06/bu-gece-en-huzunlu-siirleri-yazabilirim.html' title='Bu Gece En Hüzünlü Şiirleri Yazabilirim - P.N.'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-8645209575752767112</id><published>2009-06-18T15:16:00.003+03:00</published><updated>2009-06-18T16:44:52.414+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='..Melankoli - Bunalımın Başkalaşımları..'/><title type='text'>Durer - Melencolia I</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_KlmhVXamB-A/SjowpGIWcVI/AAAAAAAAAEI/ETD7tbh0rG4/s1600-h/melencolia_i.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 331px; height: 439px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_KlmhVXamB-A/SjowpGIWcVI/AAAAAAAAAEI/ETD7tbh0rG4/s400/melencolia_i.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5348640990034293074" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Aydınlanma Çağı sanatçılarından Durer'in 1514 tarihli tablosu&lt;br /&gt;Melankoli baş yapıtlarından sayılıyor ki ilgimi çeken bir başka yönü duvarda asılı - çanın altındaki- sudoku benzeri bir sihirli kare olarak adlandırılan sayılar tablosu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;Kim deli değil ki? Kim&lt;br /&gt;uzak melankoliden? Kime&lt;br /&gt;değmemiş melankoli eli gelip&lt;br /&gt;geçici ya da kalıcı biçimde?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                          Robert Burton&lt;br /&gt;Melankolinin Anatomisi , 1621&lt;br /&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-8645209575752767112?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/8645209575752767112/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/06/durer-melencolia-i.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/8645209575752767112'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/8645209575752767112'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/06/durer-melencolia-i.html' title='Durer - Melencolia I'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_KlmhVXamB-A/SjowpGIWcVI/AAAAAAAAAEI/ETD7tbh0rG4/s72-c/melencolia_i.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-8777693536739368411</id><published>2009-06-14T12:29:00.006+03:00</published><updated>2009-06-21T15:37:21.522+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ŞİİR'/><title type='text'>Şiir İşte..</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;Bugün çokça şiir okudum. Sonra da hatırlamak istediklerim....&lt;br /&gt;Farkettim ki Ümit Yaşar Oğuzcan'ın şiirlerini seviyorum (kendime not)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Seni Arıyorum&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Şimdi bir an dönerek gerilere, hani&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Bir zamanlar beni ölesiye yaşatan&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Ellerimi bırakıp sevecen ellerini&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Çevremi sımsıcak bir sevgiyle kuşatan&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Seni arıyorum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Bir deniz hıçkırıyor ta içimde, dinle&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Giderek yalçın kayalar, kumlar eriyor&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Simdi baş başayım bir kıyıda kendimle&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Ve bende var ettiğin o ben can veriyor&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Seni arıyorum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Gülerdin bir zamanlar, güneş batmazdı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Baştanbaşa bir gül bahçesiydi ortalık&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Renkler ya mavi, ya pembe, ya beyazdı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Oysa şimdi ne yana baksam karanlık&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Seni arıyorum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Varsın ama yoksun. yanımdasın, değilsin&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Gözlerim boşuna deliyor geceleri&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Tek seni bir kez daha görebilmek için &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Daldırıp ellerimi benden içeri &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Seni arıyorum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Ellerim içimde bir kan gölüne batıyor&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Bağırıyorum kimseler duymuyor sesimi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Dişlerim hırsla dudaklarımı kanatıyor&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Ve senden uzakta verirken son nefesimi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Seni arıyorum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Bu son aldanışım, son yıkılışım olacak&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Gelsen de boş artık gelmesen de, ben yokum&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Yine de son bir ümit kırıntısıyla,&lt;span style="font-style: italic;"&gt; bak &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;O her şeyi yitirdiğim anda bulduğum &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Seni arıyorum ....&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Ümit Yaşar Oğuzcan&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;BEN SENİ SEVDİM Mİ?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Ben seni sevdim mi? Sevdim, &lt;span style="font-style: italic;"&gt;kime ne&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Tuttum, ta içime oturttum seni&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Aldim, oksadim saçlarini, öptüm&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Içtim yudum yudum güzelligini&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Ben seni sevdim mi? Sevdim elbette&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Bendeydi özlemlerin en korkuncu&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Çildirirdim sen ne kadar uzaksan,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Ask degil, hiç doymayan bir seydi bu&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Ben seni sevdim mi? Sevdim dogrusu&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Sevdikçe tamamlandim, bütünlendim&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Biri vardi aglayan; gecelerce&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Biri vardi sana tutkun; o bendim&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Ben seni sevdim mi? Sevdim, en büyük&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;En solmayan güller açti içimde&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Ömrümü degerli kilan bir seydin&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Sen benim bozbulanik gençligimde&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Ben seni sevdim mi? Sevdim, öyle ya&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Bir çizgiye vardim seninle beraber&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Ve bir gün orada yitirdim seni&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Ben seni sevdim mi? Sevdim, &lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;Ya sen beni?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Ümit Yaşar Oğuzcan&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Ayrılık&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;İki rayı gibiyiz&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;bir tren yolunun&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;yakın olması&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;neyi değiştirir&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;son istasyonun&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Sunay Akın&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Sadece not: Fonda Yak gel, kim niye ne zaman nasıl gelsin bilmiyorum aslında biliyorum ama gönderen ben olunca içten içe ne yüzle diye soruyor insan, kötü...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;İYİ OLDU GELMEDİĞİN&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Bu yol korkaklar için değil , iyi oldu gelmediğin&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Bu sulardan her babayiğit içemez, iyi oldu gelmediğin&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Bu köprüden benim diyen geçemez&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Yumuşak yürek gerek, sevgi kadar derin gözler gerek &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;İnançlı; bir bilek gerek, iyi oldu gelmediğin&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Sen bildik kıyılarin sığ sularında acılmadan yaşarsın&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Sen okyanus mavisine uzaklardan bakarsın&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Biz...yürüyemeyeceğin kadar uzak&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Düşleyemeyeceğin kadar&lt;/span&gt; renkli ve berrak&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Bir ülkeye beraber gidemezdik &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Sen açık denizlerden habersiz bir balık&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Yalçın tepelerden uzak bir martısın&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Sen benim için korkak&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Herkes için her yerdeki insansın, iyi oldu gelmediğin&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Alınmanı istemem,darılman üzer beni&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Sana yalan söyleyemem tabi hep sevdim seni&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Sende sığ suları, sende martıları&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Açık denizden habersiz balıkları&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Sıradan insanları , geçemeyeceğin köprüleri&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Düşleyemeyeceğin mavileri,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Sende korkaklığı sevdim&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Sende sevgisizliği sevdim,iyi oldu gelmedigin ...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Kahraman Tazeoğlu&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Sadece not; Ondan gelen şiir gibi.. Zuhal Olcay seslendirmiş, son kısmını da şiir olarak.. Çok sevmedim ama şiir bölümü için bile dinleyebilirim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Yazacak birşeyler bulmak çok zor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Birşeyler yazamamak insana ne kor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;                               M. Nuh Said Serdengeçti&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Aşktı O&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Böyle ak pak olacağımı bilir miydim,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Içimde açmasaydı o sevmek duygusu?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Seninle her yerde güzel, her zaman yeni&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Istemem, sensiz hatırlamasınlar beni....&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="postbody"&gt;Ümit Yaşar Oğuzcan&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="postbody"&gt; &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-8777693536739368411?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/8777693536739368411/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/06/siir-iste.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/8777693536739368411'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/8777693536739368411'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/06/siir-iste.html' title='Şiir İşte..'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-5759617105828626056</id><published>2009-06-11T20:22:00.000+03:00</published><updated>2009-06-11T20:23:24.087+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='..Melankoli - Bunalımın Başkalaşımları..'/><title type='text'>Melankoli</title><content type='html'>&lt;span style="color: rgb(204, 153, 51); font-weight: bold;"&gt;Hélѐne Prigent'in bir kitabı.&lt;br /&gt;Öylesine nette gezindiğim sırada aldırılmış bir kitap -kitapla ilgili hiçbir şey bilmesem de almama neden olacak kadar kendimi melankolik tanımlıyorum sanırım, sanırım değil evet ve nedenini bulabilirim düşüncesiyele de alındı denilebilir.&lt;br /&gt;Notlar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;&gt; Melankolinin tarihi M.Ö. IV. yüzyılın başında Yunanistan'da başlar.'Melankoli' sözcüğü ilk kez o zaman kullanılır (Yunanca melankholia). Kholê (safra) ve mêlas (kara) sözcüklerinin biraraya getirilmesiyle türetilen sözcük harfi harfine "kara safra" adını taşır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Melankolinin ortaya çıkışı, Yunan düşünürlerin ortaya koyduğu ilk insan tanımlarıyla aynı zamana rastlar. (..) Sözgelimi, M.Ö. IV. yüzyılın başlarında, ya Hippokrates ya damadı Polybos, bilinmiyor, İnsan Doğası Üstüne'de, insan vücudunda dört "suyuk" bulunduğunu ileri sürer: kara safra ("melankoli" olarak adlandırılır), sarı safra ve sümük (ya da balgam) , eli açık davranmak ve ideal olarak değerlendirilen dört rakamına ulaşmak için kanı ekler. Sonuç olarak, sağlık dört suyuğun dengesiyle tanımlanırken, hastalık suyuklardan birinin baskın çıkmasından kaynaklanır. Kara safra ya da melankoli, bu şekilde hem vücuttaki doğal bir maddeyi, hem de bu maddenin vücut içinde fazla bulunmasına bağlı hastalığı inceler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(..) Öte yandan, ilk kara safra betimlemelerine bakıldığında, maddenin asla gözlemlenmemiş olduğundan kuşkulanabilir, zira neredeyse soyut bir kavram gibidir. (syf14)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;&gt; II.yüzyılda, Galenos "toprağı aşındıran ve ona zarar vere, kabartan, mayalanan, kabarcıklar çıkaran güçlü bir 'asit' olarak betimler onu. Yaydığı zehirli buharlar, beyne çıkar ve "nasıl ki insanların içlerindeki gölgeler hemen hemen herkese korku salarsa, [..] kara safranın rengi de, tıpkı gölgelerin yaptığı gibi, aklın merkezini karatıp kaygı yaratır." (syf 16)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;&gt; Sözcüğün temelini oluşturan suyuk kuramından vazgeçilmesinden sonra bile melankoli adı varlığını koruyacaktır. Bugün bile gündelik konuşmada "kara kara düşünmek", "ödü (safra) kopmak" gibi deyişler melankoli sözüğünün doğmasınaneden olan çağrışımların sürdüğünü kanıtlamaktadır. Ama aslında, hastalığın kökenini açıkladığı varsayılan kara safranın ne olduğu hiç de belli değildir. En karanlık maddeyle kendini gizleyen melankoli ne saklar içinde? (syf 18)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;&gt; "Kaygı ve üzüntünün uzun sürdüğü durumlar melankolidir", melankolinin bilinen ilk tanımı budur işte.(Hippokrates - Aforizmalar)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aristoteles'in olup olmadığı hala tartışılan XXX. Problem'de, her şekilde melankoliği hastalık açısından değil deha açısından değerlendirir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Felsefe, devlet bilimi, şiir ya da sanat alanlarındaki sıra dışı adamların açıkça melankolik olmalarının ve bazılarının, kökeni kara safra olan hastalıklara yakalanmasının nedeni nedir?" (syf 18)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(syf 18)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sadece not: Başları ağır gidiyor ama sonra temel bilgiyi aldıktan sonra hızlı ilerleyeceğim..;)&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-5759617105828626056?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/5759617105828626056/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/06/melankoli_11.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/5759617105828626056'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/5759617105828626056'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/06/melankoli_11.html' title='Melankoli'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-1462757660758138198</id><published>2009-06-04T20:58:00.006+03:00</published><updated>2009-06-04T21:29:09.416+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='felsefe'/><title type='text'>Araştrılacaklar..</title><content type='html'>&lt;span style="color: rgb(192, 192, 192);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Şarkılar için yaptığımı yazar/ şair/ düşünür her türlü fikir insanı için de yapmalıyım, uzun zamandır aklımda ama nereye ne şekilde not etmeliyim emin değildim; ne ki liste uzadıkça uzuyor, vakit kaybetmemek gerek.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(192, 192, 192);font-family:georgia;" &gt;Rainer Maria Rilke&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(192, 192, 192);font-family:georgia;" &gt;Ingeborg Bachmann&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(192, 192, 192);font-family:georgia;" &gt;Kavafis&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(192, 192, 192);font-family:georgia;" &gt;Adonis&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(192, 192, 192);font-family:georgia;" &gt;Adorno&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(192, 192, 192);font-family:georgia;" &gt;Rilke'den;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;blockquote  style="color: rgb(192, 192, 192);font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span class="spnMessageText" id="msg"&gt;&lt;span style="color: rgb(192, 192, 192);font-family:arial;font-size:130%;"  &gt;Kederliyken içinizde birçok seyin degistigi hiç olmadi mi; bir yerlerde, varliginizin herhangi bir aninda degisiklik duydugunuz hiç olmadi mi? Tehlikeli ve kötü olan sadece insanin bastirmak için baskalarina tasidigi kederlerdir; bunlar yüzeysel ve akilsizca tedavi edilmis hastaliklar gibi geri döner ve kisa bir ardan sonra daha da siddetle patlarlar. Içte biriken bir seyler yasamdir, yasanmamis, savrulmus, yitirilmis; insani öldürecek bir yasam.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(192, 192, 192);font-family:arial;font-size:130%;"  &gt;Bilgimizin yettiginden ötesini görmemiz mümkün olsaydi ve biraz da sezgimizin uzantilarinin ilerisini; o zaman belki de kederimizi, sevinçlerimizi tasidigimizdan daha büyük bir güvenle tasiyabilirdik. Çünkü bu anlar içimize yeni bir seyin, bilinmeyen bir seyin girdigi anlardir. Duygularimiz ürkek bir tutuklukla dilsizlesir, içimizdeki her sey geri çekilir, bir sessizlik olusur ve kimsenin tanimadigi "yeni", bunun ortasinda olusur ve konusmaz... gelecegin gerçeklesmeden çok daha önce dönüsmek için bu sekilde içimize girdigini gösteren pek çok isaret vardir.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(192, 192, 192);font-family:arial;font-size:130%;"  &gt;Kederliyken yalniz kalmanin ve daha dikkatli olmanin bunca önem tasimasinin nedeni budur: Çünkü gelecegimizin içimize girdigi o görünürde olaysiz ve donuk an, bize disimizdan gelen diger bütün konuskan ve rastlantisal olanlardan çok daha fazla yasamaya yakindir. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(192, 192, 192);font-family:arial;font-size:130%;"  &gt;Kederliyken ne denli sessiz, sabirli ve açik olursak yeni hayatimiza bir o kadar derin, bir o kadar yanilmadan girer, onu bir o kadar kendimize mal ederiz..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="color: rgb(192, 192, 192);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Bachmann'dan bu da;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;h4  style="color: rgb(192, 192, 192); font-weight: normal;font-family:georgia;"&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;"Faşizm, atılan ilk bombalarla başlamaz, her gazetede üzerine bir şeyler yazılabilecek olan terörle de başlamaz. Faşizm, insanlar arasındaki ilişkilerde başlar, iki insan arasındaki ilişkide başlar...”&lt;/span&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;/h4&gt;&lt;span style="color: rgb(192, 192, 192);font-size:100%;" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-1462757660758138198?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/1462757660758138198/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/06/arastrlacaklar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/1462757660758138198'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/1462757660758138198'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/06/arastrlacaklar.html' title='Araştrılacaklar..'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-8975039291650158281</id><published>2009-05-29T17:21:00.000+03:00</published><updated>2009-05-29T17:22:40.261+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ŞİİR'/><title type='text'>Arayış..</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:130%;"&gt;&lt;b&gt;ARAYIŞ &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Bir tas zehir verin bana içeyim&lt;br /&gt;Tek unutmak için acılarımı&lt;br /&gt;Baksana; kırdılar kapılarımı&lt;br /&gt;Yağmalandı kalbim, ömrüm, herşeyim&lt;br /&gt;Kurşuna dizdiler anılarımı&lt;br /&gt;Yenik düştüm bu savaşta neyleyim&lt;br /&gt;Bir mezar nasılsa işte öyleyim&lt;br /&gt;Unuttum en güzel şarkılarımı&lt;br /&gt;Gündüzü yok upuzun bir geceyim&lt;br /&gt;Yitirdim umut kırıntılarımı&lt;br /&gt;Sevgimi, neşemi, bütün varımı&lt;br /&gt;Çaresiz bir yokluğun içindeyim&lt;br /&gt;Gömdüm içime yıkıntılarımı&lt;br /&gt;Arıyor bir yarım öbür yarımı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a class="sair" href="http://www.siirperisi.net/sair.asp?sair=92"&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-8975039291650158281?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/8975039291650158281/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/05/arays.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/8975039291650158281'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/8975039291650158281'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/05/arays.html' title='Arayış..'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-5195851884884771501</id><published>2009-05-24T14:18:00.010+03:00</published><updated>2010-04-03T14:33:44.760+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><title type='text'>Notaların Güzelliği</title><content type='html'>Bazen, düşünüyorum ne dinlesem diye ama o an aklıma gelmiyor bitürlü sevdiğim hangi şarkılar vardı, neyi bu şarkıyı sonra da dinlemeliyim diye düşünerek dinledim. Ve başlıyorum;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: normal;"&gt;Emre Altuğ - Senin tenin senin kokun&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Emre Altuğ - Seni Kaybettim&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: normal;"&gt;Funda Arar - Yak gel&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: normal;"&gt;Bengü - Hala&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: normal;"&gt;Murat Boz - Özledim&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: normal;"&gt;Ziynet Sali - Beş çayı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: normal;"&gt;Zara - Tez gel yarim&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: normal;"&gt;Özcan Deniz - Nasip değilmiş&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: normal;"&gt;Jason Mraz featuring Colbie Caillat&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: normal;"&gt; - Lucky&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: normal;"&gt;Deniz Seki - Her şey seninle güzel&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: normal;"&gt;Deniz Seki - Adaletsiz seçim&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: normal;"&gt;Funda Arar - Gurbet kuşu&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: normal;"&gt;Gökhan Türkmen - Büyük insan&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: normal;"&gt;Badem - Geceyedir küsmelerim&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: normal;"&gt;Badem - Sensiz kalacak bu şehir&lt;br /&gt;Kenan Doğulu - Olmaz&lt;br /&gt;Yüksek Sadakat - Kadınım&lt;br /&gt;Sertap Erener  - Bu Böyle&lt;br /&gt;Zuhal Olcay - Eski Resimler&lt;br /&gt;Özgün - Mühür&lt;br /&gt;Gökhan Tepe - Çok Özledim Seni&lt;br /&gt;Cat Stevens - Wild World&lt;br /&gt;Andru Donalds - Mishale&lt;br /&gt;Yalın - Ki Sen&lt;br /&gt;Gülşen - Ezberbozan&lt;br /&gt;Redd- Herneyse&lt;br /&gt;Gripin - Durma yağmur durma&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Yaşar - Gel benimle&lt;br /&gt;Kayahan - Kara saplantım&lt;br /&gt;Kenan Doğulu - Gelinim&lt;br /&gt;Kenan Doğulu - Aşkkolik&lt;br /&gt;Nazan Öncel  -Dillere düşeceğiz&lt;br /&gt;Mustafa Sandal - Gidenlerden&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-5195851884884771501?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/5195851884884771501/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/05/notalarn-guzelligi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/5195851884884771501'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/5195851884884771501'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/05/notalarn-guzelligi.html' title='Notaların Güzelliği'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-8693894037504530546</id><published>2009-05-19T15:14:00.003+03:00</published><updated>2009-05-19T15:22:31.985+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kedi'/><title type='text'>Felis Domesticus'um</title><content type='html'>Kendisi pek de domestic olmasa da yine de sevmiştik 2yıl  2ay 9günlük beraberliğimizde..Geçen Çarşamba günü kedimi kaybettik, idrar yolları rahatsızlığı adı verilen kötü bir vesileyle, sonda takıldığı, uyutulduğu ama bir türlü iyileşmediği söylendi, gözümün önüne o hali gelmese keşke, görmedim ama canının yanmış olma ihtimali bile benim canımı yakıyor, güzel kedim belki bir gün görüşmek dileğiyle..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-8693894037504530546?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/8693894037504530546/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/05/felis-domesticusum.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/8693894037504530546'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/8693894037504530546'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/05/felis-domesticusum.html' title='Felis Domesticus&apos;um'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-2385968468039441744</id><published>2009-05-19T14:39:00.002+03:00</published><updated>2009-05-19T15:11:29.162+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='..Sokrates&apos;in Savunması..'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='felsefe'/><title type='text'>Sokrates'in Savunması -IV-</title><content type='html'>^^ Şu anda bende, kuğularda olduğuna inanıldığı kadar kehanet gücü olduğuna inanıyorum. Çünkü onlar, öleceklerini hissedince, hizmetinde oldukları Tanrının yanına gidecekleri düşüncesiyle sevinç içinde, her zaman söylediklerinden daha uzun ve daha sevgi dolu şarkı söylerler. Fakat insanlar, asıl kendileri ölümden korktukları için, kuğuların sonlarına feryat ve acılarına ağlama şarkısı söylediklerini iddia ederek onlara iftira ederler. Halbuki onlar, hiç bir kuşun üşüdüğü, acıktığı veya acı çektiği için şarkı söylemeyeceğini düşünmezler. (syf 148)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;^^ Felsefeyle uğraşmamış ve ayrıldığı sırada tam saf olmayan hiç kimse Tanrıların topluluğuna kabul edilmez, oraya yalnızca bilgi aşıkları girebilir. İşte Simmias ve Kebes, kendini gerçekten felsefeye adayanların bedensel şehvetlerinden kaçınmaları, onlara karşı durmaları ve kendini onlara teslim etmeyi reddetmelerinin sebei budur, yoksa para ve dünya aşıkları gibi fakirlikten ve ailelerinin yıkılmasından korktukları için veya güç ve şöhret aşıkları gibi kötü hareketlerin getireceği gözden düşme ve kötü şöhretten korktukları için değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu nedenle ruhlarına dikkat edenler, sadece beden ve onun şekli için yaşamayanlar bütün bunlara elveda diyecekler. Onlar, körlerin yolunda yürümezler ve ne zamanki felsefe onlara saflaşma ve kötülüklerden kurtulma sunarsa, onun nüfuzuna karşı gelmeleri gerektiğini hissederler ve o nereye götürürse onlar döner ve takip ederler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilginin aşıkları, felsefe ona el atıncaya kadar ruhun basitçe bedene tutturulduğunun ve yapıştırıldığının farkındadırlar. Ruh, gerçek varoluşu kendi başına değil ancak hapishane parmaklıklarından görebilir ve her çeşit cahillik çamurunun içinde yuvarlanmaktadır. Bu onun ilk durumudur, ancak sonradan, daha önce söylediğim ve bilgi aşıklarının çok iyi bildikleri gibi, felsefe, ruhun hapishanesinin marifetini görür -bu, esir kendi esaretine suç ortağı olsun diye hırstan yapılmış bir hapishanedir- ve ona elini uzatır, kibarca onu rahatlatır. Ona, gözün, kulağın ve diğer duyuların tamamen bir aldanma içinde olduklarını göstererek ve ruhu onlardan ayrılmaya ve mecburi haller dışında  onları kullanmaktan kaçınmaya, bir araya gelerek kendi kendinde toplanmaya, güvenini sadece kendisine ve kendi saf varlığının kavrayışına emanet ederek, ona diğer yollardan gelen ve değişime maruz olan hiçbir şeye güvenmemeye çünkü onun kendi doğasında gördüğü şeylerin görünmez ve düşünceye ait olduğu halde, bu tip şeylerin hissedilebilir ve görülebilir olduklarına ikna ederek onu kurtarmaya çalışır. Gerçek bir filozofun ruhu, nu kurtuluşa direnmemesi gerektiğini düşünür ve bu nedenle hazlardan, arzulardan ve acılardan gücü yettiği kadar kaçınır. (syf 145)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;^^ Her haz ve acı; beden gibi olana ve bedenin doğru kabul ettiği şeyin doğru olduğuna inanana kadar ruhu bedene çivileyen ve perçinleyen bir çeşit çividir. Bedenle iyi anlaştığı ve aynı zevklere sahip olduğu için aynı alışkanlıklara ve uğrak yerlerine sahip olur ve yeraltındaki dünyaya giderken bir daha saf olma ihtimali yoktur, her zaman beden tarafından bulaşılmış olarak kalacaktır, bu şekilde başka bir bedene dolar ve orada filizlenerek büyür, işte bu nedenle ilahi, saf ve basit olanların topluluğunda yer bulamaz. (syf 146)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;^^ Bu şekilde terbiye edilmiş bir ruh, bedenden ayrıldığı zaman rüzgarlar tarafından dağıtılıp etrafa fırlatılacağından ve hiçbir yerde, bir hiç olacağından asla korkmaz (syf 147)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;^^ Zıttı olan her şey, zıddından hasıl olmaz mı? Güzel ve çirkin, adil ve zalim gibi şeyleri kastediyorum - buna benzer sayısız örnek vardır. O halde düşünelim: Zıddı olan bir şeyin, başka hiçbir şeyden değil de kendi zıddından gelmesi mecburi midir? (syf 127) Cvp: Evet'tir Sokrates'e göre..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-2385968468039441744?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/2385968468039441744/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/05/sokratesin-savunmas-iv.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/2385968468039441744'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/2385968468039441744'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/05/sokratesin-savunmas-iv.html' title='Sokrates&apos;in Savunması -IV-'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-4145868747531082327</id><published>2009-05-02T19:33:00.006+03:00</published><updated>2009-05-11T20:35:38.357+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hakikat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='..Sokrates&apos;in Savunması..'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ruh'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='felsefe'/><title type='text'>Sokrates'in Savunması -III-</title><content type='html'>// "Gerçek filozoflar her zaman ölüm uygulaması yapmakla meşguldürler, bu nedenle onlar ölümü en az korkunç bulan insanlardır. Meseleye bir de şu açıdan bak: Her şekilde bedenden ayrılmayı ve ruhla yalnız kalmayı istediyseler, bu arzuları onlara verilince endişe etseler ve yakınsalar tutarsızlık göstermiş olmazlar mı?&lt;br /&gt;Onun yerine, ulaştıkları zaman hayatları boyunca istemiş olduklarını elde ettikleri - istedikleri bilgeliktir - ve düşmanlarıyla beraber bulunmaktan kurtuldukları için oraya gittiklerine sevinmeleri gereknez mi?&lt;br /&gt;Dünyalık sevgilisini, karısını veya çocuklarını kaybetmiş birçok adam onları orada görebilmek ve sevdikleriyle beraber olabilmek arzusuyla onları araştırmak için yeraltındaki dünyaya gitmek isterler.&lt;br /&gt;Bilgeliği gerçekten seven kişi, bu şekilde, yani sadece alttaki dünyada ondan layıkıyla faydalanabileceğine güçlü bir inancı olan kişi hala ondan yakınır mı? Buradan sevinçli bir şekilde ayrılmayacak mıdır?&lt;br /&gt;Eğer gerçek bir filozof ise kesinlikle öyle yapacaktır sevgili dostum. Çünkü orada ve yalnızca orada bilgeliği kendi saflığıyla bulabileceğine gönülden inanmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve ölümün yaklaşmasından yakınan bir adam görürsen, onun bu isteksizliği, onun bilgeliğe aşık değil, vücuduna ve muhtemelen aynı zamanda para veya her ikisine aşık birisi olduğuna yeter bir delil değil midir? (syf 123)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;// Ve gerçek filozoflar : "Bizim arzumuz hakikattir. Çünkü bedenimiz sadece yemek gereksinimi nedeniyle sayısız karışıklığın kaynağıdır, bizi yakalayan ve gerçek peşinde koşmaktan alıkoyan hastalıklara maruz bırakır: Bizi aşklarla, hırslarla, korkularla, her çeşit hayalle ve sınırsız budalalıkla, insanların çok doğru söylediği gibi, düşünce gücünü bizden alır.&lt;br /&gt;Savaşlar, çarpışmalar ve ayrılıklar nereden ileri gelir? Beden ve onun hırslarından değil mi? (..) Bütün bu engellemeler nedeniyle felsefeye verecek zamanımız kalmaz, sonuncusu ve en kötüsü, vücut bize boş zaman verse, biz de kendimizi düşünmeye versek bile, her zaman onu kırar ve içimize girer, sorgulamalarımızda kargaşaya ve kafamızın karışmasına sebep olur ve bizi öyle şaşırtır ki, gerçeği görmemizi engeller.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu, bize şu tecrübeyle ispatlanmıştır ki, bir şeyin saf bilgisine sahip olacaksak, vücuttan dışarı çıkmalıyız - ruh, şeyleri kendi kendine görmeli, ancak ondan sonra istediğimiz ve sevdiğimizi söylediğimiz şeylere ulaşabiliriz.&lt;br /&gt;Bilgelik yaşarken değil, fakat tartışmanın gösterdiği gibi ancak ölümden sonra elde edilir, çünkü bedenle arkadaşlık içinde iken ruh saf bilgiye sahip olamaz. (..)&lt;br /&gt;Çünkü karışık olan saf olanı elinde bulunduramaz. (syf 122)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-4145868747531082327?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/4145868747531082327/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/05/sokratesin-savunmas-iii.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/4145868747531082327'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/4145868747531082327'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/05/sokratesin-savunmas-iii.html' title='Sokrates&apos;in Savunması -III-'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-8982489377065883919</id><published>2009-05-02T18:05:00.008+03:00</published><updated>2009-05-11T20:36:34.367+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='filozof'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='..Sokrates&apos;in Savunması..'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ruh'/><title type='text'>Sokrates'in Savunması -II-</title><content type='html'>// Önce hayatını ve çocuklarını, sonra doğruyu düşüneceğine, önce doğru olanı düşün. Çünkü ancak böylelikle öteki dünyanın hakimleri önünde kendini savunbilirsin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;// Sokrates: "Filozofun yeme içme gibi zevklerle ilgilenmesi, eğer bunlara zevk denirse, uygun olur mu?"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Kesinlikle hayır", diye cevapladı Simmias.&lt;br /&gt;"Aşk zevkleri hakkında ne dersin? Onlarla ilgilenmeli midir?"&lt;br /&gt;"Hiçbir şekilde."&lt;br /&gt;"Bedenini şımartmanın başka yollarını da düşünmeli midir, mesela pahalı elbiseler ve ayakkabılar giyerek veya başka beden süsleri? Onları düşünmenin aksine,  doğal ihtiyaçlarından fazlasını hakir görmesi gerekmez mi? Ne dersin?"&lt;br /&gt;"Şunu söylemeliyim ki gerçek filozof onları hakir görür."&lt;br /&gt;"Onun tamamıyla bedenle değil rula ilglenmesi gerektiğini söyleyemez miyim? Elimden geldiği kadarıyla bedenden ayrılıp, ruha dönmek ister."&lt;br /&gt;"Çok doğru."&lt;br /&gt;"O zaman bu çeşit meselelerde filozoflar, diğer insanların üzerinde, ruhu bedenle münasebetten ayırmak için her yolu kullanır."&lt;br /&gt;"Çok doğru."&lt;br /&gt;"Halbuki Simmias, dünyanın geri kalanına göre, bedensel hazlardan tad almayan ve onlardan bir parçası olmayan adam için hayat yaşamaya değer değildir ve bunlara ilgisiz kalanların ölülerden farksız olduğu kabul edilir." (syf 119)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;--- Sokrates'in , M.Ö. 470 - M.Ö. 399 yıllarında yaşamış bir filozofun da günümüzdeki konular hakkında benzer konuşması ilginç gerçekten, ama insanı aciz de hissettirmiyor değil, binlerce yıl sonra da aynı konular, insan temelde aynı, benzeriz ve hep de öyle olacağız anlaşılan.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-8982489377065883919?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/8982489377065883919/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/05/sokratesin-savunmas-ii.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/8982489377065883919'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/8982489377065883919'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/05/sokratesin-savunmas-ii.html' title='Sokrates&apos;in Savunması -II-'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-7089260307174400530</id><published>2009-05-01T15:09:00.009+03:00</published><updated>2009-05-11T20:22:59.024+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kant'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='imam maturidi'/><title type='text'>Hülya Alper - Kant Maturidi'yi okusaydı.. -</title><content type='html'>Hülya Alper söylememiş bu sözü sanırım yanlış anlaşılmasın, hatırlanmasın da tarafımca..&lt;br /&gt;Hülya Alper Marmara Ünv İlahiyat Fak.de yard. doç olarak görev yapıyormuş, bu günlerdeki fikriyatımla da ilgili olarak dikkatimi çekti. Onunla ilgili bir yazıdan &lt;a href="http://www.dunyabizim.com/news_detail.php?id=1043"&gt;alıntılar..&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Asım Öz'ün yazısıymış bu arada belirtelim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="line-height: 150%;font-family:'Arial','sans-serif';font-size:130%;"  &gt;"Kimse kendisine akıl verilmesini istemez. Oysa önermek, akılsıza akıl vermeye kalkışmak değildir. Akılsız, zaten akıl verilemeyendir. Önermek, akıl edenin akıl etmeyene seslenişi. Akıl etmeyen akıllıysa, Bunu akıl etmemiştim diyecektir&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b  style="font-family:lucida grande;"&gt;&lt;span style="line-height: 150%;"&gt;Kant Paradoksunu Aşmak İçin&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;p  style="margin: 0cm 0cm 0pt; line-height: 150%;font-family:lucida grande;"&gt;&lt;span style="line-height: 150%;font-size:130%;" &gt;Bilindiği gibi, Kant, öncelikle "sanma" (opining), "inanma" (believing) ve "bilme" (knowing) arasında ilginç bir ayrım yaparak yola çıkar. Hatta biz, konuyu biraz daha netleştirmek için, onun temelde "inanç" ile "bilgi" arasında esaslı bir ayrım yapmış olduğunu söyleyebiliriz, sanıyorum. Böylece o, "inanca yer bulmak için bilgiyi inkâr ettim" diyerek ruhun ölümsüzlüğü ve Tanrı'nın varlığı gibi meselelerin "bilme"nin değil, sadece ve sadece "inanma"nın konusu olabileceğini iddia etmişti.Oysa bizler Rabbimizin rahmetinin bilgisi ile inanırız.Keşke Kant İmam Mâtürîdî'yi okusaydı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p  style="margin: 0cm 0cm 0pt; line-height: 150%;font-family:lucida grande;"&gt;&lt;span style="line-height: 150%;font-size:130%;" &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p  style="margin: 0cm 0cm 0pt; line-height: 150%;font-family:lucida grande;"&gt;&lt;span style="line-height: 150%;font-size:130%;" &gt;İslâm düşünce geleneği içinde göz ardı edilemez bir yeri bulunan bu büyük düşünürün, akıl-vahiy ilişkisini anlama biçimini kavramak emanetin ve rahmetin yerli yerine oturtulması bakımından son derece önemlidir. Bu sebeple,&lt;i&gt; İmam Mâtürîdî'de Akıl-Vahiy İlişkisi&lt;/i&gt; mutlaka okunmalıdır. "&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="margin: 0cm 0cm 0pt; line-height: 150%;"&gt;&lt;span style="line-height: 150%;font-family:'Arial','sans-serif';font-size:10;"  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="margin: 0cm 0cm 0pt; line-height: 150%;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.dunyabizim.com/images/news/4346.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 200px; height: 318px;" src="http://www.dunyabizim.com/images/news/4346.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="margin: 0cm 0cm 0pt; line-height: 150%;"&gt;&lt;img src="file:///C:/Users/TOSHBA%7E1/AppData/Local/Temp/moz-screenshot.jpg" alt="" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="line-height: 150%;font-family:'Arial','sans-serif';font-size:10;"  &gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="line-height: 150%;font-family:'Arial','sans-serif';font-size:10;"  &gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-7089260307174400530?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/7089260307174400530/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/05/hulya-alper-kant-maturidiyi-okusayd.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/7089260307174400530'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/7089260307174400530'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/05/hulya-alper-kant-maturidiyi-okusayd.html' title='Hülya Alper - Kant Maturidi&apos;yi okusaydı.. -'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-5254369845670479715</id><published>2009-05-01T14:23:00.005+03:00</published><updated>2009-05-11T20:24:03.848+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aşk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='murat menteş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cafcaf'/><title type='text'>Başlık'sız</title><content type='html'>Evet, başlık yok, başlık yazmak zor işmiş, hem dikkat çeksin, özel olsun hem de bi çırpıda yazılsın, kolay mı?..(:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Murat Menteş &lt;a href="http://www.cafcafdergisi.net/"&gt;Cafcaf &lt;/a&gt;dergisinde yazmaya başlamış, henüz bir kitabını okuyamasam da hakkındaki yorumlardan etkilenmemek elde değil.&lt;br /&gt;Henüz çıkmamış bir kitabından (&lt;span style="line-height: 150%;font-family:'Arial','sans-serif';font-size:10;"  &gt;Korkma Ben Varım)&lt;/span&gt; bir &lt;a href="http://www.dunyabizim.com/news_detail.php?id=731"&gt;alıntı: &lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="line-height: 150%;font-family:'Arial','sans-serif';font-size:10;"  &gt;Aşk insanın sadece psikolojisini ve kimyasını değil; tarihini, müziğini, coğrafyasını, edebiyatını, fiziğini, beslenme çantasının içindekileri, hayat bilgisini de değiştiriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-5254369845670479715?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/5254369845670479715/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/05/baslksz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/5254369845670479715'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/5254369845670479715'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/05/baslksz.html' title='Başlık&apos;sız'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-6486679370267186370</id><published>2009-04-26T13:01:00.004+03:00</published><updated>2009-05-11T20:25:08.591+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Francis Bacon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='felsefe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ateizm'/><title type='text'>Cümlelerden Akla Takılanlar</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_KlmhVXamB-A/SfQ1dkyIGPI/AAAAAAAAAC8/FWPDL07ZCeE/s1600-h/Bak_As_2.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 428px; height: 267px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_KlmhVXamB-A/SfQ1dkyIGPI/AAAAAAAAAC8/FWPDL07ZCeE/s320/Bak_As_2.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5328943041292540146" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Certissimum est, atque experientia comprobatum, leves gustus in philosophia movere fortasse ad atheismum, sed pleniores haustus ad religionem reducere."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Deneyimle de sabit olduğu üzere şurası çok açık ki, felsefenin tadına şöyle bir bakanlar tanrıtanımazlığa, kendisini onunla doyuranlar ise dine yönelmeye daha yatkın olur."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Francis Bacon&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-6486679370267186370?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/6486679370267186370/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/04/cumlelerden-akla-taklanlar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/6486679370267186370'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/6486679370267186370'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/04/cumlelerden-akla-taklanlar.html' title='Cümlelerden Akla Takılanlar'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_KlmhVXamB-A/SfQ1dkyIGPI/AAAAAAAAAC8/FWPDL07ZCeE/s72-c/Bak_As_2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-4522667648108251030</id><published>2009-04-25T11:14:00.005+03:00</published><updated>2009-05-11T20:36:54.184+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ölüm'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='..Sokrates&apos;in Savunması..'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bilge'/><title type='text'>Sokrates'in Savunması</title><content type='html'>Meb'în ortaöğretim için listelediği 100 temel eser içinde olan bu kitabı daha önce duymamıştım bile ama derste adı geçtiği için okunmasına karar verildi;) Güzel bir kitap kesinlikle, yazarının Eflatun olması da ayrıca önemli. Konudan bahsedelim; Atinalılar tarafından tanrıları reddetmek, dinsiz olmak ve gençleri kötü yola teşvik etmekle suçlanan Sokrates'in mahkeme karşısına çıkarılması, orada savunma yapması ve de cezası kesinleşince cezanın uygulanmasını beklerken arkadaşlarıyla konuşmalarından ibaret kitap.. Savunmadan sonra mahkeme bir ceza teklif ediyor, Sokrates'in de kendi için bir ceza önermesi kurallar içerisinde mevcut, o da kendi için devlet hesabına bedava bakılmayı talep ediyor, ölüm cezası istenen birinin böyle bir ceza (!) talep etmesi yadırganıyor tabii, ancak bunun gerekçesini de aşağıda(*) harika şekilde açıklıyor. Sokrates, bir arkadaşının Delphi tapınağındaki kahine Sokrates'ten daha bilge birinin olup olmadığı sorusuna kahinin öyle birinin olmadığı cevabını vermesi üzerine, etrafında bilge olarak anılan insanları dolaşması, onlara bilgelikleriyle ilgili sorular sormasıyla, onların gerçekte bilge olmadığı, kendi hırs ve istekleri için bilgeliği taklit ettiklerini görür ve böylece de toplumdaki önemli kişilerin tepkilerini üzerine çeker ve sonunda mahkemeye götürülür..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve alıntılarım:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 12"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5CTOSHBA%7E1%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;link rel="themeData" href="file:///C:%5CUsers%5CTOSHBA%7E1%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_themedata.thmx"&gt;&lt;link rel="colorSchemeMapping" href="file:///C:%5CUsers%5CTOSHBA%7E1%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_colorschememapping.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:trackmoves/&gt;   &lt;w:trackformatting/&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:donotpromoteqf/&gt;   &lt;w:lidthemeother&gt;TR&lt;/w:LidThemeOther&gt;   &lt;w:lidthemeasian&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeAsian&gt;   &lt;w:lidthemecomplexscript&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeComplexScript&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;    &lt;w:splitpgbreakandparamark/&gt;    &lt;w:dontvertaligncellwithsp/&gt;    &lt;w:dontbreakconstrainedforcedtables/&gt;    &lt;w:dontvertalignintxbx/&gt;    &lt;w:word11kerningpairs/&gt;    &lt;w:cachedcolbalance/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;   &lt;m:mathpr&gt;    &lt;m:mathfont val="Cambria Math"&gt;    &lt;m:brkbin val="before"&gt;    &lt;m:brkbinsub val="&amp;#45;-"&gt;    &lt;m:smallfrac val="off"&gt;    &lt;m:dispdef/&gt;    &lt;m:lmargin val="0"&gt;    &lt;m:rmargin val="0"&gt;    &lt;m:defjc val="centerGroup"&gt;    &lt;m:wrapindent val="1440"&gt;    &lt;m:intlim val="subSup"&gt;    &lt;m:narylim val="undOvr"&gt;   &lt;/m:mathPr&gt;&lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" defunhidewhenused="true" defsemihidden="true" defqformat="false" defpriority="99" latentstylecount="267"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="0" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Normal"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="heading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="35" qformat="true" name="caption"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="10" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" name="Default Paragraph Font"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="11" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtitle"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="22" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Strong"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="20" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="59" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Table Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Placeholder Text"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="No Spacing"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Revision"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="34" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="List Paragraph"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="29" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Quote"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="30" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Quote"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="19" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtle Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="21" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="31" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtle Reference"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="32" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Reference"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="33" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Book Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="37" name="Bibliography"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" qformat="true" name="TOC Heading"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Cambria Math"; 	panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; 	mso-font-charset:162; 	mso-generic-font-family:roman; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:-1610611985 1107304683 0 0 159 0;} @font-face 	{font-family:Calibri; 	panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4; 	mso-font-charset:162; 	mso-generic-font-family:swiss; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:-1610611985 1073750139 0 0 159 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-unhide:no; 	mso-style-qformat:yes; 	mso-style-parent:""; 	margin-top:0cm; 	margin-right:0cm; 	margin-bottom:10.0pt; 	margin-left:0cm; 	line-height:115%; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:11.0pt; 	font-family:"Calibri","sans-serif"; 	mso-ascii-font-family:Calibri; 	mso-ascii-theme-font:minor-latin; 	mso-fareast-font-family:Calibri; 	mso-fareast-theme-font:minor-latin; 	mso-hansi-font-family:Calibri; 	mso-hansi-theme-font:minor-latin; 	mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; 	mso-bidi-theme-font:minor-bidi; 	mso-fareast-language:EN-US;} .MsoChpDefault 	{mso-style-type:export-only; 	mso-default-props:yes; 	mso-ascii-font-family:Calibri; 	mso-ascii-theme-font:minor-latin; 	mso-fareast-font-family:Calibri; 	mso-fareast-theme-font:minor-latin; 	mso-hansi-font-family:Calibri; 	mso-hansi-theme-font:minor-latin; 	mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; 	mso-bidi-theme-font:minor-bidi; 	mso-fareast-language:EN-US;} .MsoPapDefault 	{mso-style-type:export-only; 	margin-bottom:10.0pt; 	line-height:115%;} @page Section1 	{size:595.3pt 841.9pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-priority:99; 	mso-style-qformat:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin-top:0cm; 	mso-para-margin-right:0cm; 	mso-para-margin-bottom:10.0pt; 	mso-para-margin-left:0cm; 	line-height:115%; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:11.0pt; 	font-family:"Calibri","sans-serif"; 	mso-ascii-font-family:Calibri; 	mso-ascii-theme-font:minor-latin; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-theme-font:minor-fareast; 	mso-hansi-font-family:Calibri; 	mso-hansi-theme-font:minor-latin;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;~ Tanrı bana, düşünürlerin kendini ve diğerlerini sınama görevini verince ölüm ya da başka bir şey korkusuyla bundan kaçmam, benim için büyük bir çelişki olurdu. Bu, gerçekten çok şaşırtıcı bir durum olurdu ve o zaman ben, tanrılara inanmamaktan, ölümden korkarak tanrı habercisine itaatsizlikten ve olmadığım halde bilginmişim gibi görünmekten dolayı suçlanır ve mahkeme edilirdim ki, bu adalate uygun bir hareket olurdu. Çünkü Atinalılar, ölüm korkusu, kişinin bilge olmadığı halde öyle zannetmesi, bilmediğini biliyor zannetmesi gibi bir durumdur. Hiç kimse, başa gelebilecek en büyük kötülük zannedilen ölümün, belki de en büyük iyilik olduğunu bilemez&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Hiçbir zaman, iyi olduğundan emin olmadığım şeylerden, kötü olduğunu kesin bildiğim şeylerden korktuğumdan fazla korkmam. (syf 66)&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 12"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 12"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5CTOSHBA%7E1%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;link rel="themeData" href="file:///C:%5CUsers%5CTOSHBA%7E1%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_themedata.thmx"&gt;&lt;link rel="colorSchemeMapping" href="file:///C:%5CUsers%5CTOSHBA%7E1%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_colorschememapping.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:trackmoves/&gt;   &lt;w:trackformatting/&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:donotpromoteqf/&gt;   &lt;w:lidthemeother&gt;TR&lt;/w:LidThemeOther&gt;   &lt;w:lidthemeasian&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeAsian&gt;   &lt;w:lidthemecomplexscript&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeComplexScript&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;    &lt;w:splitpgbreakandparamark/&gt;    &lt;w:dontvertaligncellwithsp/&gt;    &lt;w:dontbreakconstrainedforcedtables/&gt;    &lt;w:dontvertalignintxbx/&gt;    &lt;w:word11kerningpairs/&gt;    &lt;w:cachedcolbalance/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;   &lt;m:mathpr&gt;    &lt;m:mathfont val="Cambria Math"&gt;    &lt;m:brkbin val="before"&gt;    &lt;m:brkbinsub val="&amp;#45;-"&gt;    &lt;m:smallfrac val="off"&gt;    &lt;m:dispdef/&gt;    &lt;m:lmargin val="0"&gt;    &lt;m:rmargin val="0"&gt;    &lt;m:defjc val="centerGroup"&gt;    &lt;m:wrapindent val="1440"&gt;    &lt;m:intlim val="subSup"&gt;    &lt;m:narylim val="undOvr"&gt;   &lt;/m:mathPr&gt;&lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" defunhidewhenused="true" defsemihidden="true" defqformat="false" defpriority="99" latentstylecount="267"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="0" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Normal"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="heading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="35" qformat="true" name="caption"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="10" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" name="Default Paragraph Font"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="11" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtitle"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="22" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Strong"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="20" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="59" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Table Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Placeholder Text"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="No Spacing"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Revision"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="34" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="List Paragraph"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="29" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Quote"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="30" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Quote"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="19" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtle Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="21" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="31" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtle Reference"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="32" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Reference"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="33" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Book Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="37" name="Bibliography"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" qformat="true" name="TOC Heading"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Cambria Math"; 	panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; 	mso-font-charset:162; 	mso-generic-font-family:roman; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:-1610611985 1107304683 0 0 159 0;} @font-face 	{font-family:Calibri; 	panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4; 	mso-font-charset:162; 	mso-generic-font-family:swiss; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:-1610611985 1073750139 0 0 159 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-unhide:no; 	mso-style-qformat:yes; 	mso-style-parent:""; 	margin-top:0cm; 	margin-right:0cm; 	margin-bottom:10.0pt; 	margin-left:0cm; 	line-height:115%; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:11.0pt; 	font-family:"Calibri","sans-serif"; 	mso-ascii-font-family:Calibri; 	mso-ascii-theme-font:minor-latin; 	mso-fareast-font-family:Calibri; 	mso-fareast-theme-font:minor-latin; 	mso-hansi-font-family:Calibri; 	mso-hansi-theme-font:minor-latin; 	mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; 	mso-bidi-theme-font:minor-bidi; 	mso-fareast-language:EN-US;} .MsoChpDefault 	{mso-style-type:export-only; 	mso-default-props:yes; 	mso-ascii-font-family:Calibri; 	mso-ascii-theme-font:minor-latin; 	mso-fareast-font-family:Calibri; 	mso-fareast-theme-font:minor-latin; 	mso-hansi-font-family:Calibri; 	mso-hansi-theme-font:minor-latin; 	mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; 	mso-bidi-theme-font:minor-bidi; 	mso-fareast-language:EN-US;} .MsoPapDefault 	{mso-style-type:export-only; 	margin-bottom:10.0pt; 	line-height:115%;} @page Section1 	{size:595.3pt 841.9pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-priority:99; 	mso-style-qformat:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin-top:0cm; 	mso-para-margin-right:0cm; 	mso-para-margin-bottom:10.0pt; 	mso-para-margin-left:0cm; 	line-height:115%; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:11.0pt; 	font-family:"Calibri","sans-serif"; 	mso-ascii-font-family:Calibri; 	mso-ascii-theme-font:minor-latin; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-theme-font:minor-fareast; 	mso-hansi-font-family:Calibri; 	mso-hansi-theme-font:minor-latin;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;  &lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;~* Bugüne kadar kimseye haksızlık etmediğime kanaat getirdiğim gibi, kötü bir şey hakettiğimi söyleyerek veya buna uygun bir ceza önererek kendime de haksızlık etmem beklenmemeli. Neden ? Meletus'un teklif ettiği ölüm cezasından korktuğum için mi?&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Ölümün benim için hayır mı şer mi olacağını bilmeden, kötü olduğu kesin olan bir cezayı neden kendim için isteyeyim? Hapis cezası mı teklif edeceğim? Hayır, neden bütün günlerimi bir hücrede, yılın hakimlerinin ve onbirlerin kölesi olarak geçireyim? Yoksa ödenene kadar hapiste kalacağım bir para cezası mı teklif edeyim? Bu da aynı kapıya çıkar, çünkü parayı ödeyemeyeceğime göre, bu, ölene kadar hapiste kalmam anlamına gelir. Eğer sürgün dersem (ki büyük bi ihtimalle sizin düşündüğünüz ceza da bu), yaşama aşkıyla gözlerim kör olmuş demektir. Çünkü siz benim vatandaşlarım olduğunuz halde benim söylemlerime ve tartışmalarıma dayanamamış ve onları usandırıcı ve sinir bozucu bulmuşken, başkalarının bunlara tahammül edebileceklerini düşünmem mantık dışı olur. (syf 75)&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;~  Sizin beklediğiniz gibi kendimi savunarak yaşamaktansa, kendi bildiğim gibi kendimi savunarak ölmeyi yeğlerim. Savaşta olduğu gibi, hukukta da, ne ben ne de başkası ölümden kurtulmak için her yolu kullanmamalıdır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;..&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Zor olan, dostlarım, ölümden kurtulmak değil, kötülük yapmaktan kaçmaktır, çünkü o, ölümden daha hızlı koşar. Ben yaşlıyım ve ağır hareket ederim, ve bu ikisinden, yavaş olanı bana yetişti, fakat beni suçlayanlar zeki ve hızlı oldukları için, hızlı koşan onları yakalayacak: Kötülük.&lt;br /&gt;(syf 77)&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;~ İnsanları öldürerek, yaşadığınız kötü hayatın kınanmasından kurtulacağınızı sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Bu ne çok mümkün, ne de şerefli bir kaçış yoludur. En kolay ve en asil yol başkalarını susturmak değil, kendinizi mümkün olduğunca iyileştirmektir. (syf 78)&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;~ Artık ayrılma zamanı geldi. Herkes kendi yoluna: Ben ölmeye, siz yaşamaya. Hangisinin daha iyi olduğunu yalnız Tanrı bilir..(syf 80)&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-4522667648108251030?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/4522667648108251030/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/04/sokratesin-savunmas.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/4522667648108251030'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/4522667648108251030'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/04/sokratesin-savunmas.html' title='Sokrates&apos;in Savunması'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-4062036717783625074</id><published>2009-03-26T18:30:00.006+02:00</published><updated>2009-05-11T20:39:58.412+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='..Siret-i Meryem..'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dua'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hz. meryem'/><title type='text'>{ Siret-i Meryem }</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;font-family:georgia;" &gt;Harika bir İncesaz müziği dinliyorum, yazılara devam etme isteği doğdu onu dinlerken.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:georgia;" &gt;Siret-i Meryem'den eksik kalan kısımları aktaralım.. İlk olarak Meryem oğlu İsa Peygamber'in duası&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote style="font-weight: bold; font-family: georgia;"&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote style="font-weight: bold; font-family: georgia;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Divanelere ve aklını kaybetmişlere okuduğu dua şöyleydi:&lt;br /&gt;"Allahumme ente ilahu men fissemai ve ilahu men fiylardı la ilahe fiyhima ğayruke ve ente cebbaru men fiylardı la cebbaru fiyhima ğayruke ve ente maliku men fiyssemai ve maliku mennun fiylardı la melike fiyhima ğayruke kudretike fiylardı kudretike fiyssemai ve sultanuke fiylardı kesultanike fiyssemai eseluke bi ismilkelkeriymi ve vechikel muniyri ve mulkikel kadiymi inneke ala kulli şey'in kadir.. (Ruhul Furkun) '1&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seher; gecenin sonu, fecrin hemen az evvelki dakikalarıdır. Kelime "ha" harfi ile değil de "güzel he" dediğimiz harfle yazılırsa, gecenin tamamını uykuyla geçirmeyip uykusuz kalan anlamına da gelir ki Hz. Meryem işte böylesi bir seher ehliydi..&lt;br /&gt;"Seherin Seheriydi"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seher vaktinde tevbe ve münacaat Hz. Resulullah'ın (sav) da üzerinde çok durduğu bir mevzudur. Hz. Enes (ra); "Biz seher vakitlerinde yetmiş defa tevbe istiğfar etmekle emrolunduk" ifadesi, "seherlerde dua" bahsinin önemini ifade eder..&lt;br /&gt;Hz. Meryem, yukarıdaki ayette (Zariyat 15-18) anlatılan "mustağfirine bi'l eshar"dandır, yani "seher vakti istiğfar edenler"den..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bak gör ki; kıskançlık ve öfke kişiyi ne hallere düşürür, ibret al İblis' ten.. En aşılmaz duvarlar, en aşılmaz engeller küfürle inşa olur. Küfrün harcını; kıskançlık ve öfke karmıştır. Allah Teala ve Tekaddes korusun cümlemizi küfrandan...&lt;br /&gt;Hışımla içindeki ateşi körükledikçe körükledi İblis..'4&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama kadınlar biraz böyledir ya! En çok kendilerini suçlamayı severler, iş esmeyen rüzgara, beklendiği halde bir türlü yağmayan yağmura, çalınmayan kapıya, vakitsiz giden yolcuya dayandığında, kendi paylarını arayıp dururlar her ağır aksak giden işin ardında. En çok kendilerini çıkarırlar kadınlar ortaya, kimsenin sahip çıkmadığı işler sözkonusu olduğunda...'5&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra da Hz. Yakub'un (as) içli tesbihatıyla açardı yüreğini Rabbine:&lt;br /&gt;"Ey inananların reca ve ümit kaynağı Rabbim, ümitsizliğe düşmeme müsaade etme! Ey rahmetiyle yardım talebinde bulunanların yardımına koşan Allah'ım, bu çaresiz ve kimsesiz kalmış kuluna da inayet elini uzat! Ey tövbe ile hak kapısına yönelenlerin teveccühlerini karşılıksız bırakmayan Yüce Mevlam, gidecek başka hiçbir kapısı olmayan bu zavallı kulunun tövbesini de kabul buyur, ne olur!" '6&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. 243&lt;br /&gt;5. 79&lt;br /&gt;6. 148 [Hz. Adem, Hz. Nuh, Hz. İbrahim, Hz.İsmail, Hz.İshak, Hz.Eyyub, Hz.Salih, Hz.Yunus, Hz. Yakup, Hz.Yusuf, Hz.Musa Peygamberlerin duası için de bknz..;)]&lt;br /&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-4062036717783625074?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/4062036717783625074/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/03/siret-i-meryem.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/4062036717783625074'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/4062036717783625074'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/03/siret-i-meryem.html' title='{ Siret-i Meryem }'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-3938809548392663473</id><published>2009-03-21T22:49:00.003+02:00</published><updated>2009-03-21T22:51:38.089+02:00</updated><title type='text'>Okunacaklar</title><content type='html'>Alınan bir dersle bağlantılı olarak alınıp okunacak kitapları listeleyeyim, unutabiliyorum sonra&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Etiğe Giriş - Ahmet Cevizci&lt;br /&gt;Fesefeyi Yaşamak - Ray Billington -bu kitabı nasıl bulacaksam artık bilmiyorum-&lt;br /&gt;Etik - Alain Badiou -bugün itibariyle alındı-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kolay gelsin hadi bakalım(:&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-3938809548392663473?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/3938809548392663473/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/03/okunacaklar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/3938809548392663473'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/3938809548392663473'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/03/okunacaklar.html' title='Okunacaklar'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-1867281112652219902</id><published>2009-02-18T17:24:00.013+02:00</published><updated>2009-05-11T20:25:43.032+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İskender Pala'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='elif'/><title type='text'>İskender Pala'dan..</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 255, 255);"&gt;1 yıl olmuş.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 255, 255);"&gt;Yorum yok....&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-size:130%;" &gt;[17.02.2009]&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 204, 204); font-style: italic;font-family:times new roman;font-size:130%;"  &gt;Gizlenen Sevgili&lt;/span&gt;  &lt;span style="color: rgb(204, 204, 204); font-style: italic;font-family:times new roman;font-size:130%;"  &gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşkın sebepleri arasında en inanılmaz olanı belki de rüyada görüp âşık olmaktır. İnsan sevgiliyi rüyada her vakit görür ama rüyada yalnızca bir kez gördüğü birine sevgili der mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;      &lt;p  style="color: rgb(204, 204, 204); font-weight: bold; font-style: italic;font-family:times new roman;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bunlar olsa olsa Hüsrev ile Şirin, Vamık ile Azra hikâyelerinde olur. Gönlün, hiç mevcut olmayan birine tutulması, sanki hiç gerçeği olmayan bir şeyle geçim sağlamak gibi değil midir?&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p  style="color: rgb(204, 204, 204); font-weight: bold; font-style: italic;font-family:times new roman;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Birisi hiç görmediği ve asla göremeyeceği bir güzeli sevdiğini söylerse herhalde aklından zoru olduğunu düşünürler. Ruhu ona telkin ediyormuş, temenni ve arzuları kalbini yönlendiriyormuş, bunlara inanmazlar. Oysa bir âşık, sevgilinin ay mı, güneş mi olduğunu bilemese de, aklının bir oyunu mu, hayalinin bir çılgınlığı mı olduğunu kestiremese de, gözlerine her daim onun görüntüsü girdiği müddetçe âşık değil midir?&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p  style="color: rgb(204, 204, 204); font-weight: bold; font-style: italic;font-family:times new roman;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Âşık olmak için maddî varlık şart mıdır? Allah'ın güzelliğini rüyasında görüp ona âşık olan sufiye inanıyoruz da neden bu âşıka inanmıyoruz. Eğer ona inanmayacaksak aşk surete tapmaktan gayrı ne olur ki? O halde bir kişi sevdiğini karşısında görmeden de âşık olabilir. Sevgili için kaygılanmak da, hayaliyle mest olmak da, geceleri uykusuz kalmak ve seherlerde acı çekmek de hep âşıkın sevgiliyi görmeden yaptığı şeyler değil midir?&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p  style="color: rgb(204, 204, 204); font-weight: bold; font-style: italic;font-family:times new roman;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bir duvarın arkasında şarkı söyleyen bir kadını işitmek, bazen ona tutulmak için yeterlidir. Bazıları buna temelsiz bir bina gözüyle bakabilir, ancak âşık, o binayı inşa etmekte her zaman çok mahirdir. Zihni görmediği bir varlığın tutkusuyla meşgul olan kişi, düşünceleriyle baş başa kaldığında hayalinden ona şekiller çizer, kıyafetler giydirir, renk ve koku isnat eder, tavır biçer. Sevgili, âşıkın zihninin içinde yapılıp mükemmelleştirilir, âşıkın hayali ve tasarım gücü sevgilinin güzelliğini artırır. O şarkıcıyı bir yerde görsün, yahut görmesin. Şimdi kim bu şarkıcıya âşık olan kişiyi ayıplayabilir ki?&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p  style="color: rgb(204, 204, 204); font-weight: bold; font-style: italic;font-family:times new roman;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Cenneti de ancak tasvirle tanıyor değil miyiz? Onun söylediği şarkılar kulağımızı doldurup kalbimizi ona yönlendirdiğinde genelde âşık onun güzelliğini sesine göre ölçmez mi? Eğer kendisini gördüğünde aşkı artıyorsa şarkıcıda onun sesine denk bir güzellik görmüş demektir. Ama eğer şarkıcının yüzü sesinden daha güzel ise bu âşıkı, sesten yola çıkarak güzelliği keşfettiği için tebrik etmek gerekmez mi? Cennetin en güzel tasvirleri bile cennetin yanına yaklaşmaktan uzak değiller midir? O halde, kainatta görülen bütün güzelliklerin "Mutlak Güzel"den bir iz taşıdıkları için güzel olduğunu söyleyen sufiler haksız sayılabilirler mi? Kim Allah'ın güzelliğine vurulup da ona tapınıyorsa aşkı mübarek olsun!..&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p  style="color: rgb(204, 204, 204); font-weight: bold; font-style: italic;font-family:times new roman;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p  style="color: rgb(204, 204, 204); font-weight: bold; font-style: italic;font-family:times new roman;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Aşk hikâyesi &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p  style="color: rgb(204, 204, 204); font-weight: bold; font-style: italic;font-family:times new roman;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;"İstanbul'da bir zamanlar, devletlulardan olan komşusunun oğluna gönlünü kaptırmış bir kız yaşarmış. Oğlanın hiç haberi yokmuş sevildiğinden. Kederi artıyor, umutsuzluğu büyüyormuş kızcağızın. Sonunda onun sevdasından yataklara düşmüş. İffetinden gidip halini oğlana anlatamamış. Anlattığı vakit "Ya inanmazsa!" diye korkuyormuş belki de. Sonra "Ya beğenmezse!", "Ya yüz çevirirse!" gibi ihtimaller belirmiş zihninde. Bunlar da hastalığını artırmış, nergisceğiz erimeye, solmaya başlamış.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p  style="color: rgb(204, 204, 204); font-weight: bold; font-style: italic;font-family:times new roman;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Nihayet annesi gerçeği anlamış. Ona sırdaş olmayı teklif edip işin aslını öğrenmiş. Sonra da demiş ki "-Ona halini bir şiirle anlatmalısın!" Kız bu yolu denemişse de oğlan aklından geçirmiyor, zeki ve duyarlı olmasına karşın asla kıza toz kondurmuyormuş. Sonunda aşk hadden aşıp ölümcül raddelere gelmişken kader onlara fırsat tanımış, bir gece baş başa kalmışlar. Kızın kalbi yerinden oynayacak gibi olmuş, sabrı tükenmiş, amma iffetinden bir adım dışarı çıkmamış. Gecenin sonunda ayrılmak üzere kız ayağa kalkmış, fakat kalbi o sırada kendisine hükmetmiş ve oğlanı yanağından öpmüş. Sonra tek kelime söylemeden güvercin yürüyüşüne benzeyen bir yürüyüşle, kulağındaki küpeleri çın çın sallayarak çıkıp gitmiş. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p  style="color: rgb(204, 204, 204); font-weight: bold; font-style: italic;font-family:times new roman;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Delikanlı çok şaşırmış tabii. Gücü takati kesilmiş, soğukkanlılığını yitirmiş. Öfkelenmiş, utanmış, sevinmiş, eli ayağına dolaşmış... Kız daha bahçe kapısından çıkmadan aşk tuzağına yakalanıvermiş. Ertesi gün yüreğinde ateş alevlenmiş, soluk alıp vermesi ritmini bozmuş, korkuları çoğalmış... Gözüne uyku girmeden üç gece geçirmiş ve dördüncü gün sabahleyin kızı görmek için evden çıkmış. Ne çare, kız o gece aşk yolunun son yolculuğuna yürümüş. Daha sonraki zamanlarda delikanlıyı hep onun mezarı yakınlarında dolanırken görmüşler. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p  style="color: rgb(204, 204, 204); font-weight: bold; font-style: italic;font-family:times new roman;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Soranlara şöyle olmuş: &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p  style="color: rgb(204, 204, 204); font-weight: bold; font-style: italic;font-family:times new roman;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;- Ona karşı öyle bir arzum var ki, bu arzuyla Allah'a yalvarabilseydim tüm günahlarım bağışlanırdı. Bu arzuyla dua edip istesem, vahşi hayvanlar merhamete gelir, insanlara zarar vermekten vazgeçerlerdi. İsterdim ki o hayattayken yüreğimi bir bıçak ile yarıp açsınlar, onu içine yerleştirsinler, sonra da göğsümü kapatıp diksinler. Böylece hep yüreğimde kalsın diriliş gününü başka yerde değil, orda beklesin, ben yaşadıkça o da yaşasın, kabrin derin karanlığına girdiğimde de yine kalbimin içinde kalsın. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;h3  style="color: rgb(204, 204, 204); font-weight: bold; font-style: italic;font-family:times new roman;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;[BERCESTE]&lt;/span&gt;&lt;a style="font-weight: bold;" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_KlmhVXamB-A/SZwos326igI/AAAAAAAAACk/hdqfotJi7sM/s1600-h/171elif.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 48px; height: 109px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_KlmhVXamB-A/SZwos326igI/AAAAAAAAACk/hdqfotJi7sM/s400/171elif.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5304159212509235714" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/h3&gt; &lt;p  style="color: rgb(204, 204, 204); font-weight: bold; font-style: italic;font-family:times new roman;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Sînene aşk ile elifler kes &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p  style="color: rgb(204, 204, 204); font-weight: bold; font-style: italic;font-family:times new roman;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bilsin ol servi sevdiğin herkes &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p  style="color: rgb(204, 204, 204); font-weight: bold; font-style: italic;font-family:times new roman;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt; Bakî &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-size:130%;" &gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:times new roman;" &gt;&lt;span style="color: rgb(204, 204, 204); font-style: italic;font-family:times new roman;font-size:130%;"  &gt; Ey âşık!.. Bağrına aşk ile selvi biçimli çizikler çek; ta ki o selvi boyluyu sevdiğini herkes anlasın.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-1867281112652219902?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/1867281112652219902/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/02/iskender-paladan.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/1867281112652219902'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/1867281112652219902'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/02/iskender-paladan.html' title='İskender Pala&apos;dan..'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_KlmhVXamB-A/SZwos326igI/AAAAAAAAACk/hdqfotJi7sM/s72-c/171elif.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-2820788817620920544</id><published>2009-02-15T15:51:00.010+02:00</published><updated>2009-05-11T20:38:46.557+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ŞİİR'/><title type='text'>Kanatlı Hayal..</title><content type='html'>Azerbaycanlı şair, Bahtiyar Vahabzade, 13 Şubat'ta 84 yaşında vefat etmiş.. Tanımıyordum maalesef ama okuyup yazacağım buraya şiirlerinden..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_KlmhVXamB-A/SZggj8p5fnI/AAAAAAAAACc/CzOBBMzNQlE/s1600-h/13015476_4440.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 5px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 421px; height: 325px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_KlmhVXamB-A/SZggj8p5fnI/AAAAAAAAACc/CzOBBMzNQlE/s400/13015476_4440.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5303024363178131058" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span class="yazarmetin"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-2820788817620920544?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/2820788817620920544/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/02/kanatl-hayal.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/2820788817620920544'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/2820788817620920544'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/02/kanatl-hayal.html' title='Kanatlı Hayal..'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_KlmhVXamB-A/SZggj8p5fnI/AAAAAAAAACc/CzOBBMzNQlE/s72-c/13015476_4440.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-5666766889080440127</id><published>2009-02-15T15:06:00.009+02:00</published><updated>2009-05-11T20:40:15.851+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aşk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='..Siret-i Meryem..'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sibel erarslan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hz. meryem'/><title type='text'>∏  Siret - i  Meryem ∏</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_KlmhVXamB-A/SZgbV-feVzI/AAAAAAAAACU/aNjJt4IyknI/s1600-h/Cardo-Olive-TreeLG22.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 290px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_KlmhVXamB-A/SZgbV-feVzI/AAAAAAAAACU/aNjJt4IyknI/s400/Cardo-Olive-TreeLG22.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5303018625594971954" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 153, 153);"&gt;Sibel Eraslan'ın, 2008 yılında bizlere sunmuş olduğu ve bir çok yazarın da beğenisini toplayan son kitabı. Ve notları..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote style="color: rgb(51, 153, 153);"&gt;&lt;br /&gt;Aşk.. Bilinmekliği ister, görünmekliği diler ama canı azdır aşkın. Kırılgan, titrek, elde tutulmayacak bir şeydir sevda. Kuş kanadı gibi, kapı kapanırken esen hava gibi, kabak çekirdeğinin tüyü gibi, seher vaktinde değen güneş ışığı gibi, utangaç ve mahcuptur aşk.Kendisini sevdası uğruna iptal etmeyen göz, boşa aşığım deyip durmasın. Sevda perdedir. Körlük sanırsın, oysa görüştür. Görüş açıklığı için, diğer şeylere körlük gerektirir aşkın yolu. Kemikleri çoktan toprak olmuş bu aşık haritacı için sevgilisinden başka hiçbir şey yoktu görecek.. Her şeye kördü onun nefsi. Neye baksa o. Neyi görse o. Her yer ve her yön, sevgilisinin gölgesinde.."(syf 50)&lt;br /&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 153, 153);"&gt;Haritacı olarak bahsedilen kişi, romandaki 3 gençten birinin üzerindeki ipekli mihtanını satarak aldığı haritayı yapandır. Haritasındaki her şey sevdiğiyle irtibatlı ve onunla isimlidir. O'nun çeşmesi, O'nun atını bağladığı ağaç gibi tanımlarla, O'nsuz hiç bir şey belirtilmemiş ve görülmek istenmemiştir..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote style="color: rgb(51, 153, 153);"&gt;"Neyin hayırlı ve neyin hayırsız olduğunu bizler bilemeyiz. Bunu unutma. Demem o ki; olanda hayır vardır, bize zor ve sıkıcı gelse de, bizi ağırlığıyla yoruyor olsa da, olanda hayır vardır. Yine demem odur ki, istemenin imtihanına tabi tutulmayalım. Rabbimiz nefsani istemelerden korusun bizi. İstemenin kölesi olanlardan eylemesin. "(syf 65)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 153, 153);"&gt;İmran'ın eşi Hanne'ye söyledikleri.. İstemenin bile adabı olduğunu söylüyor, öyle her kafamıza eseni istememizi, nefsani olanlardan sakınmamızı ve en güzel yanı, "olanda hayır vardır" , harika bir cümle.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-5666766889080440127?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/5666766889080440127/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/02/siret-i-meryem.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/5666766889080440127'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/5666766889080440127'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/02/siret-i-meryem.html' title='∏  Siret - i  Meryem ∏'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_KlmhVXamB-A/SZgbV-feVzI/AAAAAAAAACU/aNjJt4IyknI/s72-c/Cardo-Olive-TreeLG22.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-6926222359439082943</id><published>2009-02-10T18:53:00.005+02:00</published><updated>2009-05-11T20:34:55.440+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='..Bağdat Fragmanı..'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yıldız ramazanoğlu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='filistin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='.abd'/><title type='text'>| Bağdat Fragmanı 2 |</title><content type='html'>&lt;blockquote&gt;Time dergisinin kapak yaptığı bir fotoğraf - bir salın üzerinde İtalya sahillerine çıkarken yakalanan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1965'te sömürge koşullarının kötülüğü yüzünden Pencap'tan İngiltere'ye gelmek zorunda kalmış gelmiş, Heathrow havaalanında çalışan Daljit adlı bir kadının, bir sosyologun küçümsemeyle, neden buradasınız, sorusuna verdiği cevabı hatırlıyorum diyor. "Çünkü Siz Oradaydınız." Bourne, sene 1991'de biz hala çeşitli gerekçelerle de olsa oradayız, yazmış sıkıntıyla.&lt;br /&gt;Bütün işgalcilere: Unwelcome.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sadece Açıklayıcı Notlar:&lt;br /&gt;1- Pencap: Pakistan'ın 4 eyaletinden en kalabalık olan bir eyaleti.&lt;br /&gt;2- Bourne: Jenny Bourne,  Yukarıda alıntılanan kitabının adı: "Kadın hareketinin kurumlaşması, Fırsalar rizikolar" olan İngiliz feminist yazar.&lt;br /&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-6926222359439082943?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/6926222359439082943/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/02/bagdat-fragman-2.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/6926222359439082943'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/6926222359439082943'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/02/bagdat-fragman-2.html' title='| Bağdat Fragmanı 2 |'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-6826730421227409987</id><published>2009-02-04T23:07:00.007+02:00</published><updated>2009-05-19T15:12:21.332+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='..Bağdat Fragmanı..'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yıldız ramazanoğlu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='filistin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='.abd'/><title type='text'>|  Bağdat Fragmanı |</title><content type='html'>Hala bitiremediğim ancak içindeki bilgilerle neredeyse kitabın her sayfasını işaretlememe neden olacak kadar önemli noktalara değinmiş bir kitap.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 102, 0);"&gt;"De  facto olarak İsrail'in canı ne zaman istersebütün bölge halklarını nükleer silahla tehdit etme, gerekirse yok etme hakkı var.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 102, 0);"&gt;BM kararlarının hiç birine uymama hakkı var.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 102, 0);"&gt;Yüzlerce soruya tek kelimeyle -security- cevap verme hakkı var.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(204, 102, 0);"&gt;Onlara bu hakkı kim verdi. Bu yeryüzü felaketine alışanlar, olanları unutanlar, olacakları kanıksayanlar.. Çabaların beyhudeliğine inanmış olan bizler.&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 102, 0);"&gt;"&lt;/span&gt; syf(88)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 102, 0);"&gt;"Bob Dylan Savaşın Lordları adlı şarkısında savaşa sürülmüş bir gencin öldürmekten vazgeçişini şöyle anlatıyordu:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 102, 0);"&gt;"Yüzüne baktığımda, tam da bana benzediğini gördüğümde..""syf(89)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-6826730421227409987?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/6826730421227409987/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/02/bagdat-fragman.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/6826730421227409987'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/6826730421227409987'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/02/bagdat-fragman.html' title='|  Bağdat Fragmanı |'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-3673801531409447561</id><published>2009-02-02T23:10:00.005+02:00</published><updated>2009-02-02T23:20:09.741+02:00</updated><title type='text'>Divan-ı Kebir'den</title><content type='html'>&lt;blockquote&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;Birinci Cild bölüm-6/&lt;/i&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;62. Beyit&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 153, 0);font-family:times new roman;font-size:130%;"  &gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 180, 150);"&gt;Birbirin&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:Times New Roman;font-size:100%;"  &gt;&lt;span style="color: rgb(255, 180, 150);font-family:times new roman;font-size:130%;"  &gt;den ayrı düşmüş parçaları hoş bir  şekilde birleştirmek, o padişahlar padışahı için zor değildir. Bu nasıl olur  deme, bu işe şaşma! Çünkü, baksana,parça parça dumanlar onun eli ile birleşmiş,  gökyüzü haline gelmiştir.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="color: rgb(192, 192, 192); font-style: italic;"&gt;Sadece bir not: Ayrılıkların dermanı burada verilmiş aslında, kalpleri, mesafeleri birleştiren onu ayırandır da ve yine birleştirebilir şüphesiz, hamdolsun!..&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=";font-family:Times New Roman;font-size:100%;"  &gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 153, 102); font-style: italic;font-family:times new roman;" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 204, 204); font-style: italic;font-family:times new roman;" &gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 153, 102);font-family:times new roman;" &gt;&lt;blockquote&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 180, 150);font-family:times new roman;" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-3673801531409447561?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/3673801531409447561/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/02/divan-kebirden.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/3673801531409447561'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/3673801531409447561'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2009/02/divan-kebirden.html' title='Divan-ı Kebir&apos;den'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-4127651457952662862</id><published>2008-12-03T22:11:00.010+02:00</published><updated>2009-05-11T20:39:11.914+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ŞİİR'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='turgut uyar'/><title type='text'>Turgut Uyar</title><content type='html'>&lt;span style=";font-family:times new roman;font-size:130%;"  &gt;&lt;br /&gt;Bugün gezinirken bulduğum bir şair ve yine Sadık Yalsızuçanlar'ın bir yazısından tabii ki..:)&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;h3 style="font-weight: normal;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/h3&gt;&lt;h3 style="font-weight: normal;"&gt;Tel Cambazının Tel Üstündeki Durumunu Anlatır Şiirdir&lt;/h3&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote  style="font-weight: bold;font-family:times new roman;"&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Aşkım da değişebilir gerçeklerim de&lt;br /&gt;Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı&lt;br /&gt;Yangelmişim diz boyu sulara&lt;br /&gt;Hepinize iyiniyetle gülümsüyorum&lt;br /&gt;Hiçbirinizle dövüşemem&lt;br /&gt;Benim bir gizli bildiğim var&lt;br /&gt;Sizin alınız al inandım&lt;br /&gt;Morunuz mor inandım&lt;br /&gt;Ben tam kendime göre&lt;br /&gt;Ben tam dünyaya göre&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Ama sizin adınız ne&lt;br /&gt;Benim dengemi bozmayınız&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;SİBERNETİK&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style=";font-family:&amp;quot;;" &gt;üç kere üç dokuz eder&lt;br /&gt;bilirsin&lt;br /&gt;birin karesi birdir&lt;br /&gt;kare kökü de&lt;br /&gt;bilirsin&lt;br /&gt;’mutlu aşk yoktur’&lt;br /&gt;bilirsin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama baharda ya da dışarda&lt;br /&gt;sonsuz göğün altında&lt;br /&gt;aşkın aşkla çarpımı&lt;br /&gt;nedendir bilinmez&lt;br /&gt;garip bir biçimde&lt;br /&gt;hep sonsuzdur&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;span style=";font-family:times new roman;font-size:130%;"  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-4127651457952662862?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/4127651457952662862/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2008/12/turgut-uyar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/4127651457952662862'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/4127651457952662862'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2008/12/turgut-uyar.html' title='Turgut Uyar'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-8549442909011251556</id><published>2008-12-01T17:33:00.003+02:00</published><updated>2008-12-01T19:37:12.486+02:00</updated><title type='text'>Cümleler..</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;font-family:times new roman;font-size:130%;"  &gt;Karl Jaspers:&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:times new roman;font-size:130%;"  &gt;“Felsefeyi felsefe yapan hakikati aramasıdır,  ona sahip olması değil...”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mevlana (Divan-ı Kebir)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: times new roman; font-weight: bold;font-size:130%;" &gt;"Zahirde, batında, hayır, şer ne varsa hepsi Allah'ın hükmünden, kaza ve kaderindendir Sen gayret sari ederim, çalışır, çabalarım; fakat, kaza bana der ki:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-family: times new roman; font-weight: bold;font-size:130%;" &gt; &lt;span style="font-style: italic;"&gt;"Senin elinde olmayan senin yapamayacağın, başka bir iş var, o işten senin haberin yok,"&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-8549442909011251556?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/8549442909011251556/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2008/12/cmleler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/8549442909011251556'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/8549442909011251556'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2008/12/cmleler.html' title='Cümleler..'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-8736187669276304847</id><published>2008-11-30T18:54:00.006+02:00</published><updated>2008-11-30T19:05:20.132+02:00</updated><title type='text'>“Ayrılık sofrası”.</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center; color: rgb(255, 204, 255);"&gt;&lt;span style="font-style: italic; color: rgb(204, 204, 255);"&gt;“Ayrılık sofrası”.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sofrada oturanların çoğu aç, zayıf, bedenen çelimsiz ama kavrayışları ise son derece kuvvetli oluyor. Önce, neyden ayrıldıysa ona ayarlı olan görüş genişliği sonraları bütün kainatı odağına alıyor. Çünkü, hasretini çektiği sevgili, zamanla sonsuzluğun tüm somut ve soyut bölgelerine dağılıyor.&lt;br /&gt;Hal böyle olunca, O’na değen tozun bile peşine düşen aşık, bütün evrenle ilgilenmek zorunda kalıyordu. Bu durum, gördüğü göremediği, yakınındaki uzağındaki her şeye aşık olmasını, daha doğrusu tam bir cezbe haliyle her yerde onu görmesini, ya da, ondan başka hiç bir şeyi görmemesini sağlıyor.&lt;br /&gt;Yaşayanı, yaşananı anlayamayanlar ya da, aşığın etrafında oluşturduğu kuvvetli çekim alanına girmeye yeteneği olmayanlar için bu hal tam bir kaos. Saçmalık yumağı! Bahsi geçen çekim alanına girenler ise ilk adımda aşılması çok güç bir imtihana tabi tutuluyorlar. Onlar ilk önce aşık’a hatta aşka aşık olup maşuktan bihaber kalıyorlar. Aşık ve maşuku ayrı değerlendirmek ne kadar doğru, bu da ayrı bir tartışma konusu. Kimilerine göre ‘tartışmasız’ birdir onlar, kimileri ise kesin olarak ince de olsa bir çizgiyle ayırmayı yeğler. Çok geçmeden neticelenen ilk sınavı geçenler; aklı terk edebilenler oluyor. Yani; som aşıklar. Ve geldikleri bu noktada, başladıkları yerden yanılgı gibi duran ve aklı devreye sokan ‘ben kime aşığım’ paradoksu çok basit bir kalem hareketiyle çözülüveriyor; onu sevmek = onu seveni sevmek = onu seveni sevmek = onu seveni sevmek… = Bir şeyin nurunun nuru o şeydir!&lt;br /&gt;İşte, bilinçli ya da bilinçsizce bir çok kişinin aradığı, muhtaç olduğu büyük cevap.&lt;br /&gt;Ama kavrayış düzeni değişmiyordu işte: Bilmek Bulmak Olmak.&lt;br /&gt;Bilenler bulamıyor, bulanlar bilemiyor, bulup bilen bazıları da olamıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;.....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 204, 255); font-style: italic;"&gt;Ama, şu, biri ille de iki yapanların yaptığı gibi, ilk adımda gerçek maşuku göremedi diye bir aşığın infazı hak mıydı? Peki ya kendine doğru gelen aşk selini görüp de, ona akması gereken doğru yatağı göstermeyen, belki de o telaş içinde gösteremeyen ilk maşuka ne demeli? O da suçlu sayılamazdı, çünkü; tam değildi, eksikti, sarhoştu, had uygulanamazdı. Peki nasıl çözülürdü bu düğüm? &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 204, 255); font-style: italic;"&gt;Akan selin altında kalan iki ceset kendine iki İsa bulur ve tekrar ilahi nefesle dirilir miydi, bir daha kıbleyi şaşırmamak üzere? &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;a href="http://www.istanbulbirnokta.com/detay.php?yazi=496"&gt;&lt;br /&gt;Aliye Alkan&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-8736187669276304847?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/8736187669276304847/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2008/11/ayrlk-sofras.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/8736187669276304847'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/8736187669276304847'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2008/11/ayrlk-sofras.html' title='“Ayrılık sofrası”.'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-7318490219287722628</id><published>2008-11-24T20:04:00.004+02:00</published><updated>2008-11-24T20:14:13.916+02:00</updated><title type='text'>beni unutma..</title><content type='html'>&lt;span style="color: rgb(153, 51, 153);"&gt;Unutulduk sanırım, doğumgünü, sınav günü, atama günü, öğretmenler günü de geldi ses yok, çıkmayacak da anlaşıldı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 51, 153);"&gt;Boş bir temenni artık unutulmamak, boşuna beklemek.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 51, 153);"&gt;Öyle olsun.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic; color: rgb(153, 51, 153);"&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;Beni unutma beni untma beni unutma&lt;br /&gt;Bilirsin unutulmak dokunur ya her insana&lt;br /&gt;Sen de kendi payından bir hatıra seç&lt;br /&gt;Ve o ben olayım unutma beni unutma&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-7318490219287722628?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/7318490219287722628/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2008/11/beni-unutma.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/7318490219287722628'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/7318490219287722628'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2008/11/beni-unutma.html' title='beni unutma..'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-4935990246902413524</id><published>2008-11-22T23:41:00.003+02:00</published><updated>2008-11-22T23:47:02.959+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Wittgenstein'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kibir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sadık yalsızuçanlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='konevi'/><title type='text'>kibir</title><content type='html'>&lt;blockquote&gt;Kibriya, Allah'a özgüdür. Konevi, Kırk Hadis şerhinde, kibrin, örneğin büyük günahlardan olan zinadan daha şiddetli bir cezayı hak ettiğini söyler. Zira kibir, Kebir ve Ekber Olan'a karşı büyüklenmek, İlahi olan bir vasfı sahiplenmektir. Kibriya sadece O'na özgüdür ve kibirlenen insan, örtük olarak Tanrılık iddia etmektedir. Kibrin, bu anlamda mesela alkollü içki kullanmak veya evlilik dışı ilişki kurmaktan daha çürütücü olduğu söylenebilir. Konevi'nin ifadelerini ödünç alarak söylersek, "kibr, Allah'ın zorunlu vasfı, insanın ise çürüten ve helak eden niteliğidir." Büyük düşünür Wittgenstein'ın dediği gibi, 'şeylerin nasıl olduğu değildir gizemli olan, olduğudur.'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatın özündeki gizemi, ancak, ruhsal bilincimiz parçalandığında fark etmeye başlarız. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Bu ise, rutin dışına çıkmamızla mümkün hale gelebilir. Rutin dışına çıkmak, egomuzu şişiren ve kışkırtan dalkavukluklardan, minik 'başarılarımızdan ötürü bizi pohpohlayan dost çehreli düşmanlardan uzak durmakla, büyüklüğünün gereğinin tevazu olduğunu bilmekle ve yaşamakla, O'nun sonsuz ve Mutlak Kudreti karşısında acz ve çaresizliğimizin sonsuzluğunu kavramakla mümkündür.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.sadikyalsizucanlar.net/yazilar/ikimiz-birden-sevinebiliriz-goge-bakalim"&gt;&lt;br /&gt;Sadık Yalsızuçanlar&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-4935990246902413524?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/4935990246902413524/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2008/11/kibir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/4935990246902413524'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/4935990246902413524'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2008/11/kibir.html' title='kibir'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-7046631098483227769</id><published>2008-10-10T21:36:00.003+03:00</published><updated>2008-10-12T12:03:33.814+03:00</updated><title type='text'>Him</title><content type='html'>&lt;embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://stat.radioblogclub.com/radio.blog/skins/mini/player.swf" allowscriptaccess="always" bgcolor="#ECECEC" id="radioblog_player_-1" flashvars="id=-1&amp;amp;filepath=http://www.radioblogclub.com/listen2?u=2wLzdmbvNXLtlGavwWY0VWbtUmdvxWLNlESvInZuUWZyZmLl52b65SbhJ3ZhRnchVGa/HIM%2520-%2520Love%2520Metal%2520%2528Limited%2520Edition%2529%2520-%252002-The%2520Funeral%2520Of%2520Hearts.rbs&amp;amp;colors=body:#ECECEC;border:#BBBBBB;button:#999999;player_text:#999999;playlist_text:#999999;" width="180" height="23"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bloga müzik ekleme denemesi yapıyorum:)&lt;br /&gt;En sevdiğim şarkılardandır, dinlemeyenler için tavsiyemiz olsun, ayrıca radioblog.com'dan yabancı şarkıları blogunuza çok kolay bi şekilde ekleyebiliyorsunuz, bilgi vereyim, türkçe şarkılar için araştırıyorum daha bakalım..:S&lt;br /&gt;Araştırıyordum ki, www.boomp3.com'u buldum güzel bi upload sitesi günlerdir boşuna yorulmuşum resmen, nasip işte..:p&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-7046631098483227769?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/7046631098483227769/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2008/10/him.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/7046631098483227769'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/7046631098483227769'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2008/10/him.html' title='Him'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-8995916171213798081</id><published>2008-10-05T00:59:00.010+03:00</published><updated>2009-05-24T14:31:54.512+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><title type='text'>Bugün..</title><content type='html'>&lt;div  style="text-align: center; color: rgb(153, 153, 153);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="color: rgb(192, 192, 192);font-size:100%;" &gt;&lt;em&gt;&lt;br /&gt;bugün içimde bir sıkıntı var &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(192, 192, 192);font-size:100%;" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(192, 192, 192);font-size:100%;" &gt;&lt;em&gt;sebebi belli anlatamam ki &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(192, 192, 192);font-size:100%;" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(192, 192, 192);font-size:100%;" &gt;&lt;em&gt;sen üzülme havalardandır &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(192, 192, 192);font-size:100%;" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(192, 192, 192);font-size:100%;" &gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(192, 192, 192);font-size:100%;" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(192, 192, 192);font-size:100%;" &gt;&lt;em&gt;bugün içimde bir şey oldu &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(192, 192, 192);font-size:100%;" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(192, 192, 192);font-size:100%;" &gt;&lt;em&gt;bir tel vardı sanki o koptu &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(192, 192, 192);font-size:100%;" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(192, 192, 192);font-size:100%;" &gt;&lt;em&gt;sen üzülme yasaklardandır &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(192, 192, 192);font-size:100%;" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(192, 192, 192);font-size:100%;" &gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(192, 192, 192);font-size:100%;" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(192, 192, 192);font-size:100%;" &gt;&lt;em&gt;bugün içimde eğlenmiyor çocuklar &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(192, 192, 192);font-size:100%;" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(192, 192, 192);font-size:100%;" &gt;&lt;em&gt;bugün içimde söylenmiyor şarkılar &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(192, 192, 192);font-size:100%;" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(192, 192, 192);font-size:100%;" &gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(192, 192, 192);font-size:100%;" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(192, 192, 192);font-size:100%;" &gt;&lt;em&gt;bugün içimde bir sıkıntı var &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(192, 192, 192);font-size:100%;" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(192, 192, 192);font-size:100%;" &gt;&lt;em&gt;sebebi belli özledim seni &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(192, 192, 192);font-size:100%;" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(192, 192, 192);font-size:100%;" &gt;&lt;em&gt;sen üzülme uzaklardandır &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(192, 192, 192);font-size:100%;" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(192, 192, 192);font-size:100%;" &gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(192, 192, 192);font-size:100%;" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(192, 192, 192);font-size:100%;" &gt;&lt;em&gt;bugün içimde bir şey oldu &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(192, 192, 192);font-size:100%;" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(192, 192, 192);font-size:100%;" &gt;&lt;em&gt;bir gül vardı belki o soldu &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(192, 192, 192);font-size:100%;" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(192, 192, 192);font-size:100%;" &gt;&lt;em&gt;sen üzülme sıcaklardandır&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(192, 192, 192);"&gt;Grup Göndoğarken&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(192, 192, 192);"&gt;..Sıcaklardandır..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;span style="color: rgb(192, 192, 192);"&gt;SADEce bir not: Bugün içimde bir şey oldu, ama tel çoktan kopmuş anlaşılan, üzülmedim, şaşırdım, kendimle gurur duydum, dik durdum!..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed src="http://static.boomp3.com/player.swf?song=c1tajuvvj_1" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" allowscriptaccess="always" align="middle" height="20" width="200"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;a style="font-size: 9px; color: rgb(204, 204, 204); letter-spacing: -1px; text-decoration: none;" target="_blank" href="http://boomp3.com/listen/c1tajuvvj_1/sicaklardandir"&gt;Boomp3.com&lt;/a&gt;&lt;img style="visibility: hidden; width: 0px; height: 0px;" src="http://counters.gigya.com/wildfire/IMP/CXNID=2000002.6NXC/bT*xJmx*PTEyMjM4MzYzMjYyMzQmcHQ9MTIyMzgzNjY1NTQzNyZwPTcwNzUxJmQ9Jm49Jmc9MSZ*PSZvPTU2ZjExNzI4NDk4YzQxOGFhYTZhYjU*NmJjZjY2MGMw.gif" border="0" height="0" width="0" /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-8995916171213798081?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/8995916171213798081/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2008/10/bugn.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/8995916171213798081'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/8995916171213798081'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2008/10/bugn.html' title='Bugün..'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-7779232573268795602</id><published>2008-10-05T00:24:00.006+03:00</published><updated>2009-05-11T20:35:13.616+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='..Kültür ve Medeniyet..'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ali şeriati'/><title type='text'>Kültür ve Medeniyet'e Devam</title><content type='html'>&lt;blockquote style="font-family: georgia; font-weight: bold; color: rgb(255, 255, 255);"&gt;&lt;br /&gt;"Dünyaya yüz çevirmek bile,  varlıklı bir hayatın sağladığı her şeye sahip bir insandan gelecek en tabii tepkidir. Hayatın bu tüm zenginlikleridir ki, aynı zamanda insanın da -zenginlik içinde olan- hayatını yorucu ve çekilmez kılmıştır. Böylece çözüm, bu hayattan -hatta insanın kendisinden bile- kaçıp kurtulması olarak belirmektedir. Manastır hayatı; müsrif ruhanilik ve aşk içinde boğulma, gerçek olmayan kederler ve ihtiyaçlar, her zaman hayali ve manevi bir şeyin yakasına sarılmak ve tüm asılsızlıkların sonuna gelmiş asılsızlıklar; hayatı bu şekilde görme ve yaşama üslubu, bu yerküre üstünde herhangi bir şey için, beklentisini ve ümidini yitirmiştir."&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 255, 255);font-family:georgia;" &gt;Ali Şeriati Kültür ve Medeniyet'ten Notlar -3-&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 255, 255);font-family:georgia;" &gt;Sadece bir not: Okuduğumda sadece kendimi gördüm, bu anlamd faydalıydı, bilmediğim sıkıntılarımın sebebi gayet mantıklı açıklanmıştı.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-7779232573268795602?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/7779232573268795602/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2008/10/kltr-ve-medeniyete-devam.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/7779232573268795602'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/7779232573268795602'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2008/10/kltr-ve-medeniyete-devam.html' title='Kültür ve Medeniyet&apos;e Devam'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-4691471069073842333</id><published>2008-10-03T22:31:00.005+03:00</published><updated>2009-05-11T20:32:52.193+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Wittgenstein'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sadık yalsızuçanlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şems'/><title type='text'>Şems'den.</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(102, 204, 204);font-family:verdana;" &gt;&lt;blockquote&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(102, 204, 204);font-family:verdana;" &gt;Allah'ın sırrı sensin, kalbine sefer et!..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(102, 204, 204);font-family:verdana;" &gt;                                                                                  "&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 204, 204); font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;"İnsan bir mültecidir, kendi gönlünden başka sığınacak yeri yoktur."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 204, 204); font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;Bu da Anka'dandı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic; color: rgb(102, 204, 204); font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;Sadece bir not: Kendini bilenin Rabbini de bileceği gerçeğiyle birlikte düşünülmesi gerekir herhalde bu cümlelerin, benim aklıma bu cümle geldi ki kitabın başka bir yerinde insanın kendini yalın haliyle bilmesinin imkansızlığa yakın zorluğundan bahsediyordu, bu haliyle, insanın kendini bilmesi ve kendine olan yolculuğu bir anlam kazanıyor gerçekten.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;*-*-*-*-*-*-*&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic; color: rgb(102, 204, 204); font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;Viyanalı Ermiş, Wittgenstein, " Kendine bak, kendini hiç bir zaman anlamayacaksın, çünkü kendini bir dizi tasarım içinde görüyorsun."&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 51);font-family:verdana;" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;*-*-*-*-*-*-*&lt;/span&gt;&lt;blockquote style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;span style="font-style: italic; color: rgb(102, 204, 204); font-weight: bold;font-family:verdana;" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-4691471069073842333?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/4691471069073842333/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2008/10/emsden.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/4691471069073842333'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/4691471069073842333'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2008/10/emsden.html' title='Şems&apos;den.'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-1588442250490836447</id><published>2008-09-30T23:49:00.020+03:00</published><updated>2009-05-24T14:31:41.139+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><title type='text'>I'm not moving!</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center; color: rgb(255, 255, 204);"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Going back to the corner where I first saw you, &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; Gonna camp in my sleeping bag I'm not gonna move, &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; Got some words on cardboard got your picture in my hand, &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; Saying if you see this girl can you tell her where I am, &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; Some try to hand me money they don't understand, &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; I'm not...broke I'm just a broken hearted man, &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; I know it makes no sense, but what else can I do, &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; How can I move on when I'm still in love with you... &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; Cos if one day you wake up and find that you're missing me, &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; And your heart starts to wonder where on this earth I can be, &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; Thinking maybe you'll come back here to the place that we'd meet, &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; And you'd see me waiting for you on the corner of the street.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; So I'm not moving... &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; I'm not moving.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; Policeman says son you can't stay here, &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; I said there's someone I'm waiting for if it's a day, a month, a year,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; Gotta stand my ground even if it rains or snows, &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; If she changes her mind this is the first place she will go.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; Cos if one day you wake up and find that you're missing me, &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; And your heart starts to wonder where on this earth I can be, &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; Thinking maybe you'll come back here to the place that we'd meet, &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; And you'd see me waiting for you on the corner of the street.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; So I'm not moving... &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; I'm not moving.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; I'm not moving... &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; I'm not moving.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; People talk about the guy&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; Who's waiting on a girl... &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; Oohoohwoo&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; There are no holes in his shoes&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; But a big hole in his world... &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; Hmmmm&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; and maybe I'll get famous as man who can't be moved, &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; And maybe you won't mean to but you'll see me on the news, &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; And you'll come running to the corner... &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; Cos you'll know it's just for you&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; I'm the man who can't be moved&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; I'm the man who can't be moved... &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; Cos if one day you wake up and find that you're missing me, &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; And your heart starts to wonder where on this earth I can be, &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; Thinking maybe you'll come back here to the place that we'd meet, &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; And you'd see me waiting for you on the corner of the street.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; So I'm not moving... &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; I'm not moving.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; I'm not moving... &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; I'm not moving.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;Sadece Bir Not: The Script'in güzel bir şarkısı..&lt;br /&gt;Sözleri hoşuma gitti belki ilerde de hatırlamak isterim dedim, buraya ekledim, buyrun siz de dinleyin;)..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed src="http://static.boomp3.com/player.swf?song=c1su6i5rt_5" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" allowscriptaccess="always" align="middle" height="20" width="200"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;a style="font-size: 9px; color: rgb(204, 204, 204); letter-spacing: -1px; text-decoration: none;" target="_blank" href="http://boomp3.com/listen/c1su6i5rt_5/thescriptthemanwhocantbemoved"&gt;Boomp3.com&lt;/a&gt;&lt;img style="visibility: hidden; width: 0px; height: 0px;" src="http://counters.gigya.com/wildfire/IMP/CXNID=2000002.6NXC/bT*xJmx*PTEyMjM4MDE4NDQ1MzAmcHQ9MTIyMzgwMTkwMzE1NSZwPTcwNzUxJmQ9Jm49Jmc9MSZ*PSZvPTU2ZjExNzI4NDk4YzQxOGFhYTZhYjU*NmJjZjY2MGMw.gif" border="0" height="0" width="0" /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-1588442250490836447?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='enclosure' type='video/mp4' href='http://www.blogger.com/video-play.mp4?contentId=e9a177477e38e297&amp;type=video%2Fmp4' length='0'/><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/1588442250490836447/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2008/09/im-not-moving.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/1588442250490836447'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/1588442250490836447'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2008/09/im-not-moving.html' title='I&apos;m not moving!'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-6497201292553629280</id><published>2008-09-30T01:28:00.007+03:00</published><updated>2009-05-11T20:34:13.710+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='..Kültür ve Medeniyet..'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ali şeriati'/><title type='text'>Kadın Hakları ve Kozmetik..</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;"  &gt;"...Şimdi de toplumumuzda birçok yazar ve entelektüel , aynı teraneyi tekrarlamaktadır. Onlara göre doğunun ve özellikle İslam toplumunun geri kalmışlığının yegane sebebi cinsi hayata konulan kısıtlamalardır. Bu görüşün yaygınlık kazanması sonucunda kız çocuklarıyla babaları, erkek çocuklarla annelerinin arası açıldı. Bu çatışma özellikle körüklenmektedir. Aslında cinsi alanda özgürlük ve serbest yaşama kavgası ve düşünceleri çok daha başka kavgaları ve amaçları gizlemektedir. Cinsi hayat üzerindeki kısıntıların kalkması ve özgürlüklerin elde edilmesiyle 1955- 1965 yılları arasında yani tam 10 sene gibi kısa bir zaman zarfında kozmetik tüketimi de 500 misli arttı. Tabii batılı kozmetik imalatçılarının karı da 10 sene içinde 500 misli arttı.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;"  &gt;Bu savaşın, kadın haklarının, cinsi özgürlüklerin ne için savunulduğunu görüyor musunuz?.."&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;"  &gt;Ali Şeriati - Kültür Medeniyet'ten Notlar -2-&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-6497201292553629280?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/6497201292553629280/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2008/09/kadnlar-ve-kozmetik.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/6497201292553629280'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/6497201292553629280'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2008/09/kadnlar-ve-kozmetik.html' title='Kadın Hakları ve Kozmetik..'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-7067152239835583646</id><published>2008-09-29T14:23:00.011+03:00</published><updated>2009-05-11T20:31:46.644+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sosyoloji'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ali şeriati'/><title type='text'>Sosyolojiyle Araba Satmak..</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: right; font-weight: bold;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_KlmhVXamB-A/SODEgWf2lhI/AAAAAAAAABk/wuHjeVfrFTI/s1600-h/lsquo.png"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 24px; height: 67px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_KlmhVXamB-A/SODEgWf2lhI/AAAAAAAAABk/wuHjeVfrFTI/s400/lsquo.png" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5251413225588037138" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;            &lt;br /&gt;             Avrupa'da öğrenciyken, araba üreten bir fabrikanın yüksek maaşla sosyoloji ve psikoloji öğrencileri aradığına dair ilanını gördüm. Bir iş arıyordum; bunun yanısıra makine yapan bir firmanın sosyolog ve psikologlara ihtiyaç duyması ilgimi çekmişti. Gittim ve yaptığımız görüşmede, fabrikanın halkla ilişkiler görevlisi bana sordu: "İşimiz makine mühendisleriyle falan ilgili old&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;uğu halde sosyologlar aramamız seni şaşırtmış olabilir." Cevap için beklediğimi görünce aklımdaki sorunun niteliğini açıklamaya devam etti. Bir Asya ve Afrika haritası getirerek bazı şehirleri gösterdi. Sözgelimi,  A,B,C,D şehirlerinde pek çok tüketicisi olduğundan makinelerine büyük bir ihtiyaç duyuluyor ve çok miktarda satılıyordu.Fakat E,F,G şehirlerinde makinelerini isteyen yoktu. Sonra dedi ki: "Bunun sebebini mühendislerden öğrenemiyoruz. Bu halkın neden hoşlandığını ve bu makineleri niçin sevmediklerini araştırmak sosyologun görevidir. Ki, mümkün olursa makinene şekil ve rengini değiştirebiliriz, yok olmazsa, onların zevkini değiştiririz."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;      &lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-size:130%;" &gt;V&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-size:130%;" &gt;e,&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;  Avrupalı sosyologların bir kabileyi modernleştirmedeki başarılarını a&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;nlattı. Afrika'da Çad Nehri kıyısında, elbise giymeyen ve birarada yaşayan pek çok göçer kabilenin oturduğu omanlık ve dağlık bir arazi gösterdi. Kabile şefine ait bir kalenin etrafında, bir grup insanın yaşadığı bazı noktaları işaretledi. Ne okul, ne yol, ne asfalt, ne normal bir giyecek, ne de ev vardı. Halk çadırlarda oturuyordu. Sonra bu yarı vahşi kabile şefine ait, kalenin önünde birbirine bağlanmış altın kenarlı iki otomobil (Renault) gösterdi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; "Bu demektir ki, bu halk sadece atlara ilgi duyuyor. En iyi ata sahip olan kişi, en çok tanınan kişidir; herkes ona gıpta eder ve en iyi atı yetiştirmeye çalışır. At, &lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;şahsi şeref, övgü ve yarışma aracıdır." Sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu tür bir anlayış bu kabilede kaldıkça, kimse araba almayacak, tersine herkes at almakta devam edecektir; bizse at üretmiyoruz. Bu nedenle, bu yerlilerin Avrupa'da üretilen otomobilleri satın alması için bir yol düşünmeliyiz."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; "Kabilenin kadınları ise, ormandaki ağaçların tutkal ve yaprak özlerinden hazırladıkları maddelerle çok çekici bir şekilde süsleniyor ve herkes de bunu beğeniyor. Mahalli kültür, halk oyunları ve yerli yiyeceklerle, açıktır ki, ne bu kabilenin kadınları Christian Dior kozmetiklerini alacak, ne erkekleri "Renault" otomobiller alacak ve Avrupalılar da hiçbir zaman ürünlerini bu gibi kabilelere satamayacaklar. Baktık olmayacak, bir dizi ön hazırlıktan sonra, Avrupalı sosyologlara her şeyden evvel bu kabilenin zevkini değiştirmek için iyi bir fırsatın doğduğunu gördük.  Kabilenin şefi kalesinin önünde en iyi av köpekleriyle beraber iki renkli, zeki ve güzel atını bağlıyordu önceleri, ama şimdi zevkini değiştirdik, yani onu öyle bir şekilde modernleştirdik ki, kalesinin önüne iki güzel ve terbiy&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;eli at bağlamaktan gurur duymak yerine altın kenarlı iki Renault otomobil bağlamaktan gurur duyar oldu."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; Hayretle sordum: "Fakat onların yolu yok ki?" &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; "Geçici olarak kalenin çevresinde 8 kilometrelik bir asfalt yol yaptılar." dedi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; "Kabilenin şefi, arabayı satın alınca, önce her sabah dinlenmek için bir süre &lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;arabada kalır ve bütün kabile halkı toplanır, arabayı seyrederlerdi. Şoförü de yoktu, dolayısıyle buradan bir tane kiraladık. Orada sekiz ay kaldı ve iyi maaş aldı. Benzin istasyonları da olmadığından, kayıklarla uzaklardan benzin getirmek zorunda kalıyorlardı."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; Görüyoruz ki, kapitalistlerin hedefi bu kabileyi gerçekten medenileştirmek değil, yalnızca modernleştirmek idi. Evet, atıyla övünen ve iyi bir at sürücüsü olan kişi, arabasıyla ve araba kullanışıyla övünür olmuştur. Kabile şefi, herhangi bir Avrupalı olmayan veya Asyalı biri gibi modernleşmiştir;  fakat sathi bir hükümde bulunan ve aynı zamanda medenileştiğini söyleyen bir kişi, hakkıyla yerli &lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_KlmhVXamB-A/SOFS2CKE6JI/AAAAAAAAABs/41n45OLaBZw/s1600-h/rsquo.png"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 24px; height: 67px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_KlmhVXamB-A/SOFS2CKE6JI/AAAAAAAAABs/41n45OLaBZw/s400/rsquo.png" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5251569728736258194" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;kalabilmelidir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ali Şeriati Kültür ve Medeniyet'ten Notlar -1-&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-7067152239835583646?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/7067152239835583646/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2008/09/sosyolojiyle-araba-satmak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/7067152239835583646'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/7067152239835583646'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2008/09/sosyolojiyle-araba-satmak.html' title='Sosyolojiyle Araba Satmak..'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_KlmhVXamB-A/SODEgWf2lhI/AAAAAAAAABk/wuHjeVfrFTI/s72-c/lsquo.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-7950264750451108356</id><published>2008-09-23T22:02:00.006+03:00</published><updated>2009-05-11T20:28:22.244+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dua'/><title type='text'>Dua..</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Diyorum bir şey eksik, nasıl unutmuşum, yeni bir bloga başlıyorsak açılış da bir duayla olmalıydı, ne yazık sonradan hatırıma geldi, Rabbim affetsin..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Alemlere Rahmet Efendim(sav)'in bir işe başlarken yaptığı duayı yapmaktan şeref duyarım..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;" class="storycontent"&gt;&lt;br /&gt;Bismillahirrahmanirrahim&lt;br /&gt;Rabbi yessir velâ tuassir Rabbi temmim bil hayr&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Allah’ın ismiyle başlarım.&lt;br /&gt;Rabbim, bu işi bana kolaylaştır, zorlaştırma. Rabbim, bu işi hayırla tamamlamayı nasip et”.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Amin diyelim, Rabbim her işimizi hayırlara erdirsin, en sonunda bizleri de hayırlarla buradan ayrılmaya layık kılsın..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Selametle efendim..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_KlmhVXamB-A/SNk-GlJruPI/AAAAAAAAAAo/oacJfPl2vQI/s1600-h/dua_2008_image2.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 289px; height: 308px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_KlmhVXamB-A/SNk-GlJruPI/AAAAAAAAAAo/oacJfPl2vQI/s320/dua_2008_image2.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5249295123449886962" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-7950264750451108356?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/7950264750451108356/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2008/09/dua.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/7950264750451108356'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/7950264750451108356'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2008/09/dua.html' title='Dua..'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_KlmhVXamB-A/SNk-GlJruPI/AAAAAAAAAAo/oacJfPl2vQI/s72-c/dua_2008_image2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-7680226403173901904</id><published>2008-09-21T15:06:00.006+03:00</published><updated>2009-05-11T20:28:46.030+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kimsin sen'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='halil cibran'/><title type='text'>İlkler</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_KlmhVXamB-A/SNY5SaTsGmI/AAAAAAAAAAQ/o_9FoynxQFo/s1600-h/soru_isareti+++rasgele+resim33.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 241px; height: 229px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_KlmhVXamB-A/SNY5SaTsGmI/AAAAAAAAAAQ/o_9FoynxQFo/s320/soru_isareti+++rasgele+resim33.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5248445404209224290" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 255);"&gt;İlk cümle Halil Cibran'dan:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 255);"&gt;"Yalnızca bir kez naçar kaldım:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 255);"&gt;'Sen kimsin?' diye soranın karşısında."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Sadece Bir Not:&lt;br /&gt;İnsan, kendine güvense de an gelir kalakalır işte.&lt;br /&gt;Ve en kafa karıştırıcı sorudur, kimsin sen?&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-7680226403173901904?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/7680226403173901904/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2008/09/ilkler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/7680226403173901904'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/7680226403173901904'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2008/09/ilkler.html' title='İlkler'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_KlmhVXamB-A/SNY5SaTsGmI/AAAAAAAAAAQ/o_9FoynxQFo/s72-c/soru_isareti+++rasgele+resim33.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6821056640569497364.post-7359764704963901408</id><published>2008-09-21T14:05:00.012+03:00</published><updated>2009-05-11T20:24:23.622+03:00</updated><title type='text'>Başlangıç..</title><content type='html'>&lt;span style="color: rgb(204, 255, 255); font-style: italic; font-weight: bold;font-family:webdings;font-size:130%;"  &gt;Selamlar, orda herkim varsa, yoksa da sadece bloguma, sorun deil..&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 255, 255); font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 255, 255); font-style: italic; font-weight: bold;font-family:webdings;font-size:130%;"  &gt;Az önce blog şablonunu seçerken, temanın blog adına çok uygun olduğunu düşündüm, hoşuma gitmedi değil,  bilmiyorum belki de blogumu devam ettirebilirim bu sayede.. Genelde sürekli yapılan şeylere karşı bir dayanıksızlığım var ama düşündüm de tek şeyde geçerli değil bu sadece..:)&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 255, 255); font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"  &gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 255, 255); font-style: italic; font-weight: bold;font-family:webdings;font-size:130%;"  &gt;&lt;span style="color: rgb(204, 255, 255);"&gt;Neyse, beğendiğim kitap notları, tümceler, belki köşe yazıları olacak sadece, fazla bir beklenti yok yani..;)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 255, 255);"&gt;Özellikle kendim için aslında bu sayfa, defterlerde saklamayı sevmiyorum sevdiğim cümleleri, etkilendiğim kitap satırlarını, burasını ilk olarak ben okuyacağım, selametle kalalım inşallah..;)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6821056640569497364-7359764704963901408?l=sadecenotlar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/feeds/7359764704963901408/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2008/09/balang.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/7359764704963901408'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6821056640569497364/posts/default/7359764704963901408'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sadecenotlar.blogspot.com/2008/09/balang.html' title='Başlangıç..'/><author><name>.</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
